Öte yandan kız birlikte oldukları kısıtlı zamanda X'in bir saati olup olmadığını da kontrol etmiştir.و من جانب اخر قد سيطرت الفتاة هل x لدية ساعه واحدة في زمن حريات الذي يكون سويا مع الفتاة.
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.أنا أعرف أنه لديك أيضاً قلب بإمكانه حب الاخرين!!
Diğer yandan çeşitli noktalarda denizaltı gözetleme postaları oluşturulmuştu.ومن جانب اخر أنشأت مراكز مراقبه بحريه في نقاط مختلفه.
Öte yandan kapitalist çalışan tarafından katılan emeğin gerçek değerinin karşılığından daha azını ödemektedir.ومع ذلك ، فإن الرأسمالي يدفع أجورا أقل من القيمة المضافة للعامل.
Orta üçüncü sınıftan itibaren bir yandan okuyup bir yandan çalışmaya başladı.و منذ الصف الثالث بالتعليم الإعدادي بدأت إجلال أيدين من ناحية تدرس و من ناحية أخرى تعمل.
Öte yandan, Karay Musevileri sadece Yazılı Tora'nın vahyolunduğuna inanırlar.وخُصِّصَت آيات أخرى لعبادة المؤمنين، حيث ذُكِروا في الكتب المقدسة بوصفهم أطراف الإله فيشنو.
Öte yandan, yapının yapılış amacı son araştırmalarla ortaya konmuştur.ومع ذلك، يحقق البرنامج الذي يُتحكّم به للتطور ذاتيًا المرحلةَ الأخيرة من التجربة.
Öte yandan köpeklere, uzaydaki gıdaları olacak olan besleyici bir jel yedirildi.تمّ تدريب الكلاب على أكل مادّة هلاميّة خاصة فائقة التغذية لتكون طعامًا لها في الفضاء.
Kafatasının yandan görünümü.رؤية جانبية للجمجمة.
Bir yandan New York'ta Türk futbol takımlarının kurulmasına yardımcı olur.أتمنى أن يتسبب هذا الهدف في انطلاق كرة القدم في نيوزيلندا.
Diğer yandan metaller kısmen dolu elektronik kuşaklar elektron kuşağı yapısına sahiptirler.ومن ناحية أخرى، فإن الفلزات لديها بنية نطاق إلكتروني تحتوي على شرائح إلكترونية ممتلئة جزئيا.
Öte yandan sahil topçusuyla işbirliği içinde, denizaltıların yüzeye çıkmasını engelleyebilmişlerdi.ومن ناحيه أخري فإنهم إستطاعواأن يمنعوا ظهور الغواصات علي السطح وذلك بالتعاون مع المدفعيه الساحليه.
Öte yandan el-Arabiye'de yayınlanan bir haberde Pakistanlı güvenlik yetkililerinin açıklamalarına yer verildi.بعد الاحتجاجات تم الإعلان عن طلب تجنيد ألف عسكري إضافي في الصحف الباكستانية.
Diğer yandan köy yolu, höyüğün kuzey ve bat eteklerini kesmiştir.و بسقوط المدينة، وصل الدفاع عن المرتفعات الوسطى والشمال إلى نهايته.
Öte yandan, bu mesajlaşma kayıplıdır (yani mesajlar kaybolabilir).وهذا يمكن أن يتسبب في فقدان الرسائل (الإشارات).
Öte yandan hemşirelik seçmelerine katıldı ama o dönemde hemşirelikteki iş istihdamı yoktu.بالرغم من تأهيلها كممرضة، إلا أنها لم تتوظف في مجال التمريض.
Öte yandan ailesi ve arkadaşları çaresizce onu bulmaya çalışmaktadır.كما يمكن البحث عن أقربائه وأصدقائه ليُساعدوا على تهدئته.
Öte yandan Roma donanması hakkında Roma ordusuna kıyasla daha az bilgi vardır.أقل نسبيا هو معروف عن الرومانية البحرية من الجيش الروماني.
Öte yandan Hristiyanların kayıpları çok yüksekti.المسيحيين كانوا بالتأكيد أقل من ذلك.
Bir yandan da grup, beste çalışmalarına devam ederek ilk demosunu hazırladı.في"، خاصة وأن العمل لا يزال في بداية عرض حلقاته الأولى.
Bir yandan da kuramı doğrulayan deneysel kanıtlar birikmeye başlar.يجب أن يأتي هذا التبرير من دليل تجريبي على أنه يعمل.
Fakat öte yandan, Sean'ın öfkesini anlıyorum ve inan bana, ona pek çok kez vurmak istedim.Mas por outro lado, eu entendi a ira de Sean, e acredite em mim, eu queria bater nele muitas vezes.
Onsuz hiçbir şey olmazdı ama diğer yandan onunla da yürüyemezdi.Não teria acontecido sem ele, mas, por outro lado, não tinha como continuar com ele.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.Contudo, no contexto de Sobre as Cerimônias, pode ser lido simplesmente como "unidade" ou "navio".
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.Eu posso dizer que ela realmente quer essa merda também.
Diğer yandan Baekje Krallığı, Budizmin etkisi altında gelişti.O reino Baekje, por outro lado, floresceu sob a influência do Budismo.
Öte yandan kapitalist çalışan tarafından katılan emeğin gerçek değerinin karşılığından daha azını ödemektedir.No entanto, o capitalista paga salários menores do que o valor agregado pelo trabalhador.
Öte yandan Stomp 442, kapağında geleneksel Anthrax logosu olmayan ilk albümdür.Stomp 442 é o único álbum do Anthrax que não apresenta o logotipo tradicional da banda.
Öte yandan, soygun, araba hırsızlığı ve uyuşturucu sorunlarının oranı düşüktür.Resultado: diminuíram os roubos e furtos de veículos.
Öte yandan bütün bunların şakaya gelir bir yanı yok.Mas tudo não passou de uma brincadeira.
Öte yandan, David Riazanov 1920’de kendi kurduğu Marks Engels Enstitüsü başkanı olacaktı.David Riazanov foi nomeado diretor do Instituto Marx-Engels, que ele fundou em 1920.
Bir yandan da İstanbul Radyosu'nda okuyordu.Ele promete ouvi-lo na rádio de Varsóvia.
Öte yandan, Fort Mercer'a yapmayı planladığı saldırı için çeşitli kişilerin yardımlarından yararlanmaktadır.Marston realiza várias tarefas em troca de favores para ajudá-lo a organizar um ataque contra o Forte Mercer.
Öte yandan Gilbreth'ler süreçlerde daha çok hareketleri azaltarak verimlilik sağlamaya çalışıyordu.Já os Gilbreth acreditavam na eficiência através da redução de movimentos realizados pelo trabalhador.
Öte yandan kompleks içerisinde bir sebze bahçesi ile tavşanlar, bal arıları tavuklar ve bir inek vardı.O composto tinha uma horta em que estavam coelhos, galinhas e uma vaca.
Bir yandan da ailemin geçimine yardımcı olmak zorundaydım.Eu precisava apoiar minha família.
Öte yandan eski eşi Mary'le arası açıktır.Mesmo assim, começa a sair com uma antiga amiga, Marie.
Öte yandan, inanışa göre gölde bir canavar yaşamaktadır.Ao fundo, ao que parece, tem-se a idéia de um lago.
Öte yandan yurt dışındaki siyasi sürgünlerin örgütlediği güçlü bir muhalefet ortaya çıktı.Além disso, pediu a extradição de líderes guerrilheiros que viviam no exterior.
Öte yandan Einstein, fotoelektrik etkilerin açıklanmasında Nobel ödülüne layık görülmüştü.Em 1921, Einstein recebeu o Prêmio Nobel pelo efeito fotoelétrico.
Diğer yandan SSCB'nin din karşıtı politikalarına karşı çıkmaktadır.Já não aceita a orientação esquerdista do PSU .
Bir yandan Albert onu aramaktadır.Daniel veio buscá-lo sozinho.
Öte yandan, bu terminoloji geçiş metalleri bakımından yanıltıcıdır.No entanto, a terminologia, nesse caso, é diferente da terminologia para métodos iterativos.
Öte yandan İncil’de ya da diğer kutsal kitaplarda “vampir” sözcüğü hiç kullanılmamıştır.De fato, nesses seis livros, o Barão Sangrento nem sequer tem qualquer fala.
Bir yandan da kendisini ilmî çalışma ve teliflere verdi.Nela, aparece como homem claríssimo e realizando voto.
Kafatasının yandan görünümü.Vista lateral no crânio.
Öte yandan bu gayretleri rakiplerinin ve düşmanlarının sayısını arttırdı.Estas façanhas aumentaram sua admiração entre inimigos e aliados.
Bir yandan kurtulmaya çalışırken bir yandan da bağırarak yardım istedi.Encontrando-se cercado, gritou por ajuda.
Öte yandan Kartaca aristokrasisi bu tür yatırımlar konusunda isteksizliğini sürdürmüştür.Trump, no entanto, permanece como proprietário formal de todos estes investimentos.
Nesnelerin ikisi yakınlarındaki eşlik eden küçük galaksiyle yandan görünen galaksilerdir.Dois dos objetos são galáxias vistas de borda com pequenas galáxias companheiras próximas.
Öte yandan cephe gerisindeki partizan grupları faaliyete geçmişlerdi.Aqueles na parte de trás da emboscada se levantaram.
Savaş boyunca bir taraftan inzibat görevi yaparken, diğer yandan Ertuğrul gazetesini çıkardı.Onde a gente tinha um amigo, mandava o jornal para lá.
Diğer yandan Bingley Jane’e kız kardeşinin hoşnutsuzluğu pahasına evlenme teklif eder.Dias depois Bingley propõe casamento a Jane.
Bir yandan da Ángela, Bosco'dan hoşlanmaya başlamıştır.Por outro lado, Augusta gostou verdadeiramente do marido no início da união.
Bir yandan da eyaletlerden uygun vasıfta adamlar topladı.Ao mesmo tempo procurou homens elegíveis dentre as províncias.
Diğer yandan lağımcılar hisar duvarının dibine bir delik açtılar.A explosão abriu um buraco na parede do edifício.
Kayı Obası, bir yandan da göç edecek bir yurt arayışındadır.Maar diep in de aarde roert zich een wezen dat ruzie zoekt.
Bir yandan da ünlü tenor Mario del Monaco’ya eşlikçilik yaptı.Tijdens het tellen was er een optreden van de tenor Mario del Monaco.
1991'de Yandan Darbe Koruma Sistemi (SIPS - Side Impact Protection System)'i geliştirdi.1991 Introductie SIPS (Side Impact Protection System).
Öte yandan Lane, sırıkla atlama müsabakalarında yarışan Albert Tyler'ın kuzeniydi.Lane was een neef van Albert Tyler, die op dezelfde Spelen deelnam aan het polsstokhoogspringen.