Ana içeriğe geç
Sözlük

yandan ile cümle

yandan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Öte yandan muharebenin uzun sürdüğünü de belirtmektedir.Nó đảm bảo rằng da bò sẽ kéo dài hơn.
O, saçını iki yandan topuz yapar.Cô thường buộc tóc thành 2 bím lỏng.
Kranial kemikler Kafatasının yandan görünümü.Xương đính Xương sọ Điểm nhìn của hộp sọ.
Bir yandan da Manic Street Preachers grubunun şöforlüğünü yapmaktaydı.Ban nhạc rock xứ Wales Manic Street Preachers.
Öte yandan Çin edebiyatı ve Klasik Çince etkisi Edo döneminin sonuna dek sürmüştür.Văn học Nhật Bản dù thế vẫn chịu ảnh hưởng của văn học và văn hóa Trung Hoa cho đến cuối thời kỳ Edo.
Diğer yandan, Anatoly Khazanov meselenin bu kadar basit olamayacağını ileri sürmüştür.Tuy nhiên, nhà sử học Andrei Lankov đã lập luận rằng điều này khó có thể đúng.
Sıvılar, diğer yandan, makaslama kuvveti bulundurmaz.Nhìn chung, đất không thể chịu được lực kéo.
Makineli tüfek bir yandan ateş ederken bir yandan da kendini doldurur.Ổ đạn của súng được đẩy sang một bên khi cần nạp đạn.
Öte yandan Belize, geçmişteki oyunların hiçbirinde madalya kazanmayı başaramamıştı.Tới nay, chưa VĐV Belize nào giành được huy chương Thế vận hội.
Her yandan akarsular ve bağlarla çevrilidir.Ý chỉ những cái đốm trên vây và cơ thể chúng.
O, saçını iki yandan topuz yapar.髪を二つのおさげにしている。
NGC 4747 (Arp 159), belirgin karanlık toz şeritleriyle yandan görünen bir sarmal galaksidir.NGC 4747 (Arp 159)は、非常に暗い塵の帯を持つ真横を向いた渦巻銀河である。
Öte yandan, yenidoğanlara dahi oseltamivir verilebilmektedir.なお、この"祖谷編(仮称)"は大晦日から正月にかけての話である。
Bir yandan Albert onu aramaktadır.ある日彼のもとへアルバートが仕事の依頼を申し込む。
Öte yandan, inanışa göre gölde bir canavar yaşamaktadır.それによれば、果無山脈にはある怪物が棲んでいた。
Öte yandan köpek kemikleri de bulunmuştur.当時は犬用も存在した。
Nesnelerin ikisi yakınlarındaki eşlik eden küçük galaksiyle yandan görünen galaksilerdir.2つは、真横を向き近隣に小さな伴銀河を伴った円盤銀河である。
Öte yandan masum, naif bir yanı da vardır.少々、無邪気な面もある。
Öte yandan ailesi ve arkadaşları çaresizce onu bulmaya çalışmaktadır.取り巻く家族や友人たちは、うわべでは彼の回復を望む一方、何かを隠している。
Öte yandan Luftwaffe de saldırıya geçti.また、基地航空隊も攻撃を行った。
Bir yandan da eleştirilere neden oldu.なお一部からは批判も挙がった。
Diğer yandan İtalyan Hava Kuvvetleri'nin belirgin üstünlüğü vardı.イタリア空軍については、イギリスの航空戦力より優勢であり、数も多かった。
Ama şu hakarete bir de yandan bakar mısınız lütfen!どうかそういう私たちをお見守り下さいますように。
Fakat öte yandan, Sean'ın öfkesini anlıyorum ve inan bana, ona pek çok kez vurmak istedim.私は少し広いショットにしてグリードが先に撃ったのを明確にしたのだが、皆はハンが先に撃ったのだと思いたかったのだ。
Öte yandan esas sorun başka bir yerdeydi.異変は別の場所でも起きていた。
Öte yandan Gilbreth'ler süreçlerde daha çok hareketleri azaltarak verimlilik sağlamaya çalışıyordu.対照的にギルブレスは、関連する動きの減少によって工程の効率化に努めた。
Onun vuruşunda top yandan auta çıktı.「ピストルが鳴った瞬間勝ったと思った。
Öte yandan hayranları onun ilk isminin “Marcus” olmasını istiyordu.愛称はファーストネームに準えた「スーパーマリオ」。
Diğer yandan geyik, ileriki evrelerde avlanır olmuştur.そしておそらく祖先たちはこの平原で狩りをしていた。
Öte yandan arazi yapısı, savunmacılar açısından avantajlar sağlamaktadır.更に、地形は防御側に有利であった。
(NDP Diğer yandan Ordu protestoculara evlere gitmesi konusunda uyarıda bulundu.(後に、BAT社はホームページ上でこの件について否定している。
Aynı şekilde, bir yüzü hem yandan, hem de iki gözü görülecek biçimde (karmaşık görüntü) vereceklerdir.諱は景行/景之(かげゆき)とも、景継(かげつぐ)とも伝わる。
Öte yandan yörenin bu yapısı büyük tehlikeleri de içeriyordu.しかしながら、ジャンヌの存在は大きな危険をもはらんでいた。
Öte yandan bir ölçek un yeteri kadar su ile karıştırılarak bulamaç haline getirilir.降水量(こうすいりょう)とは、大気から地表に落ちた水(氷を含む)の量。
Öte yandan, düşüncelerin paragraflara göre düzenlemesi gerekir.通説によると、意思表示に関する規定等により処理される。
Bir yandan da yazmaya devam etti.そのかたわらで執筆も続けていた。
Öte yandan bu sos şiş kebabına her zaman eşlik eder.また、彼は彼と共に園芸スクープをいつも運びます。
Öte yandan Eylül ile Ali Evlenir.9月、クララと結婚。
(Öte yandan arepa tortilladan daha kalındır.)(ただし石膏ボードよりは高い。
Öte yandan yüksek dozda ilaç alan Dr. Tancredi’nin durumu kritiktir.多数派として認められたメダロット博士などに対し嫉妬している。
Bir yandan da mizah yazıları yazdı.そのほか、叙事詩も書いた。
Öte yandan Hristiyanların kayıpları çok yüksekti.とりわけキリスト教徒からの誹謗は強かった。
Öte yandan bütün bunların şakaya gelir bir yanı yok.そのため、冗談が冗談に聞こえないことも。
Diğer yandan da Aralık 1940'ta Yugoslavya ile uzun ömürlü olmayan "Sonsuz Dostluk Antlaşması"'nı imzaladı.^ ハンガリーは1940年1月20日にユーゴスラビアと「恒久友好条約」を結んでいた。
Diğer yandan doğrular Öklid doğrularından farklıdır.一方反対側は非常に直線的である。
Öte yandan Pers kraliyet ailesi ile artık daha soğuk ilişkiler içinde olacaktı.その後、貴族たちの王家に対する干渉が強くなっていった。
Diğer yandan, His etiketi diğer etiketlere göre toplanmaya ve çözünürlüğünü kaybetmeye daha çok eğilimlidir.その一方でHisタグは他のアフィニティタグと比べて凝集して不溶化しやすいと言われている。
Öte yandan küçüğü olabildiğince hoş ve bir melek kadar nazik.その少年は余りにも可憐で天使のようだった。
Apaz: Teknenin rüzgarı yandan aldığı ve açının 90 derece olduğu seyirdir.銀緯は銀河面を天球上に投影した銀河赤道を0度とし、それに垂直な方向を90度とする。
Bir yandan da ailemin geçimine yardımcı olmak zorundaydım.家族を養う助けになる必要があったからだった。
Öte yandan, Karay Musevileri sadece Yazılı Tora'nın vahyolunduğuna inanırlar.畢達哥拉斯的信徒認為,詩人“奧菲斯”的詩其實是由是某個信仰奥菲斯教的詩人(澤康)寫的。
Öte yandan bazı lüks malların ticareti yasaklanmıştır.禁止奢侈品出口。
Öte yandan, karşı çıkışlara daha sık rastlanmaktaydı.但是,更常遇到的是逆反問題。
Öte yandan, iktidarlar da aynı sebeple kitleyi hedef alırlar.我們也可選出其他的權重來達成相同的目標。
Öte yandan küçüğü olabildiğince hoş ve bir melek kadar nazik.如天使般善良而美麗。
Öte yandan 32 FP7 araştırma projesi hâlen sürdürülmektedir.隨後流星F.2計劃被取消。
O, saçını iki yandan topuz yapar.兩旁的頭髮用髮蠟往後梳。
Diğer yandan Ted ve Robin heyecanlı bir ilişki yaşamaktadırlar.就这样,湯姆和丹尼度过了一个愉快的暑假。
Cooper, öte yandan farklı işlerde de görünmeye devam ediyordu.坎普同时也意味着尝试不同的事。
Onun vuruşunda top yandan auta çıktı.我賭他會用一枚火箭彈結束這場戰鬥。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod