Bir yandan da ailemin geçimine yardımcı olmak zorundaydım.Ce qui a été cause qu’il m’a été besoin d’avoir recours à l’assistance de mes amis.
Öte yandan Tweener, Debra Jean’i de alarak Hawaii’ye gitmek istemektedir.Tweener se montre nerveux, tandis que Debra Jean va répondre.
Öte yandan İncil’de ya da diğer kutsal kitaplarda “vampir” sözcüğü hiç kullanılmamıştır.Même dans la Bible, les mots proscrits par la bonne société ne manquent pas.
Bu yandan çarklı gemilerin ilk örneğidir. .C'est le premier vaisseau de ce type.
Öte yandan bu sesi de müziği için kullanan sanatçılar da vardır.Ici, même les arbres jouent leur propre musique.
Öte yandan bazı bitkiler ve Hayvanlarca da üretilmektedir.Ils ont également amené de nombreuses plantes et animaux.
Öte yandan, çok basit veya çok eski kimi cihazlar hala RARP kullanıyor olabilir.Cependant, certains instruments bon marché ou anciens peuvent être à simple faisceau.
Öte yandan Belize, geçmişteki oyunların hiçbirinde madalya kazanmayı başaramamıştı.Le Belize n'a jamais gagné de médailles aux Jeux olympiques.
Bir yandan da aslında genel bir şarkı.Common People est donc d'une certaine manière une chanson politique.
Bir yandan da sormaktadır: "What am I?"D'où une autre question : « qu'est-ce qu'une chose ? ».
Bir yandan da Wolfram & Hart gelir.Parmi les plus connus, il y a Wolfram & Hart.
Bir yandan tiyatro ile ilgilenirken diğer yandan avukatlık mesleğine devam etti.Déçu par la profession d'avocat, il cherche une autre voie.
Öte yandan, etsiz beslenmenin daha sağlıklı olduğu gerekçesiyle etyemez olanlar da vardır.Exemple : S'il mangeait moins, il serait en meilleure santé.
Onun vuruşunda top yandan auta çıktı.Le garde tire sur lui durant la bagarre.
Rikkat Hanım, sanat çalışmaları sürerken bir yandan da Akademideki İngilizce kurslarına devam etti.En parallèle de son métier d'actrice, elle poursuit des études d'anglais à l'université de Leeds.
Öte yandan, lens tüm giriş düzlemi şeffaflığındadır.Le triangle de Floyd, dont les entrées sont tous les entiers dans l'ordre.
Öte yandan gemiye dolan su iyice karaya oturmasına yol açtı.D'autant que l'eau se conserve mal, à bord.
Ama şu hakarete bir de yandan bakar mısınız lütfen!T'es tout trempé, regarde ça!
Öte yandan gelenek halindeki memler, genler gibi nesilden nesile ya da kültürden kültüre aktarılabilir.Ces derniers peuvent être empruntés à la culture aussi bien qu'à la nature.
Öte yandan tüfeği ağızdan doldurmak namlunun yivlerini bozuyordu.Mais au lieu de le tuer, la balle de son arme lui a déformé la mâchoire.
Öte yandan AFC üyesi olan Afganistan, Bhutan, Kuzey Kore ve Doğu Timor takımları elemeye dahi katılmadı.L'Afghanistan, le Bhoutan, la Corée du Nord et le Timor oriental ne participent pas à ces éliminatoires.
Öte yandan bütün bunların şakaya gelir bir yanı yok.Et qu’il n’y avait pas de quoi plaisanter sur ce sujet.
Bu süreçte bir yandan da hikâyeler yazıyordu.Durant cette période, il écrit aussi quelques nouvelles.
Fakat öte yandan, Sean'ın öfkesini anlıyorum ve inan bana, ona pek çok kez vurmak istedim.Por otro lado, entendía la ira de Sean y, créanme, he querido golpearlo varias veces.
Öte yandan, özellikle "fizik" bölümünde, birçok resim neredeyse tamamen soyuttur.Por otro lado, sobre todo en el capítulo de la "física", muchas imágenes se ven casi totalmente en abstracto.
Ama diğer yandan ise bu şarkı "diğerleri" için bir şarkı.Pero, por otro lado, también es una especie de canción para los "otros".
Bu galaksi Dünya'dan bakış açısında yandan görülmektedir.Esto se considera vacío en la Tierra.
Öte yandan, Kabin odası hiçbir zaman amaçlandığı şekilde kullanılmadı.Por otro lado, la sala de Gabinete nunca fue usada para los fines previstos.
Diğer bir yandan Ethan, tersi yönde devam etmiştir.Los aliados, en cambio, siguieron el camino inverso.
