Her yandan yıktı beni, tükendim, Umudumu bir ağaç gibi kökünden söktü.Съкрушил ме е отвсякъде, и аз отивам; И изкоренил е надеждата ми като дърво.
Her yandan yıktı beni, tükendim, Umudumu bir ağaç gibi kökünden söktü.יתצני סביב ואלך ויסע כעץ תקותי׃
Her yandan yıktı beni, tükendim, Umudumu bir ağaç gibi kökünden söktü.هدمني من كل جهة فذهبت. وقلع مثل شجرة رجائي.
Her yandan yıktı beni, tükendim, Umudumu bir ağaç gibi kökünden söktü.他 在 四 圍 攻 擊 我 、 我 便 歸 於 死 亡 . 將 我 的 指 望 如 樹 拔 出 來
Her yandan yıktı beni, tükendim, Umudumu bir ağaç gibi kökünden söktü.他 在 四圍攻擊 我 、 我 便 歸於 死亡 . 將 我 的 指望 如 樹 拔出來
İki yandan yaklaşırkenki limit değerleri birbirinden farklı ise bu limit tanımsızdır.Jelikož se přibližuji z každé strany jinak, není tahle limita ve skutečnosti definovaná.
İki yandan yaklaşırkenki limit değerleri birbirinden farklı ise bu limit tanımsızdır.Поскольку я приближаюсь к разным значениям с этого направления или с другого предел становится неопределенным.
İki yandan yaklaşırkenki limit değerleri birbirinden farklı ise bu limit tanımsızdır.כשאני שואף מצד אחד או מהצד השני, הגבול הוא בעצם לא מוגדר.
İki yandan yaklaşırkenki limit değerleri birbirinden farklı ise bu limit tanımsızdır.حسناً بما اننا نقترب الى قيمة مختلفة عندما نقترب من هذا الطرف أو ذاك، وهذا الحد في الواقع غير معرّف.
İnsanlar gittikçe daha az özgür hissederken bir yandan da daha da az dikkate alınmış hissettiler.A medida que la gente se sentía menos libre, se sentía también más descuidada.
İnsanlar gittikçe daha az özgür hissederken bir yandan da daha da az dikkate alınmış hissettiler.Conforme as pessoas se sentiam cada vez menos livres, também se sentiam cada vez menos apoiadas.
İnsanlar gittikçe daha az özgür hissederken bir yandan da daha da az dikkate alınmış hissettiler.Czując sie w coraz większym stopniu ograniczani, ludzie czuli się również coraz bardziej zaniedbywani.
İnsanlar gittikçe daha az özgür hissederken bir yandan da daha da az dikkate alınmış hissettiler.Die Menschen fühlten sich immer unfreier, und fühlten sich auch immer schlechter versorgt.
İnsanlar gittikçe daha az özgür hissederken bir yandan da daha da az dikkate alınmış hissettiler.Khi người ta càng thấy ít tự do hơn, họ cũng càng thấy ít được chu cấp đầy đủ hơn.
İnsanlar gittikçe daha az özgür hissederken bir yandan da daha da az dikkate alınmış hissettiler.사람들은 점점 더 자유를 잃고 있다고 생각하게 되자 그들을 위한 정부의 지원이 더욱 더 줄어들고 있다고 느꼈죠.
İnsanlar gittikçe daha az özgür hissederken bir yandan da daha da az dikkate alınmış hissettiler.Pe măsură ce oamenii se simţeau mai puţin liberi simţeau că scade şi grija pentru ei.
İnsanlar gittikçe daha az özgür hissederken bir yandan da daha da az dikkate alınmış hissettiler.S postupnou ztrátou svobody lidé začali pociťovat také nedostatek zabezpečení.
İnsanlar gittikçe daha az özgür hissederken bir yandan da daha da az dikkate alınmış hissettiler.Terwijl mensen zich steeds minder vrij voelden, voelden ze zich ook steeds minder goed verzorgd.
İnsanlar gittikçe daha az özgür hissederken bir yandan da daha da az dikkate alınmış hissettiler.Καθώς οι άνθρωποι ένιωθαν ολοένα και λιγότερο ελεύθεροι, ένιωθαν επίσης όλο και μικρότερη οικονομική στήριξη.
İnsanlar gittikçe daha az özgür hissederken bir yandan da daha da az dikkate alınmış hissettiler.Люди відчували щораз меншу свободу, а також те, що держава про них більше не дбає.
İnsanlar gittikçe daha az özgür hissederken bir yandan da daha da az dikkate alınmış hissettiler.Хората се чувстваха все по-малко свободни, те се чувстваха и все по-малко осигурени.
İnsanlar gittikçe daha az özgür hissederken bir yandan da daha da az dikkate alınmış hissettiler.כאשר אנשים הרגישו פחות ופחות חופשיים הם הרגישו שפחות ופחות דואגים להם
İnsanlar gittikçe daha az özgür hissederken bir yandan da daha da az dikkate alınmış hissettiler.كما شعر الناس بأقل وأقل حرية، حسّوا أيضا بأقل وأقل عناية.
İnsanlar gittikçe daha az özgür hissederken bir yandan da daha da az dikkate alınmış hissettiler.国の支援も徐々に減ったと感じました 従って 国民からみた前政権は
İsa sanırken öte yandan da bir yığın para kazanırsınız.Anda mendapatkan banyak uang.
İsa sanırken öte yandan da bir yığın para kazanırsınız. (Gülüşmeler)(Risas)
İsa sanırken öte yandan da bir yığın para kazanırsınız.그 반대쪽에서는 그냥 그들에게 많은 돈을 벌어다 주는 거죠.
İsa sanırken öte yandan da bir yığın para kazanırsınız.ומצד שני אולי אתם סתם עושים הרבה כסף.
İsa sanırken öte yandan da bir yığın para kazanırsınız.ومن جهة أخرى ربما قد يكسبك ذلك الكثير من المال.
İsa sanırken öte yandan da bir yığın para kazanırsınız.莫大な利益を生むかもしれませんから (笑)
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Tedy Izraelští zdělali zálohy proti Gabaa všudy vůkol.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Alors Israël plaça une embuscade autour de Guibea.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Atunci Israel a pus nişte oameni la pîndă în jurul cetăţii Ghibea.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Då lade Israel manskap i bakhåll mot Gibea, runt omkring det.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Então Israel pôs emboscadas ao redor de Gibeá.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Entonces Israel puso gente emboscada alrededor de Gabaa
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.És leseket vetett Izráel Gibea ellen köröskörül.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.In Izrael postavi zasede proti Gibei vseokrog.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Israele tese quindi un agguato intorno a Gàbaa
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Israelitterne lagde nu Baghold rundt om Gibea.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.이스라엘이 기브아 사면에 군사를 매복하니라
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Så la Israel folk i bakhold rundt omkring Gibea.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Silloin Israel asetti väijytyksiä Gibean ympärille.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Tedy poczynił Izrael zasadzki przeciw Gabaa zewsząd w około.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Und die Kinder Israel stellten einen Hinterhalt auf Gibea umher.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Vtedy rozostavil Izrael úkladníkov proti Gibei dookola.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Y-sơ-ra-ên bèn phục binh chung quanh Ghi-bê-a.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Y-sơ-ra-ên bèn phục_binh chung_quanh Ghi-bê - a .
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Και εθεσεν ο Ισραηλ ενεδραν κατα της Γαβαα κυκλω.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.И поставил Израиль засаду вокруг Гивы.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Тогава Израил постави засада около Гавая.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.וישם ישראל ארבים אל הגבעה סביב׃
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.ووضع اسرائيل كمينا على جبعة محيطا.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.以 色 列 人 在 基 比 亞 的 四 圍 、 設 下 伏 兵
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.以色列人 在 基比亞 的 四 圍 、 設下 伏兵
(Jüri şaşırmış görünüyordu.) "O, bir başkasının taklit sahip olmalıdır Öte yandan, "Kral" dedi.(De jury zag er allemaal verbaasd.) 'Hij moet nagebootst van iemand anders de hand, 'zei de koning.
(Jüri şaşırmış görünüyordu.) "O, bir başkasının taklit sahip olmalıdır Öte yandan, "Kral" dedi.(El jurado se quedó perplejo.) "Debe de haber imitado de otra persona mano, "dijo el rey.
(Jüri şaşırmış görünüyordu.) "O, bir başkasının taklit sahip olmalıdır Öte yandan, "Kral" dedi.(I giurati sembrava perplesso.) 'Deve aver imitato qualcun altro mano, 'disse il re.
(Jüri şaşırmış görünüyordu.) "O, bir başkasının taklit sahip olmalıdır Öte yandan, "Kral" dedi.(Juriul toate privit nedumerit.) "El trebuie să fi imitat altcuiva mână ", a spus Regele.
(Jüri şaşırmış görünüyordu.) "O, bir başkasının taklit sahip olmalıdır Öte yandan, "Kral" dedi.(Jury wszystkie wyglądał na zdezorientowanego.) "Musiał naśladować kogoś innego strony, "mówi King.