yanlış ile cümle
yanlış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Evet, tecavüz yanlış."Yes, rape is wrong.
Fakat bir şeyler kesinlikle yanlış.But something is definitely wrong.
Çocukken bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir duygum vardı.One of the things I talk about is the sense of wrongness that I had as a child.
Bu sefkatin azaldığını yanlış yönde olduğumuzu düşünmemiz için bir sebepSo that's one reason to think that we might be declensionists, going in the wrong direction.
Yanlış anladın.You got this wrong.
Aman yarabbi! Tüm olanlardan sonra, yanlış yerdesin sen!Oh my goodness! after all this, you are in a wrong place!
Onlar yiğit kişiler ve bu sadece bir yanlış anlama.Don't chase them. They are all heroes and it just was a misunderstanding.
Hsiang, yanlışsın.Hsiang, you're mistaken.
Ne ? yanlış mıyım?What? Mistaken?
Yanlış anladın. Onlar kötü değiller.You're wrong.
Yanlış yapmışsınız.It's wrong.
Vergi ödeme istekliliğinden konuşmak için tahminen yanlış ülkedeyim.I'm probably in the wrong country to talk about willingness to pay tax.
Bunlardan birinin diğerine göre daha üstün olduğu görüşü ise tamamen yanlış.And the idea that one of them should actually have priority over the other is fundamentally wrong.
Bu oldukça iyi bir teori, fakat üç sebepten dolayı bu yanlış.So it's a very good theory, but it turns out to be wrong for three reasons.
İnsanların tartışmaları kazanmak için denedikleri tüm hileleri ve yanlış adımları öğrenebilirsiniz.You learn all about the subterfuges that people use to try and win arguments -- the false steps.
Size bunun neden yanlış olduğunu gösteriyim.So let me show you why that's wrong.
Yanlış yapı taşlarının oluşmasına sebep olur ya da yapı taşları hiç oluşmaz.Leading to the wrong structures being made, or srtuctures not being made at all.
"Yanlış olan nedir?" dedim.(Laughter)
Ve tam tersi de, bu yanlış anlaşılma ve kilişelerle ilgili problemleri engellemeye yardım eder.And it's vice versa, and it helps stop problems of misunderstanding and stereotypes from happening.
Geçtiğimiz videoda yaptığım yanlış işte buydu.I said, "Hey, this was 13.4 billion years ago." That's what I incorrectly said in the last video.
Geçtiğimiz videoda söylediğim buydu ve bu yanlış.That's what I said in the last video, and that is wrong.
Sonra o saatte odasında olun ve ziyaretçinin bir aşınma varsa, yanlış yapmayız maske. "Be in your chamber then at that hour, and do not take it amiss if your visitor wear a mask."
Ama "davranış" kelimesi de, sanırım, bu bağlamda bazen yanlış anlaşılıyor.But the word "behavior" is also, I think, sometimes misunderstood in this context.
Fakat sonuca baktığımızda ortada korkunç bir yanlışın olduğu çok açıktı.But, from the outset, it was obvious that there was something horribly wrong with it.
Bilimde iki yanlış yaklaşım gelişimi tıkamaktadır.So, in science, two false approaches blight progress.
-- doğru ya da yanlış? önermesi üzerine."What the world needs now is nuclear energy." True or false?
-günümüzde genç bireylerin telif hakkının yanlış birşey olduğunu düşündüğüne inanmıyorum.-that young people today believe that copyright is wrong.
Ya o kadar çok şeyi yanlış hesapladı ki.But he has miscalculated so many things.
Ama bekleyin, bu deneyde yanlış olan ne?But wait. What's wrong with this experiment?
Finansal veya sosyal risklerden, yanlış gidebilecek vb. şeylerden.Financial or social risks, what could go wrong, et cetera.
Yanlış anlamayın.Don't get me wrong.
Yanlış yönde 15 derece.15 degrees in the wrong direction.
Afrika'yı sadece böyle anlatmak neden yanlış?Now, why is that a problem?
Yani aslında yanlış hedefe saldırıyoruz.So we're attacking the wrong target.
Ve şimdi şunu iddia ediyorum,a bi saniye burada bir yanlış yapmışım.And we're claiming that our-- oh sorry, this is the force.
Yani burası iş olmalıydı. Basınç çarpı alan kuvvettir. Yanlış yazdığım için açıklamak istedim.So work is equal to our force, which is our pressure times our area, times the distance.
Mimetik bilimi oldukça yanlış algılanmış, amacından saptırılmış ve korkulan hale gelmiş bir bilim.The whole science of memetics is much maligned, much misunderstood, much feared.
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.In 1961, Frank Drake made his famous equation, but I think he concentrated on the wrong things.
Bence bu yanlış bir düşünce şekli.I think that's the wrong way to think about it.
Bazen bir şeyi yanlış algılıyor ya da çok geç fark ediyoruz.Occasionally we sense something wrong or too late.
Dünya hakkında bir şeyin çok yanlış olduğunu hissettim.So something felt very wrong about the world.
Yanlış kapıyı açarsam, öleceğim. -If I open the wrong door, the despair will come out and kill.
Ve adam yalancı olduğu için, yanlış kapıyı söyleyecektir. -And since he's a liar, he would tell you the incorrect door.
Yani sorumuzun cevabı yanlış kapıdır. -So the answer to this question, you would get the incorrect door.
Tekrar etmek istersek, yalancıya aynı soruyu sorunca, yine cevap olarak yanlış kapıyı alırım. -So once again, if I ask the same question of the liar, i still get the incorrect door.
Ve kime sorarsanız sorun, yanlış kapıyı söylüyorlar. -And no matter who you ask that to, they're going to answer the incorrect door.
Sevgiyi kabul edemiyoruz, nedir bizde yanlış olan?'What is it with us? We can't accept love, it's just...what's going on with us?'
Bu bir yanlış anlaşılma, Abla.It's a misunderstanding, Unni.
O konuda... Yanlış anladığınızı düşündüğümden buraya geldim.Um, I've come because I thought there was a misunderstanding.
Nasıl bir yanlış anlaşılma?What misunderstanding.
Prenses'i ilgilendiren bir yanlış anlaşılma.A misunderstanding about the princess.
Sakın yanlış anlama.Do not misunderstand.
Pansiyonda her ne duyduysan, yanlış duydun.Whatever you heard at the pension, you misheard.
Bunu yapmak zorunda kalsam bile, yanlış anlaşılmaları halletmek zorundaydım.I had to do this to clear up any misunderstanding.
Ne yanlış anlaması?How could I misunderstand that?
Bir yanlış anlaşılma var!It's a misunderstanding, really.
Kardeşin yanlış hatırlıyordur... ...ya da yalan söylüyordur.Your sister could be remembering it incorrectly or, she could be lying.
"Dr. Barricelli kodunun dogru, makinanın yanlış olduğunu iddia ediyor.""Dr. Barricelli claims machine is wrong, code is right."
Bu yüzden kopya, sonra-hayır, bu bana yanlış şeyi veriyor.So copy, then-- no, that's giving me the wrong thing.
Bugün, psikiyatri yanlısı fakat baskı karşıtı olduğumu söylemek isterim.Today, I'd like to say I'm very pro-psychiatry but very anti-force.
İlgili Sayfalar