Onsuz hiçbir şey olmazdı ama diğer yandan onunla da yürüyemezdi.No podía haber ocurrido sin él pero, por otro lado, no podíamos haber seguido con él.
Öte yandan Tweener, Debra Jean’i de alarak Hawaii’ye gitmek istemektedir.Tweener querría que él y Debra Jean pudiesen ir juntos a Hawái.
Öte yandan, Almanya'nın doğal gaz boru hatları ağı yoğun ve iyi bağlantılıdır.La red de gas natural, por otro lado, es densa y bien comunicada.
Bir yandan da gemide esrarengiz olaylar olmaya başlamıştır.A continuación, comienzan a ocurrir extraños eventos a bordo de la Enterprise.
Öte yandan sütunların kırık olması "ölümün" klasik bir tasviridir.Aunque en este caso, se encuentran rotas, un clásico símbolo de la muerte.
O, saçını iki yandan topuz yapar.Lleva el pelo recogido en dos coletas.
Bir yandan da sormaktadır: "What am I?"De hecho, ella dice en "¿Qué es lo mío?
Öte yandan, inanışa göre gölde bir canavar yaşamaktadır.Se dice que en el fondo de la laguna aun vive el monstruo.
Diğer yandan Henry, Tomas ve Simon tsunamiden birlikte kurtulmuştur.Mientras tanto, Henry, Thomas y Simon también han sobrevivido juntos al tsunami, aunque Henry está lesionado.
Öte yandan, David Riazanov 1920’de kendi kurduğu Marks Engels Enstitüsü başkanı olacaktı.David Riazánov fue nombrado director del Instituto Marx-Engels, el cual él mismo había fundado en 1920.
Ama bir yandan da kalması gerektiğini düşünür.Sin embargo, ellas dudan que irá.
Bir yandan da Hukuk Mektebi'ne devam etti ancak bitiremedi.Cursó además la carrera de Derecho, pero no concluyó.
Öte yandan çiftleşmemiş erkek çiftleşmiş olan eşlere yavruların beslenmesi ve bakımı sırasında yardımcı olur.Un macho desparejado puede ayudar a una pareja a alimentar y cuidar de los pollos.
Diğer yandan M1909/37 ler sağlam ve güvenilirdi.Su «gobierno largo» (1907-1909) fue fértil en la formulación de nuevas leyes y medidas.
Öte yandan bombardıman sırasında fundalıklar ateş almış, yoğun bir duman örtüsü araziye yayılmıştır.En cinco minutos todo el local estaba ardiendo, formándose un humo muy denso.
Bir yandan da eyaletlerden uygun vasıfta adamlar topladı.Al mismo tiempo buscó hombres elegibles de entre las provincias.
Öte yandan uzun kemiklerin tümünün kırık olması nedeniyle de boy ölçümleri elde edilememiştir.No se conocerá la abundancia en la tierra a causa de la escasez, porque ésta será muy grande.
Öte yandan, ilk Sovyet uzayadamlarının eğitim programı sürdürülüyordu.También se inició el programa espacial soviético.
Öte yandan mevcut haliyle standart mantık, semantik boyutu dikkate almaya müsaade etmiyordu.En tercer lugar, la lógica modal se desarrolló sin un análisis semántico.
Diğer yandan Macaristan ve Çekoslovakya arasında da mübadele gerçekleltirilmiştir.Del mismo modo, había tensiones entre Hungría, por un lado, y Rumania y Checoslovaquia por otro.
Bir yandan da roman yazmaya başladı.Además comenzó a escribir una novela.
Öte yandan hayranları onun ilk isminin “Marcus” olmasını istiyordu.Mi mamá quería que de primer nombre yo me llamara Marta.
Öte yandan esas sorun başka bir yerdeydi.Sus intereses estaban en otra parte.
Öte yandan liberal punk grupları da mevcuttur.También existen algunos grupos de tendencia punk.
Öte yandan İngiltere de boş durmuyordu.Inglaterra no perdió el tiempo.
Bu dönemde Yeni Türkü, bir yandan da dizi müzikleri yapmaya geri döndü.El new soul es un regreso a esta clase de música.
Öte yandan Deli Kenandan saklanan Şevket kılıktan kılığa girmiştir.Es el engaño mismo disfrazado de amante.
Bir yandan da grup, beste çalışmalarına devam ederek ilk demosunu hazırladı.Después vendrían el resto de colaboraciones hasta dar forma a su primer trabajo.
Kafatasının yandan görünümü.Vista superior del cráneo.
Gençlik çalışmalarına devam ederken bir yandan da işçi mahallelerindeki çalışmalara da katıldı.De esta forma fue pasando su adolescencia en los talleres.
Diğer yandan ileri derecede diş aşınması görülmektedir.En la parte posterior se bifurca el dentario.