Dış fanlar yanma için gereken havayı sağlar.Ilden trenger luft for å kunne brenne.
Elektrik üretiminde, genelde fosil yakıtın yanması ile açığa çıkan enerji bir türbine güç olarak iletilir.Når elektrisitet dannes fra forbrenning av fossilt brensel blir ofte en turbin brukt.
Evinin yanması sebebi ile birçok eseri kayboldu.Flere hus ble brent ned til grunnen og mange liv gikk tapt.
Yani Erciyes kelimesi yanmakta olan ateş dağ anlamındadır.Erta Ale betyr «Det rykende fjellet» på afarspråket.
1826 - Samuel Morey, içten yanmalı motorun patentini aldı.Aron, Arvid og Arve 1826 – Samuel Morey tar patent på forbrenningsmotoren.
Sonradan aynı yerde artık yanmayana kadar fosfor yaktı.Nedre Holmegate ble ikke anlagt før etter brannen.
Elin yanma sebebi; kişinin kendisi değil, sobaya dokunmasıdır.Flass skyldes ikke soppen i seg selv, men at huden reagerer på soppen.
Joseph Black karbondioksitin özellikleri hakkında çalışırken, mumun onun içinde yanmadığını buldu.Ketika Joseph Black meneliti sifat karbon dioksida, ia menemukan bahwa lilin tidak terbakar di dalamnya.
Ayrıca bu kuşlarla ile ilgili anlatımlarda genellikle bir yanma motifi bulunur.Selain itu, dalam penggambaran sering juga terlukis burung merak.
Hala ayrı ayrı noktalarda yanmakta olan yapılar olmasına rağmen, büyük yangın artık sona ermişti.Ada kebakaran terpisah yang masih menyala sendiri, namun Kebakaran Besar telah usai.
1 Nisan - Samuel Morey içten yanmalı motorun patentini aldı.Mesin pembakaran dalam resiprokat (mesin piston) ditemukan oleh Samuel Morey yang menerima paten pada 1 April.
1826 - Samuel Morey, içten yanmalı motorun patentini aldı.1826 - Mesin pembakaran dalam dipatenkan Samuel Morey.
Sonradan aynı yerde artık yanmayana kadar fosfor yaktı.Setelah itu, ia membakar fosfor di dalamnya, sampai tidak terbakar.
İçten yanmalı motorlar (internal combustion engines) sınıfında yer alırlar.Sistem tersebut dapat dikelompokkan : Mesin (engine) Mesin pembakaran dalam (internal combustion engine).
Aylaklar Son Durak'a ulaşırken, patlama sonucunda Son Durak yanmaya başlar.IMF mengipasi api sehingga, akhirnya, seluruh kualinya meledak.
İntikam duygusu hala yanmaktadır.Hati Jiman dipenuhi dendam.
Bu sırada çarpmanın etkisiyle uçak alev aldı ve yanmaya başladı.Tembakan tersebut menyebabkan kerusakan parah dan pesawatnya mulai terbakar.
Londra Köprüsü üzerinde bulunan evler de yanmaya başlamıştı.Kepala mereka kemudian ditancapkan di Jembatan London.
23 Mart 2001 tarihinde görevi sona erdi ve atmosfere girerek yanması sağlandı.Mir chấm dứt hoạt động ngày 23 tháng 3 năm 2001 và bị phá vỡ khi tiếp xúc khí quyển.
Hastalıkları iyileştirebilir, ateşte yanmaz.Trong thành thiếu nước, không thể chữa cháy.
Santos-Dumont, bir içten yanmalı motor ile sündürülmüş balonu çok iyi bir şekilde birleştirmiştir.Santos-Dumont đã tạo niên hiệu quả khi két hợp một khí cầu hình thoi dài với một động cơ đốt trong.
Ateşlerle yanmalarla geçti."Họ Thi đốt hương kính bái".
Kablonun dış kaplaması yanmaz LS0H bileşeninden oluşmuştur.Tín hiệu trong cáp đồng trục cũng không bị gây nhiễu từ các nguồn bên ngoài.
Patlama Yanma tepkimeleri Patlayıcı madde Mantar bulutuVật liệu nổ Thuốc nổ Vụ nổ
Stanford Üniversitesi, hibrit roketler için sıvı-katmanlı yanma teorisinin geliştirildiği enstitüdür.スタンフォード大学はハイブリッドロケットの開発に液層燃焼理論を取り入れた。
1669 - JJ Becher; yanıcı toprak içeren yanma teorisini ( Latince terra pinguis) ortaya koyar.1669年 - ヨハン・ベッヒャーが「燃える土」(ラテン語 terra pinguis)を含む燃焼の理論を提唱する。
Yanma süreci süreklilik gösterdiğinden ateşleyiciler yaklaşık üç saniye sonra kapatılır.自立的な燃焼プロセスに入るので点火器は約3秒後に停止する。
Yine yanmak anlamını da içerir.その場合は火炎という意味にもなる。
Beni görür görmez tanıdı ve canının çok yanmayacağını umduğunu söyledi.彼は私が誰だかすぐ認識し、怪我があまりひどくないと良いがと言いました。
Hem oksitleyici akışı hem de yakıt akışı, yanma odasına girmeden önce tamamen gaz fazındadır.酸化剤と燃料の両方の流れは燃焼室に入る前は完全に気相である。
Joseph Black karbondioksitin özellikleri hakkında çalışırken, mumun onun içinde yanmadığını buldu.スコットランドの物理学者ジョゼフ・ブラックは、二酸化炭素の性質を研究する途上で、二酸化炭素中ではろうそくが燃えないことを発見した。
Araba parçalanır, yanmaya başlar.車は爆発して、炎上した。
Ya ulan yanmakla ne alakası var?「うたエール」に込めた思いとは?
Cevherin ısınması için gün sonunda ateşler yakılırdı ve gece boyunca yanmaya bırakılırdı.火災はすばやく封じ込められ、一晩の間燃え続けた。
Güneşte yanmamansa ve soğukta kalmamasına dikkat etmek gerekir.熱めのお湯で希釈し、湯冷めしないように配慮してくれている。
Yanma için havanın sesaltı hıza düşmesi zorunludur.燃焼に必要な量の空気の通風が行われること。
Hava açık olan yanma odası boyunca akış yapar (Girer ve çıkar).火弓による夜襲をしかけた。
Her motor ana yanma odası yakıt bakımından zengin sıcak gazları sıcak gaz manifoldu soğutma sisteminden alır.それぞれの燃焼室には燃料リッチの高温ガスが高温ガスマニホールド冷却系から送られる。
Her gece bu ışıklar dönerek değişen 7 renkli ışıldak sütunları gibi yanmaktaydı.また毎晩、7本のココヤシから不思議な光が発せられていた。
Merlin 1C 'tazeleyici soğutma' yöntemiyle soğutulan bir egzoz çıkışına ve yanma odasına sahiptir.マーリン1Cは再生冷却ノズルと燃焼室を備える。
Karabarutun yanma oranını değiştirmek için her bir bileşenin miktarında düzenlemeler yapılabilir.パーツを付け替えることで大砲の種類を自在に変えられるようになっている。
Her şey normal gibi görünmektedir, fakat şarkısını tamamlayamayanlar bir anda yanmaya başlarlar.誰の声でも完璧に真似することが出来るが、一度発動すると同じセリフを繰り返し言わないと収まらない。
Her mum tamamen 4 saatte ve her işaret 20 dakikada yanmaktadır.ケーブル全線の所要時間は4分、運転間隔は20分毎であった。
Gece boyunca yanmasına rağmen batmadı.然後誅之未晚也。
Hastalıkları iyileştirebilir, ateşte yanmaz.禁絕疾病就不會生病,禁絕火就無法燃燒。
Güneşte yanmamansa ve soğukta kalmamasına dikkat etmek gerekir.奉命登陴分守,祁寒不懈。
Mısır gevreği yerken, yanmak isteyerek makasını alıp koşmuştur.全斌既平蜀,欲乘势取云南,以图献。
Ayağın altındaki tüyler sıcak, yakıcı kumlarda yanmasını önler.脚掌上的长毛防止皮肤被炎热的沙子烫坏。
Nükleer gama ışınları 4 ve 7 Ağustos 1972’de, 22 Kasım 1977’de solar yanmalardan gözlemlenmişlerdir.耀斑中由原子核產生的伽瑪射線最早在1972年8月4日和7日,以及1977年11月22日被發現。
Hava açık olan yanma odası boyunca akış yapar (Girer ve çıkar).如果沒有厚大氣層的話,這類行星則是海洋行星。
Artık silindire yakıt püskürtülmemektedir ve yanma durmuştur.火成熟,故不淤壞。
Yanmadan artan hava aslında azot ve karbondioksitin karışımıydı.此時排出的氣體主要是氮氣與氧氣的混合。
Katkı maddeleri çoğu kez roket itici yakıtlarının yanma özelliklerini değiştirmek için katılır.更糟的是,沉积物通常将几种动物的化石遗骸混合在一起。
Canavar yanmaya başlar.마스트는 불타오르기 시작했다.
Bunlardan biri yanma için havanın gerekliliğiydi.어떤 것은 단순히 화재로 인한 파손이었다.
Hava açık olan yanma odası boyunca akış yapar (Girer ve çıkar).조선시대때 태조 이성계의 잠구시에 "백운(白雲)"에서 유래.
Ya ulan yanmakla ne alakası var?양자는 어떤 관련을 가지고 있는 것일까.
Kökte olgunlaşmak, yanmak gibi anlamları vardır.협소한 지형이 마치 불꽃 모양이다.
Annem doğum yapmaya gittiğinde gözlerimde şiddetli yanmalar hissetmeye başladım.어릴 때 아버지가 당구장을 차린 덕분에 일찌감치 당구에 눈을 떴다.
Masadaki mumlar yere düşünce ev yanmaya başlar.벽이 불에 탄 자국과 바닥의 재로 보아 집이 불에 타 무너진 것으로 보인다.