Ana içeriğe geç
Sözlük
/
yandan

yandan

B1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"yandan" kelimesinin İngilizcesi: sidelong, sideward, sideways , sidewise. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsidelong
Genelsideward
Genelsideways , sidewise

Görsel

Nostaljik turuncu beyaz yandan görünümlü tren vagonu dijital çizimPastel pembe arka planda yandan görünüm beyaz klasik scooter motosikletSuluboya Efektli Mavi Alakarga: Yandan Profil Dijital Kuş İllüstrasyonuYandan Çekilmiş Mavi-Mor Kadifemsi Mantarın Beyaz Zemin Makro Fotoğrafı

Tanım

yan sözcüğünün ayrılma tekil çekimi

Diğer Dillerde

Almancaseitlich
lateral · sideways
eş: lateral
köken: Seite (“side”) + -lich (“-ly”)
-Ah, ja. <i>-Aber im Gegenteil,Ah, tamam, fakat, öte yandan,
İtalyancaobliquo /oˈbli.kwo/
oblique, sidelong · slanting (writing)
eş: diagonale, inclinato, sbieco, sghembo, sghimbescio, storto
köken: Borrowed from Latin obliquus.
aile: obliquamente
Quindi per me è avvenuto tutto al contrario.Bir yandan da.
Felemenkçezijwaarts /ˈzɛi̯.ʋaːrts/
sideways
köken: From Middle Dutch sidewaert with loss of intervocalic -d-. Equivalent to zij (“side”) + -waarts (“ways”).
Het zweet droop van mijn voorhoofd.Bir yandan kafamdan ter damlıyor.
Lehçebokiem, na ukos /ˈbɔ.kjɛm/
sideways, sidelong
köken: Instrumental singular of bok.
To nasze zwierciadło. Patrzymy na nie z boku.Ayanaya yandan bakıyoruz.
Patrz, co tam wyprawia! Jedzie bokiem!
Latinceoblīquus
obliquely, slantwise, at an angle · diagonally · sideways (from the side)
köken: From кос (kos, “oblique, slanting”) + -о (-o).
Но все пак приемаме, че поглеждаме тази равнина отстраниBu levhanın yandan görünüşü.
Слъ́нцето гре́е все по-ко́со.
Уда́риха ко́со по ребро́то на хъ́лма.
Улицата бе́ше осве́тена ко́со от бли́зката фа́кла.

Örnek Cümleler

Bir yandan da.
So it goes the other way around.
Ayanaya yandan bakıyoruz.
So that is a mirror
Ve bir yandan düşünüyorum,
And I'm thinking to myself,
Yandan baktığımızı düşünün.
I'm looking at it from the side.
Öte yandan, ülke çok büyük.
On the other hand, the nation is too big.
Denizci yandan, kağıt baktı.
The mariner stared, paper in hand.
Ah, tamam, fakat, öte yandan,
- Ah, yes. <i>- But, on the contrary,
Öte yandan da, çok zaman alıcı.
But on the other hand it is really time consuming.
Her iki yandan da 5 çıkarırsak,
Subtract 5 from both sides. You get 2x is equal to negative 5.
Öte yandan, Berkshire Hathaway,
On the other hand, we're working with Berkshire Hathaway,
Bir yandan Albert onu aramaktadır.
Then, Thomas actually sought us out.
Bir yandan da Wolfram & Hart gelir.
She points him in the direction of Wolfram & Hart.
yandan ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod