Öte yandan Minogue, 2000 yapımı Avustralya filmi Haykırış'ta (Cut) Molly Ringwald ile birlikte rol almıştı.2000 spielte sie neben Molly Ringwald in dem australischen Horrorfilm Cut.
Bir yandan da alkol ve uyuşturucu kullanıyordu.So gab er unter anderem Alkohol und Drogen auf.
O, saçını iki yandan topuz yapar.Das Haar verläuft über der Stirn in zwei Richtungen.
Diğer yandan İsviçre Uluslararası Kakao Örgütünün (ICCO) de bir üyesidir.Die Schweiz ist Mitglied der Internationalen Kakao-Organisation (ICCO).
Öte yandan sağ taraftaki Auguste Rousselin sola doğru gözlerini dikmiştir.Dabei hat Lavigne ihr Gesicht leicht nach links gedreht.
Öte yandan bazı lüks malların ticareti yasaklanmıştır.Jedoch war auch der Handel mit anderen Waren nicht untersagt.
Bir yandan askerî kariyerini sürdürürken, diğer yandan resim yapmıştır.Auch als er sich zu einer militärischen Laufbahn entschloss, blieb seine Neigung zur Malerei bestehen.
Onun vuruşunda top yandan auta çıktı.In dem Gefecht wurde ihm die rechte Hand abgeschlagen.
Öte yandan Marić ise hiçbir çalışma yayınlamamıştır.Soweit heute bekannt ist, hat Marić keine eigenen wissenschaftlichen Arbeiten hinterlassen.
Svanidze bir yandan bilimsel faaliyetlerine de devam ediyordu.Daneben betätigte sich Spiethoff auch weiterhin auf wissenschaftlichem Gebiet.
Öte yandan esas sorun başka bir yerdeydi.Seine wahren Interessen lagen jedoch auf anderem Gebiet.
Öte yandan elde edilen her 5 şampiyonluğu temsilen, takım logosunun üzerine bir yıldız konulmaktadır.Für jeweils fünf gewonnene Meisterschaften erhält eine Mannschaft einen Stern.
Bir yandan da yeni bir kitap yayınlamaya hazırlanıyordu.Dort wurde ein weiteres Kapitel zum Buch veröffentlicht.
Bir yandan palantirden Sauron'un hamleleri hakkında bilgi almaya çalışmıştır.Um Eindruck zu erwecken erzählt er ihr von dem Bären Sackerson.
Diğer yandan Magnesia sahillerindeki fırtınada gemilerin yaklaşık üçte birinin kaybedildiğini bildirmektedir.In der folgenden Nacht verloren die Mongolen durch einen Sturm etwa ein Drittel der Flotte.
Bu sistemde dosyayı indiren kişi bir yandan da yüklemektedir.Derjenige, der diese Karte abgelegt hatte, erhält einen Punkt.
Öte yandan Waters sözlere katkıda bulundu.Später bedauerte Watsuji seine Äußerungen.
Bir yandan da sormaktadır: "What am I?"Wie eine Frage nach „Was wäre wenn…“.
Öte yandan Alman 17. Ordusu, Kırım'ı tahliye etmişti.Gleichzeitig kämpfte die Rote Armee die Krim gegen die dort zurückgebliebene 17. Armee frei.
Öte yandan cephe gerisindeki partizan grupları faaliyete geçmişlerdi.Unmittelbar hinter der Front rückten Angehörige der Einsatzgruppen in Polen ein.
Bir yandan da Alexandria Üniversitesinin rektörlüğünü kuruyordu.Er gründete die Katechetenschule von Alexandria.
Öte yandan, ilk yayın tarihi ile ilgili çelişkili bilgiler de bulunmaktadır.Zum Erstflug gibt es widersprüchliche Angaben.
Diğer yandan İtalyan Hava Kuvvetleri'nin belirgin üstünlüğü vardı.Auch die italienische Luftwaffe war zahlenmäßig überlegen.
Diğer yandan bu olaylar ile beraber Humeyni kadınları örtünmeye mecbur kılmıştır.Er musste dafür aber die Kommende Hemmendorf (und Rexingen) abgeben.
Öte yandan Karadağ'da toplanan bir ulusal meclis de Sırbistan'a katılma kararı aldı.Der international anerkannte Abgeordnetenrat floh daraufhin nach Tobruk.
Diğer yandan, ağdan düşen genç civcivlere Heimaey'de çok iyi muamele edilir.Doch bald darauf ereignen sich mysteriöse Vorfälle im Umfeld des jungen Damien.
Bir yandan bağırarak ağlar, bir yandan kusar.Sie sind seitlich etwas zusammengedrückt und mit einer Rinne auf der Oberseite versehen.
Burada çalışırken bir yandan da yeni bir dövüş sanatı arayışı içerisindedir.Damit unzufrieden suchte er nach einer anderen Kampfkunst.
Öte yandan varlığın hata yapma kaygısıyla girişimlerden kaçmaması gerekir.Dem Täter muss bei Begehung der Tat die Einsicht fehlen, Unrecht zu tun.
Öte yandan uzun mesafeli ticaret büyük ölçüde kesilmiştir.Der Fernhandel brach weitgehend zusammen.
Öte yandan sütunların kırık olması "ölümün" klasik bir tasviridir.Dennoch ist das Sujet des gebrochenen Wahlversprechens ein Klassiker.
Öte yandan o sene Afro-Asya Uluslar Kupası'nı Fildişi Sahili'ni yenerek kazandılar.Im Gegensatz zum Vorjahr konnten auch westeuropäische Eishockeyverbände gewonnen werden.
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.Leider liebt sie einen anderen.
Bir yandan da eleştirilere neden oldu.Deshalb hat er auch einiges an Kritik hervorgerufen.
Öte yandan, bu sisteme getirilen eleştiriler de mevcuttur.Es wurde auch scharfe Kritik am bestehenden System geübt.
Fakat öte yandan, Sean'ın öfkesini anlıyorum ve inan bana, ona pek çok kez vurmak istedim.Mais d'autre part, je comprends la colère de Sean et croyez moi, j'ai voulu le frapper à plusieurs reprises.
Öte yandan batı illerine mevsimlik işçiliğe (inşaat) giden gençler de vardır.Les jeunes mâles sont testés sur descendance en même temps que leur semence est recueillie et congelée.
Onsuz hiçbir şey olmazdı ama diğer yandan onunla da yürüyemezdi.Ça n'aurait pas pu avoir lieu sans lui, mais en même temps, ça n'aurait pas pu continuer avec lui.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.Dans le contexte du De Ceremoniis, cependant, le terme peut aussi signifier « unité » ou « navire »,.
Öte yandan, Karay Musevileri sadece Yazılı Tora'nın vahyolunduğuna inanırlar.Le Risale-i Nur (Traités de Lumière) est une exégèse du Coran écrite par le penseur Said Nursi.
Öte yandan esas sorun başka bir yerdeydi.Mais l'origine de ses ennuis se situait très certainement ailleurs.
Öte yandan bir ölçek un yeteri kadar su ile karıştırılarak bulamaç haline getirilir.Puis fut construite une œuvre plus vaste pour pouvoir dériver une majeure quantité d'eau.
Slovak ve Kiedis, albümleri kaydederken bir yandan da uyuşturucuya gitgide bağımlı oluyorlardı.Slovak et Kiedis s'enfoncent dans leur addiction aux drogues en devenant dépendants à l'héroïne.
Diğer yandan İtalyan Hava Kuvvetleri'nin belirgin üstünlüğü vardı.La supériorité aérienne italienne s'est avérée par ailleurs inefficace.
Diğer yandan baba pozitif bir idealist ve kültürlü bir adamdı.Attentionné, il aurait fait un père et un mari idéal.
Öte yandan Luftwaffe de saldırıya geçti.De même, la Luftwaffe se maintient.
Bu galaksi Dünya'dan bakış açısında yandan görülmektedir.La galaxie est vue de profil depuis la terre.
Bir yandan da gemide esrarengiz olaylar olmaya başlamıştır.D'autres incidents émaillent les débuts de carrière du navire.
Öte yandan Avrupa'nın en pahalı ülkesidir.Mais elle constitue la plus riche d'Europe.
Öte yandan, hükümet Yahudileri aşağılamak için elinden geleni yaptı.Pendant ces années le gouvernement fit tout en son pouvoir pour déraciner les juifs du judaïsme.
Bir yandan da mizah yazıları yazdı.Par ailleurs, il écrit des aphorismes.
Öte yandan kaç sivilin öldüğünü halen kimse bilmemektedir.Personne ne sait combien sont morts.
Öte yandan ailesi ve arkadaşları çaresizce onu bulmaya çalışmaktadır.Voici, ton père et moi, nous te cherchions avec angoisse.
Bir yandan da geceleri ders alarak Almanca öğrendi.Il y vécut en enseignant l'allemand, notamment lors de cours du soir.
Öte yandan Mahone işe geri döner ve son gelişmeleri öğrenir.Heather arrive à son tour et apprend la triste nouvelle.
Bir yandan da Giritli Kutbi Efendi’den Osmanlı şiirini öğrendi; ilk şiirini 14 yaşında yazdı.Jacques Herman est aussi poète, il a publié ses premiers poèmes à l'âge de 15 ans.
Bir yandan bağırarak ağlar, bir yandan kusar.Il est amené à faire un looping puis part en vrille.
Öte yandan, tüm dosya paylaşımı yasadışı değildir.Toute écoute téléphonique n'est cependant pas illégale.
Diğer yandan Almanya, Osmanlı İmparatorluğu'nun toprak bütünlüğünü korumayı kabul etmektedir.En échange de quoi, la Russie accepte d’adhérer au blocus continental contre le Royaume-Uni.
Öte yandan köpek dışında evcil hayvan iskeletine rastlanmamıştır.À l'exception du chien, aucun animal n'a été domestiqué.