yanmış ile cümle

yanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.Maar in de opgeruimde versie is duidelijk te zien dat het een gebruinde vrouw is die volleybal speelt.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.Ma nella versione ordinata, è evidente che è una signora scottata dal sole che gioca a pallavolo.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.Mas na versão arrumada, é óbvio que temos uma mulher com queimaduras solares a jogar voleibol.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.Nhưng trong phiên bản "thu dọn", rất rõ ràng để nhận ra đó là một phụ nữ rám nắng đang chơi bóng chuyền.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.Pero en la versión ordenada queda clarísimo que es una mujer bronceada jugando voleibol.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.Ενώ στην τακτοποιημένη του εκδοχή, είναι ξεκάθαρο ότι πρόκειται για μια ηλιοκαμένη γυναίκα που παίζει βόλεϊ.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.Но в подредената версия е очевидно, че това е изгоряла от слънцето жена, играеща волейбол.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.Но в прибранной версии совершенно ясно видно, что это обгорелая женщина играет в волейбол.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.אבל בגירסה המסודרת ברור מאד שזו אישה שזופה שמשחקת כדורעף.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.ولكن في النسخة المرتبة، يتضح جليًا أنها امرأة أحرقتها الشمس أثناء لعبها للكرة الطائرة
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.(笑)
Ateşte kalıplı, şekilli ve yanmış; sabretmem gerektiğini söyledin.Tu as besoin d'être capable d'endurer, d'être moulé et cuit
Ateşte kalıplı, şekilli ve yanmış; sabretmem gerektiğini söyledin.قلت يجب أنّه كي أكون قادرة على التحمّل, يجب أن يتّم تشكيلي, تصويبي ثم حرقي في درجة حرارة عالية
Ateşte kalıplı, şekilli ve yanmış; sabretmem gerektiğini söyledin.後悔しないようにって 先輩 そう言ったじゃないですか
Az önce yanmış bir cesedi götürdüler, hatta yarım cesedi.Acaban de quitar un cuerpo quemado de aquí, o más bien medio cuerpo.
Az önce yanmış bir cesedi götürdüler, hatta yarım cesedi.Ils viennent juste de retirer un corps brulé, ou un demi corps d'ici.
Az önce yanmış bir cesedi götürdüler, hatta yarım cesedi.이 지점에서 타 버린 시체나 반쯤 남은 시체가 막 옮겨졌습니다.
Az önce yanmış bir cesedi götürdüler, hatta yarım cesedi.Sie entfernten einen verbrannten Körper oder einen halben Körper von hier.
Az önce yanmış bir cesedi götürdüler, hatta yarım cesedi.Tocmai au luat un corp ars, sau jumatate de corp de aici.
Az önce yanmış bir cesedi götürdüler, hatta yarım cesedi.Tylko co usunęli spalone ciało, oraz połowę ludzkiego ciała stąd.
Az önce yanmış bir cesedi götürdüler, hatta yarım cesedi.Ze hebben net een verbrand lichaam, of een half lichaam, weggehaald.
Az önce yanmış bir cesedi götürdüler, hatta yarım cesedi.Они только что убрали отсюда обгоревшее тело, или то, что от него осталось.
Az önce yanmış bir cesedi götürdüler, hatta yarım cesedi.Току-що отстраниха изгорено тяло, или половин тяло оттам.
Az önce yanmış bir cesedi götürdüler, hatta yarım cesedi.-הרגע סילקו מפה גופה שרופה, או חצי גופה שרופה.
Az önce yanmış bir cesedi götürdüler, hatta yarım cesedi.لقد نقلوا الجثث المحترقة للتو , أو نصف جثة من هنا .
Az önce yanmış bir cesedi götürdüler, hatta yarım cesedi.腹部から下は何も残っていなかった
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.A nazval meno toho miesta Tabéra, lebo sa bol proti nim zapálil oheň Hospodinov.
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.Derfor kaldte man dette Sted Tabera, fordi HERRENs Ild brød løs iblandt dem.
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.És nevezé azt a helyet Thaberának; mert felgyulladt vala ellenök az Úrnak tüze.
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.I nazval jméno místa toho Tabbera; nebo rozpálil se proti nim oheň Hospodinův.
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.I nazwał imię miejsca onego Tabera: bo się zapalił przeciwko nim ogieó Pański.
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.In imenovali so ta kraj Tabera [T. j. požar.], ker se je razvnel ogenj GOSPODOV med njimi.
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.Ja sen paikan nimeksi pantiin Tabeera, koska Herran tuli oli siellä syttynyt heidän keskellään.
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.Karena kejadian itu, tempat itu dinamakan Tabera, karena di situ api TUHAN berkobar di tengah mereka
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.그곳 이름을 다베라라 칭하였으니 이는 여호와의 불이 그들 중에 붙은 연고였더라
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.Locului aceluia i-au pus numele Tabeera (Ardere), pentrucă se aprinsese focul Domnului printre ei.
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.Người ta đặt tên chỗ nầy là Tha-bê-ra, vì lửa của Ðức Giê-hô-va đã cháy giữa dân sự.
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.Người_ta đặt tên chỗ nầy là Tha-bê-ra , vì lửa của Ðức_Giê - hô-va đã cháy giữa dân_sự .
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.Och detta ställe fick namnet Tabeera, därför att HERRENS eld hade brunnit ibland dem.
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.Og han kalte dette sted Tabera*, fordi Herrens ild hadde slått ned mellem dem. / {* brand.}
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.On donna à ce lieu le nom de Tabeéra, parce que le feu de l`Éternel s`était allumé parmi eux.
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.Pelo que se chamou aquele lugar Tabera, porquanto o fogo do Senhor se acendera entre eles.
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.Quel luogo fu chiamato Tabera, perché il fuoco del Signore era divampato in mezzo a loro
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.Und man hieß die Stätte Thabeera, darum daß sich unter ihnen des HERRN Feuer angezündet hatte.
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.Y llamó a aquel lugar Tabera, porque el fuego de Jehovah ardió contra ellos
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.Και εκαλεσθη το ονομα του τοπου εκεινου Ταβερα, διοτι εξεκαυθη μεταξυ αυτων πυρ Κυριου.
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.И нарекли имя месту сему: Тавера, потому что возгорелся у них огонь Господень.
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.И нарече се онова място Тавера+, защото огън от Господа гореше между тях.
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.ויקרא שם המקום ההוא תבערה כי בערה בם אש יהוה׃
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.فدعي اسم ذلك الموضع تبعيرة لان نار الرب اشتعلت فيهم
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.那 地 方 便 叫 作 他 備 拉 、 因 為 耶 和 華 的 火 燒 在 他 們 中 間
Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.那 地方 便 叫作 他 備拉 、 因為 耶和華 的 火燒 在 他 們中間
Bunlar elmas değil, gerçekten. Yanmış ceset küllerinden yapılmışlar.Ini bukan berlian, sungguh, ini dibuat dari abu kremasi.
Burası grev eylemleri sırasında yanmıştı-- burası binamın hemen yanı.Acest loc a fost incendiat în timpul revoltelor - lângă clădirea mea.
Burası grev eylemleri sırasında yanmıştı-- burası binamın hemen yanı.Cela a été brûlé pendant les émeutes, c'est juste à côté de mon bâtiment
Burası grev eylemleri sırasında yanmıştı-- burası binamın hemen yanı.Das wurde während den Aufständen ausgebrannt - es ist neben meinem Gebäude.
Burası grev eylemleri sırasında yanmıştı-- burası binamın hemen yanı.Dit brandde af tijdens de rellen. Dit is naast mijn gebouw.
Burası grev eylemleri sırasında yanmıştı-- burası binamın hemen yanı.Esto se incendió durante los disturbios—está al lado de mi edificio.
Burası grev eylemleri sırasında yanmıştı-- burası binamın hemen yanı.Ez leégett a zavargások alatt -- ez az épületem mellett van.
Burası grev eylemleri sırasında yanmıştı-- burası binamın hemen yanı.이게 폭동 가운데 타버린 건물인데 우리 건물 바로 옆에 있죠.

İlgili Sayfalar