Ana içeriğe geç
Sözlük

yandan ile cümle

yandan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Diğer bir yandan Ethan, tersi yönde devam etmiştir.Polen gikk i motsatt retning.
Aynı şekilde, bir yüzü hem yandan, hem de iki gözü görülecek biçimde (karmaşık görüntü) vereceklerdir.Mellom de store øynene er en smal pannestripe (frons) og et ansikt (face).
(Öte yandan arepa tortilladan daha kalındır.)(Helvete) Hva støyer mer enn hornet?
Bir yandan da Manic Street Preachers grubunun şöforlüğünü yapmaktaydı.Hun samarbeidet med Manic Street Preachers.
Öte yandan Donanma ciddi bir akaryakıt sıkıntısı içindeydi.Deres flåte var nemlig i bedrøvelig tilstand.
Diğer yandan doğrular Öklid doğrularından farklıdır.For kildene er det motsatt.
Öte yandan Saint Vincent ve Grenadinler, geçmişteki oyunların hiçbirinde madalya kazanmayı başaramamıştı.Saint Vincent og Grenadinene har aldri vunnet noen medalje.
John Allan üvey oğlunu bir yandan şımartırken bir yandan da katı bir disiplin uyguluyordu.John Allan vekslet mellom å forkjæle og aggressivt disiplinere sin fostersønn.
Öte yandan, eğer çok az insülin verilirse, hiperglisemi oluşacaktır.På den annen side, hvis pumpen gir for lite insulin oppstår hyperglykemi.
Bir yandan da eleştirilere neden oldu.Dette utløste endel kritikk.
Öte yandan, üst mecliste her devlet, iki senatör bulundurması garanti edildi.I tillegg er hver stat i det amerikanske senatet tildelt to senatorer.
Öte yandan, hangi durumlardan birinin olacağı bilinebilir.Man kan spørre seg hvorden dette har kunnet skje.
Bir yandan da alkol ve uyuşturucu kullanıyordu.Hun hadde også en historie med alkohol- og narkotikamisbruk bak seg.
Ama bir yandan da kalması gerektiğini düşünür.Han på sin side mener at det blir litt i overkant.
Bir yandan da mizah yazıları yazdı.I tillegg skrev han populærvitenskapelige skrifter.
Bir taraftan kendisi öğrenirken, diğer yandan birçok öğrenciye ders verdi.Han lærte litt av andre, men har lært mesteparten selv.
Diğer yandan Roma Dönemi çanak çömlek parçaları da ele geçmiştir.Imidlertid er behandling av rom preget av de samme elementer.
Öte yandan Ege Denizi'deki Pers hakimiyeti de sona ermiştir.Æraen for store mariner er også over.
Öte yandan köpeklere, uzaydaki gıdaları olacak olan besleyici bir jel yedirildi.Hundene ble vent til en spesiell næringsrik gelé som skulle være maten deres i rommet.
Öte yandan, inanışa göre gölde bir canavar yaşamaktadır.Det går flere vandrehistorier om at det finnes et «monster» i sjøen.
Tünel, bir yandan öbür yana geçebilmek için yer altında açılan yoldur.Tunnelen er åpen på den ene side.
Diğer yandan "c" harfi a, o, u nun önünde k gibi okunur.Bokstaven a vil alltid være for eksempel j, slik som i eksemplet over.
Öte yandan, öldürülmüş de olabilirdi.Men det er også en mulighet for at han ble myrdet.
Diğer yandan M1910/30 lar sağlam ve güvenilirdi.I tillegg tapte Trygg hele ti NM-finaler i perioden 1915–1930, de fleste mot Ready.
Diğer yandan hakimiyeti altına almış olduğu halklar da o derecede ayaklanma eğilimindeydiler.Så fulgte bokseropprøret, som også trakk i samme retning.
Öte yandan elde edilen her 5 şampiyonluğu temsilen, takım logosunun üzerine bir yıldız konulmaktadır.Klubbene har lov til å plassere en stjerne over logoen sin på drakta for hvert femte ligamesterskap de vinner.
Svanidze bir yandan bilimsel faaliyetlerine de devam ediyordu.Thomsen fortsatte dog sitt vitenskapelige arbeide.
Bir yandan da gazetelerde sanat ve edebiyat eleştirileri yayımlamaktaydı.Han begynte også å skrive omtaler av litteratur og kunst i avisene.
Öte yandan Avusturyalılar, Sırplar'ın Osmanlı İmparatorluğu'nda baskı gördüğünü ileri sürüyordu.Derfor hadde allerede muslimene startet å presse det sørlige Spania.
Öte yandan muharebenin uzun sürdüğünü de belirtmektedir.Samtidig indikerer det at grisen må ha vært verdifull.
Öte yandan, tüm dosya paylaşımı yasadışı değildir.Di sisi lain, tidak semua tindakan berbagi berkas adalah ilegal.
Şafak vakti Romalılar iki yandan tepedeki Kartaca kuvvetlerine saldırdılar.Saat fajar, pasukan Romawi menyerang pasukan Kartago dari dua arah.
Diğer yandan Pers stratejisi de muhtemelen taktik yaklaşımlarla belirlenmiştir.Di pihak lain, strategi Persia mungkin secara prinsip ditetapkan oleh pertimbangan-pertimbangan taktis.
Öte yandan AFC üyesi olan Afganistan, Bhutan, Kuzey Kore ve Doğu Timor takımları elemeye dahi katılmadı.Namun, Afganistan, Bhutan, Korea Utara, dan Timor Leste tidak ikut serta.
Öteki yandan, mesafe ölçümü gibi bazı teknikler ışığın ölçülebilir hızına da bağlı olabilir.Di sisi lain, beberapa teknik tergantung pada laju terbatas cahaya, misalnya dalam pengukuran jarak.
Bir yandan da sormaktadır: "What am I?"Lalu ditanyakan lagi, 'Siapakah kamu? '
Diğer yandan Eretria'nin İyon Ayaklanmasını askeri yönden desteklemesinin nedenler çok açık değildir.Alasan Eretria membantu Pemberontakan Ionia tak sepenuhnya jelas.
Öte yandan DivX Stage6 artık kullanım dışıdır.Kini, seluruh KRL Toei 6000 sudah berhenti beroperasi.
Ayrıca bölgedeki Osmanlı ileri postaları, harekatı her iki yandan ateş altına alabilecek konumdaydılar.Di samping itu, kedua belah pihak yang melakukan merger telah melakukan segala kewajiban yang diperlukan.
Bir yandan da dışarıdan liseyi bitirdim ama üniversiteye gitmedim.Setelah lulus sekolah menengah atas, ia tidak melanjutkan ke perguruan tinggi.
Diğer yandan bu kitaplar dijital platformda da yer almaktadır.Perpustakaan yang tersedia juga dalam bentuk buku digital.
Bir yandan Albert onu aramaktadır.Belle ingin menjenguknya.
Öte yandan, üst mecliste her devlet, iki senatör bulundurması garanti edildi.Setiap negara bagian juga mengangkat dua Senator AS.)
Öte yandan, MİKC, bu teklifi reddetti ve ayaklanma faaliyetlerine devam ettiler.Namun, beberapa faksi MFDC menolak berdamai dan meneruskan pemberontakan mereka.
Öte yandan, iktidarlar da aynı sebeple kitleyi hedef alırlar.Sebagai tambahan, makhluk lain juga mempunyai kekuatan untuk membatukan.
Diğer yandan Pers üst komutanlığı Maraton Muharebesi'ni yeterince değerlendirememiş görünmektedir.Di pihak lain, Persia sepertinya tidak terlalu memerhatikan penyebab kekalahan mereka di Marathon.
Bir yandan da başka okullarda ders verdi.Ia juga mengajar di beberapa tempat.
Öte yandan, inanışa göre gölde bir canavar yaşamaktadır.Di danau ini, terdapat rumor adanya monster danau.
Öte yandan, MİKC, bu teklifi reddetti ve ayaklanma faaliyetlerine devam ettiler.Tuy nhiên, MILF đã từ chối chấp thuận đề nghị này và tiếp tục các hoạt động nổi dậy của họ.
Öte yandan Yorck'un kaptanı Piper, kurtarılanlar arasındaydı.Vị chỉ huy của Yorck, Đại tá Hải quân Piper, nằm trong số những người được cứu sống.
Onsuz hiçbir şey olmazdı ama diğer yandan onunla da yürüyemezdi.Sẽ không thể có mọi thứ nếu không có anh ấy, nhưng mặt khác mọi thứ cũng sẽ không ra đi cùng anh ấy.
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.Cậu bé phát hiện ra cô gái này lại thích một người đàn ông khác.
Bir yandan da sormaktadır: "What am I?"Và bố tôi hỏi "Cái gì vậy?"
Okula devam ederken bir yandan da bir bakkalda çırak olarak çalıştı.Trong khi đi học, anh đã phải đi làm thêm ở một lò bánh.
Öte yandan Saint Vincent ve Grenadinler, geçmişteki oyunların hiçbirinde madalya kazanmayı başaramamıştı.Tới nay, chưa vận động viên Saint Vincent và Grenadines nào giành được huy chương Thế vận hội.
Bir yandan da mizah yazıları yazdı.Đồng thời ông cũng viết các bản motet.
Öte yandan, yüzey renkleri de hiçbir zaman arı renk özelliğinde değildir.Trên thực tế, loài cự đà biển không phải là luôn có màu đen.
Öteki yandan, mesafe ölçümü gibi bazı teknikler ışığın ölçülebilir hızına da bağlı olabilir.Mặt khác, một số kĩ thuật phụ thuộc vào tốc độ hữu hạn của ánh sáng, ví dụ trong đo lường khoảng cách.
Bir yandan bağırarak ağlar, bir yandan kusar.Thương thọc một đường, gậy đâm một nẻo.
Öte yandan, kıyıya yakın kısa akarsularda da yaşarlar.Tuy nhiên, có các đồng bằng hẹp dọc theo bờ biển.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod