yanmış ile cümle

yanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu gören hizmetçilerinden biri hemen elinden yumurtayı alır ve elleri yanmış biçimde bırakır.侍女が急いで駆け寄り熱い卵をデナーリスの手から取り上げて火傷をする。
Tarkan) "Ben Yanmışım" (feat.口頭禪為「我燃燒起來了!」。
Almanlar geri çekilirken her yeri yıkıyordu (yanmış toprak taktiği).当德军撤退时他们将整座建筑烧毁。
Yöreye ait eski ahşap işlemeli evlerin pek çoğu yanmış veya yıkılmıştır.很多以木材興建的古老房屋被大火焚毀。
Nigar'ın bir yangında evi yanmıştır.晚上,首都哈拉雷有車輛被縱火。
Kara veya yanmış demektir.或濯或焚。
İsyancı köylülerin, hatta bazılarının eşleri ve çocuklarının yanmış cesetleri direklere asıldı.农民的胡须被烧毁,他们的妻子和女儿被强奸。
Şehir yanmıştı.도시가 불탔다.
80 yılında İmparator Titus zamanında bir kez daha yanmıştı.81년에는 티투스 황제가 다시 한 번 보수했다.
Bazıları tanınamayacak şekilde yanmıştı.반면 다른 이들은 설명 없이 총살되었다.
Yüzünün yarısı yanmıştır ve 1 gözü kör olmuştur.얼굴은 살이 올라 풍만하며 눈은 반쯤 감겨있다.
Şehir yanmıştı.העיירה בוערת.
Yüzünün yarısı yanmıştır ve 1 gözü kör olmuştur.Изгаря едното око, а другото е със слабо зрение.
Şehir yanmıştı.Градът е опожарен.
Nigar'ın bir yangında evi yanmıştır.Никола“, която обаче при нещастен инцидент изгаря.
Köyde 1 kişi ölmüştür ve 2 ev yanmıştır.Има 1 убит от селото и 2 къщи са опожарени.
Almanlar geri çekilirken her yeri yıkıyordu (yanmış toprak taktiği).Njemačke snage su se povlačile uz taktiku spaljene zemlje.
Yüzünün yarısı yanmıştır ve 1 gözü kör olmuştur.Glava joj je tupo zaobljena, a oči izbuljene.
Böylece Atinalılar yanmış yıkılmış kentlerine geri dönebildiler.Aténčania sa následne mohli pustiť do obnovy svojho vypáleného mesta.
Şehir yanmıştı.Mesto bolo vypálené.
Jacob yanmıştır.Chata vyhorela.
Manastır 1676 yılında tamamen yanmış ve yerine yeni bir manastır inşa edilmiştir.Do vlastníctva boli uvedení v roku 1674 a v roku 1677 začali rozsiahlu prestavbu kláštora.
1880 ve 1885’te iki büyük yangın geçiren kentin ve çarşısı tamamen yanmıştır.V rokoch 1893 – 1895 postihli námestie dva veľké požiare.
80 yılında İmparator Titus zamanında bir kez daha yanmıştı.V roku 586 pred Kr. sa Tyros znovu vzoprel.
Şehir yanmıştı.Mesto so zažgali.
Bitkileri yakar. eve en uzakiki koridor yanmıştır.Večina streh je pogorela, zgornji nivo križnega hodnika je bil uničen.
Şehir yanmıştı.Miestelis sudegė.
Manastır 1676 yılında tamamen yanmış ve yerine yeni bir manastır inşa edilmiştir.Vienuolyno statybos buvo baigtos 1619 metais, o 1632 m. šalia vienuolyno pastatyta nauja bažnyčia.
Ahacık Köyüne bağlı Nazpınar Mahallesinde 13 Şubat 2006 tarihinde çıkan yangında 35 ev yanmıştır.Paskutinis miestelį ištikęs gaisras įvyko 2006 m. gegužės 10 d., kai sudegė 10 namų.
1880 ve 1885’te iki büyük yangın geçiren kentin ve çarşısı tamamen yanmıştır.1882 ir 1889 m. miestą nusiaubė gaisrai.
Şehir yanmıştı.Linn põletati maha.
Duvarlar, yanmış tabanlarla bağlantılıdır.Taime tüvi on kaetud püstiste teravate ogadega.
Adli tıp yanmış cesedin Matty Walker'a ait olduğunu onaylar.Leiti, et surnukeha kuulus tõesti Emmett Tillile.
Ama bu üç Kongre Kütüphanesine eşdeğerdir. --Yanmış kül olmuş, sonsuza kadar kayıp - - Her yılAber das ist das Äquivalent zu drei Kongressbibliotheken - verbrannt, für immer verloren - jedes Jahr.
Ama bu üç Kongre Kütüphanesine eşdeğerdir. --Yanmış kül olmuş, sonsuza kadar kayıp - - Her yılAle tu tracimy corocznie zawartość trzech bibliotek Kongresu.
Ama bu üç Kongre Kütüphanesine eşdeğerdir. --Yanmış kül olmuş, sonsuza kadar kayıp - - Her yılDar acesta e echivalentul a 3 Libraries of Congress -- incendiate, pierdute iremediabil -- în fiecare an.
Ama bu üç Kongre Kütüphanesine eşdeğerdir. --Yanmış kül olmuş, sonsuza kadar kayıp - - Her yılMa questo è l'equivalente di tre Biblioteche del Congresso -- bruciate, perse per sempre -- ogni anno.
Ama bu üç Kongre Kütüphanesine eşdeğerdir. --Yanmış kül olmuş, sonsuza kadar kayıp - - Her yılPero esto es el equivalente a 3 Bibliotecas del Congreso -- quemadas, perdidas para siempre -- cada ano.
Ama bu üç Kongre Kütüphanesine eşdeğerdir. --Yanmış kül olmuş, sonsuza kadar kayıp - - Her yılPřesto ekvivalent tří knihoven Kongresu -- je spálen, ztracen na vždy, každý rok.
Ama bu üç Kongre Kütüphanesine eşdeğerdir. --Yanmış kül olmuş, sonsuza kadar kayıp - - Her yılНо това е еквивалентът на три Библиотеки на конгреса... изгаряни, изубени завинаги... всяка година.
Ama bu üç Kongre Kütüphanesine eşdeğerdir. --Yanmış kül olmuş, sonsuza kadar kayıp - - Her yılОна эквивалентна трём Библиотекам Конгресса США... сожжена, потеряна навсегда... и так каждый год.
Ama kömürü düşünürseniz, yanmış buğday taneleride böyle gözüküyor.Aber wenn Sie jetzt an Kohle denken, so sehen verbrannte Weizenkörner aus.
Ama kömürü düşünürseniz, yanmış buğday taneleride böyle gözüküyor.Dar când te gândeşti la cărbune, aşa arată boabele de grâu arse.
Ama kömürü düşünürseniz, yanmış buğday taneleride böyle gözüküyor.Jeśli pomyśleć o węglu, tak wyglądają spalone nasiona zboża.
Ama kömürü düşünürseniz, yanmış buğday taneleride böyle gözüküyor.밀알을 태우면 이렇게 석탄과 같이 보입니다.
Ama kömürü düşünürseniz, yanmış buğday taneleride böyle gözüküyor.Maar als je denkt aan steenkool, zo zien verbrande tarwekorrels er uit.
Ama kömürü düşünürseniz, yanmış buğday taneleride böyle gözüküyor.Mais puisque l'on pense au charbon, voilà à quoi ressemblent des grains de blé brûlés.
Ama kömürü düşünürseniz, yanmış buğday taneleride böyle gözüküyor.Mas enquanto vocês pensam em carvão, isto é o aspeto de grãos de trigo queimados.
Ama kömürü düşünürseniz, yanmış buğday taneleride böyle gözüküyor.Pero mientras piensas en carbón, así se ven los núcleos de trigo quemados.
Ama kömürü düşünürseniz, yanmış buğday taneleride böyle gözüküyor.Quanto al carbone, ecco l'aspetto dei chicchi di grano bruciati.
Ama kömürü düşünürseniz, yanmış buğday taneleride böyle gözüküyor.Но като се мисли за въглища, ето как изглеждат изгорени пшенични зърна.
Ama kömürü düşünürseniz, yanmış buğday taneleride böyle gözüküyor.Теперь давайте взглянем на сгоревшие зерна пшеницы.
Ama kömürü düşünürseniz, yanmış buğday taneleride böyle gözüküyor.כשאתה חושב על פחם. כך נראת חיטה שרופה
Ama kömürü düşünürseniz, yanmış buğday taneleride böyle gözüküyor.مثلما تفكرون في الفحم، هكذا ستبدوا
Ama kömürü düşünürseniz, yanmış buğday taneleride böyle gözüküyor.石炭と似ていませんか
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.Ale w wersji uporządkowanej wyraźnie widać, że jest to poparzona słońcem kobieta grająca w siatkówkę.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.Dar în versiunea ordonată, e evident că aceasta e o femeie bronzată jucând volei.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.De a rendezett változatban már szépen látszik, hogy egy lebarnult nő kézilabdázik.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.Kdežto v uklizené variantě je jasně poznat opálená žena hrající volejbal.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.하지만 정리된 버전에서, 햇볕에 탄 여인이 배구를 하는 모습이란 걸 아주 쉽게 알아볼 수 있죠.

İlgili Sayfalar