Ana içeriğe geç
Sözlük

yankı ile cümle

yankı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ormanlarda, dağlarda dolaşan yankı (aks-i sada) perisi.Desemboca en A Foz (Nigrán), junto a Monte Lourido.
Thomas özellikle albümdeki "Us and Them" parçasındaki yankılar gibi dikkate değer değişiklikler yaptı.Thomas fue responsable de varios cambios significativos en el álbum, incluyendo el eco usado en «Us and Them».
Bu olayın yankıları Honduras'ta hâlâ sürmektedir.También permanecen esta orden fuerte en Sudán.
Fransa'da verdiği konserlerin yankısı büyük oldu ve Mezzo TV yaşamını konu alan bir belgesel hazırladı.En Francia, un país que conoce mucho mejor, escribió artículos relacionados con la vida política.
Kendi ülkesinde kazandığı bu olağanüstü başarı, yakın zamanda uluslararası pazarlarda da yankı buldu.Este fenomenal éxito pronto se hizo eco en el mercado internacional.
Yankı miktarı ses mikserinde kontrol edilir.La cantidad de reverberación es controlada en la mesa de mezclas de sonido.
Cennet ve dünya ilahiyi yankılasın!Illumina questo mondo e questa terra!
Kalkaleli, yankılı (patlamalı) bir sestir.(EN) Kana kara su Baka-Updates Manga.
Fransa'da verdiği konserlerin yankısı büyük oldu ve Mezzo TV yaşamını konu alan bir belgesel hazırladı.A fine concerto a Madrid esegue un pezzo a cappella di Las cosas que vives.
Siegfried’in borusu yankılanır.Così si addolcì il cuore di Sigfrido.
Yankı da olmaz.Anche senza bacchetta.
Cenazesi büyük yankı uyandırmıştır.Hendel Bashevia sepoltura.
Armoni Müzik kuramı Rezonans YankılanmaDivinità di Forgotten Realms Spellplague
Bu sefer Avrupa'da büyük bir yankı oluşturdu.Questa volta la forza viene da una sorgente Europea.
Kısa bir süre sonra, tüm şehir, Sovyet silah ve tank atışlarıyla yankılanmaya başladı.Non si spara più, ovunque si vedono veicoli e soldati sovietici.
Hagi'nin transferi tüm dünyada yankı yapmıştır.Intanto il terrorismo di Jennifer si allarga su scala globale.
Yankı ekleme. (yankılama olmadan).Non vi è usata l'agemina (le striature dorate).
Bu kitap geniş yankılar uyandırdı.Il libro causò considerevole scalpore.
Şu anlamlara da gelebilir: Yankı (dergi) "Yankı" (şarkı)A può essere anche prefisso di verbi composti (es: rabbia-arrabbiare).
Bu engelleme, Türkiye'de ve dünyada çeşitli yankılar uyandırmıştır.Il testo ha provocato reazioni in tutto il Medio Oriente e in Turchia.
Sadece kendi yankımı duyuyorum.Я просто слушаю своё эхо.
Örneğin 21 tesla manyetik alanı içerisinde protonlar 900 MHz ile yankılanırlar.Так, в поле в 21 Тесла протон резонирует при частоте 900 МГц.
Sankt Petersburg’daki olay çok geniş bir alanda yankılanır.История её появления в Санкт-Петербурге очень необычна.
Gerçek yankı, bir ses için alınan bir tek yansımadan oluşur.Произведения, которые фактически сводятся к одному звуку.
Bu keşif tüm dünyada yankı uyandırdı.Эта новость ошеломила весь мир.
Buna rağmen bu dava uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.Это судебное дело вызвало широкий международный резонанс.
Her nasılsa, bir kez işitme sinyali verildiğinde var olan yankı için farklı müddetler önerilmiştir.И все же, хотя эти сигналы будут слышимы лишь мгновение, это разные сигналы.
Bu eserin iyi yankıları sayesinde Kazan Üniversitesi Arkeoloji ve Tarih Cemiyeti'ne üye seçildi.Именно эта версия стала признанной специалистами в области истории и археологии Казахстана.
“Karımın yanında olmak istiyorum.” diyerek ayrıldı ve bu gelişme İtalya basınında büyük yankı yaptı.Перед уходом на фронт он сказал жене: «Война предстоит тяжелая, и мое место на передовой.
Bu dalgaların yankıları Dünya'da Deep Space Network 'un büyük çanak antenleri tarafından tespit edildi.هذه الرسالة تم إرسالها باتجاه النجمة القطبية عبر شبكات الهوائيات Deep Space Network.
Ördek vaklaması yankılanır,insan için duyması zor olabilir.السمكة ساكنة تتنفس بصعوبة أسمع خرّتها.
Kalkaleli (yankılı) harfler grubundandır.والكلمة جاءت من «الغبوق» وهو حليب الناقة الذي يشرب ليلًا.
Bu olaylar ve takip eden dava İtalyan medyasında büyük yankı uyandırdı.حظيت هذه الأحداث والمحكمة على صيت واسع في وسائل الإعلام الإيطالية.
Shakespeare hakkında verdiği açılış dersi büyük yankı uyandırdı.وكان لمحاضراتها التي ألقتها عن شكسبير صدى كبير.
Yankı miktarı ses mikserinde kontrol edilir.5-التحكم الكافي في كمية الضوضاء .
Uluslararası yankı bulmuştur.منتجع شمشك الدولي.
Bu engelleme, Türkiye'de ve dünyada çeşitli yankılar uyandırmıştır.هذه العملية أحدثت صدمة في مصر وفي العالم كله.
Olay Britanya medyasında büyük yankı buldu ve Aragonés'in atılması için telefonlar yağdı.هذه الحادثة سبب ضجة كبيرة في الإعلام البريطاني والذي طالب بطرد أراغونيس من منصبه.
Yankı da olmaz.ولا الجبانُ !
Örneğin 21 tesla manyetik alanı içerisinde protonlar 900 MHz ile yankılanırlar.Por exemplo, em um campo magnético de 21 tesla, prótons ressoam a 900 MHz.
Cennet ve dünya ilahiyi yankılasın!O Céu e a Terra proclamam a Vossa glória.
Yankı da olmaz.Ísis sem Véu.
Siegfried’in borusu yankılanır.Irmão de Siegfried Flügge.
Gerçek yankı, bir ses için alınan bir tek yansımadan oluşur.Um eco verdadeiro é uma única reflexão da fonte de som.
Albümden çıkan singlelar Hidden Place, Pagan Poetry ve Cocoon büyük yankı uyandırdı.Van het album Vespertine zijn Hidden Place, Pagan Poetry en Cocoon uitgebracht.
Bu istek yankı bulmakta gecikmez.Deze attractie gaat niet over de kop.
Bu kitap geniş yankılar uyandırdı.Hierdoor ontstonden lange files.
Fakat bu yankılar onun autopoietik işlemleridir.Haar manier om hiermee om te gaan is automutilatie.
Olaylar, dünya çapında yankı bulmuş olup Baltık ülkelerinin bağımsızlık ilanlarını hızlandırdı.De beelden gingen de wereld over en de internationale steun voor Baltische onafhankelijkheid nam toe.
Bu dalgaların yankıları Dünya'da Deep Space Network 'un büyük çanak antenleri tarafından tespit edildi.Dit netwerk van antennes heet het Deep Space Network.
Yankı ekleme. (yankılama olmadan).Seiyū: Kana Ueda Toru Ishikawa (jap.
Selena'nın ölümü geniş yankı yarattı.Śmierć Pagano odbiła się dość szerokim echem.
"Mudanya Bırakışması ve Yankıları".Opuśćcie je lub gińcie."
Cenazesi büyük yankı uyandırmıştır.Rytuały pogrzebowe odprawił panczenlama.
Siegfried’in borusu yankılanır.Tutaj dokona się los Zygfryda.
Bu kitap geniş yankılar uyandırdı.Tekst zdobiły dobrane ryciny.
Dava ulusal ve yabancı basında geniş yankı buldu.Publikuje na łamach prasy krajowej i zagranicznej.
Yankı uyandırması beklenen deney, başarısızlıkla sonuçlanmıştır.Próby zdobycia, przygotowanego do obrony Kłodzka, zakończyły się niepowodzeniem.
Özellikle 1981'deki açlık grevi büyük yankı yaratmıştır.Susza w 1983 spowodowała groźbę głodu.
19. yüzyılın ortalarında Yanki balinacıları bazen bu yunusları yemek için avlarlardı.W XIX wieku wyspy często były odwiedzane przez wielorybników.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod