Okula devam ederken bir yandan da bir bakkalda çırak olarak çalıştı.Mentre era ancora all'Accademia fondò un quartetto.
Bir yandan da Freud ile ilişki yaşamaya başladı.Al contempo, il rapporto con Freud iniziò a divenire più complesso.
Öte yandan yayımcılık ve piyano üretimi işi iyi gitmekteydi.Alla fine tornò a fare con successo il produttore e il regista di pubblicità televisive.
Öte yandan, yapının yapılış amacı son araştırmalarla ortaya konmuştur.L'attenzione è ormai completamente volta allo scopo finale della fabbricazione.
Öte yandan bazı bitkiler ve Hayvanlarca da üretilmektedir.Colleziona, altresì, piante ed animali.
Öte yandan kaç sivilin öldüğünü halen kimse bilmemektedir.Migliaia, nessuno sa quanti sono i morti.
Diğer yandan, Springfield'a Adil gelir ve tatlı, yardımsever bir çocuk olarak ortaya çıkar.Allo stesso tempo, Clover lavora per imparare come essere dolce e gentile.
Bir tarafdan o iyi biri, diğer yandan tembel.С одной стороны он добрый, с другой — ленивый.
O, saçını iki yandan topuz yapar.Заплетает волосы в две косы.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.В контексте «О церемониях», однако, он также может быть прочитан просто как подразделение или корабль.
Öte yandan kitap birçok olumlu eleştiriler de almıştır.Мы надеемся, что эта книга принесет только добро».
Öte yandan bu gayretleri rakiplerinin ve düşmanlarının sayısını arttırdı.Они уносили свою обиду и увеличивали число его врагов.
Öte yandan Yorck'un kaptanı Piper, kurtarılanlar arasındaydı.Командир «Йорка» капитан Пипер оказался в числе спасённых.
Öte yandan esas sorun başka bir yerdeydi.Но главная беда состояла в другом.
Bir yandan da gemide esrarengiz olaylar olmaya başlamıştır.На корабле начинают происходить зловещие события.
Bir yandan da yeni bir kitap yayınlamaya hazırlanıyordu.Готовится к изданию ещё одна книга.
Öte yandan karanlıkta ise görmede sorun yaşayabilirler.Увидеть его можно только в темноте.
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.Тем более, что девушка уже полюбила другого.
Öte yandan Cissé, Fransız komedi filmi Taksi 4'te kameo olarak yer aldı.Дебютом Денис в кино стала французская комедия «Такси 4».
Bir yandan da Erman Film Stüdyoları'nda yönetmen yardımcısı olarak çalıştı.После этого работал в компании Erman Film Studios помощником режиссёра.
(NDP Diğer yandan Ordu protestoculara evlere gitmesi konusunda uyarıda bulundu.(Недовольство в партийном руководстве и в СССР вызывала его ориентация на национальные военные кадры.)
Öte yandan, Beyazın avantajı, hızlı oyunlar ile zayıf oyuncular arasındaki oyunlarda daha azdır.Однако преимущество белых в блице и играх между новичками менее значимо.
Öte yandan, öldürülmüş de olabilirdi.Возможно, он был убит.
NGC 4747 (Arp 159), belirgin karanlık toz şeritleriyle yandan görünen bir sarmal galaksidir.NGC 4747 (Arp 159) является исключением — обычной спиральной галактикой с плотными пылевыми полосами.
Öte yandan Malta Şövalyeleri, Akdeniz'de Türk gemilerine taciz saldırılarına devam ettiler.Между тем мальтийцы продолжали нападать на турецкие корабли.
Öte yandan, yenidoğanlara dahi oseltamivir verilebilmektedir.Et Cetera отметит юбилей в новом здании (неопр.).
Her ikisi yandan altı köşeli yıldız resmini verir.По сторонам короны две шестиконечные звезды.
Öte yandan bu sesi de müziği için kullanan sanatçılar da vardır.Здесь даже деревья могут играть свою музыку.
Öte yandan ailesi ve arkadaşları çaresizce onu bulmaya çalışmaktadır.Вот, отец Твой и Я с болью ищем Тебя.
Diğer yandan M1910/30 lar sağlam ve güvenilirdi.1910/30 гг. становились полностью беззащитными.
Öte yandan Avrupa'nın en pahalı ülkesidir.И именно поэтому мы самое бедное государство ЕС.
Öte yandan, inanışa göre gölde bir canavar yaşamaktadır.Согласно легенде, в озере обитает чудовище Storsjöodjuret.
Oyunun bölümleri yandan kaydırmalıdır ve Super Mario Bros. bölümlerine ve platformlarına benzer.Игра использовала очень похожие на Super Mario Bros. графическое исполнение и дизайн уровней.
Öte yandan eski eşi Mary'le arası açıktır.Его жена Мери, как всегда, неразлучна с мужем.
Bir yandan da sormaktadır: "What am I?"А теперь только и думаю: Для чего я?»
Bir yandan da mancınıklarla kaleyi dövmeye devam ettiler.А полиция продолжала избивать их дубинками.
Öte yandan Avrupalı ve Amerikalı yazarların da çalışmaları yayımlandı.Периодически печатаются работы европейских и американских художников.
Diğer yandan lağımcılar hisar duvarının dibine bir delik açtılar.Одновременно нападающие копали под стенами подземный ход.
Bir yandan da alkol ve uyuşturucu kullanıyordu.Употреблял алкоголь и наркотики.
Shane Jason'u takip etmektedir, Jason ise bir yandan ateş etmektedir.Они показывают Гейнсу головы ребят, а в этот момент Джейсон убивает мужчину.
Öte yandan, tren dışındaki bir gözlemci için durum farklıdır.Тем не менее, они будут полностью неотличимы для наблюдателя вне горизонта событий.
Öte yandan Haydar Aliyev Azerbaycan'da iktidara yükseldi.Дело в самом Азербайджане, который Гейдар Алиев превращает в огромное болото.
Yandan görünüm.Внешний вид.
Öte yandan, tüm dosya paylaşımı yasadışı değildir.Однако копирование файлов — незаконно… Здесь нечего обсуждать.
Öte yandan yüzey çalışmaları Geç Kalkolitik Çağ'dan bulgular vermektedir.Другие находки свидетельствуют о деятельности здесь и до поздней античности.
Öte yandan, hangi durumlardan birinin olacağı bilinebilir.Посмотрим, кто из них пройдет дальше.
Öte yandan Türkiye’deki Arap turist sayısı, 2011 yılının ilk yarısında 1,4 milyona yükselmiştir.В советское время турпоток достигал 1,9 млн человек, в 2011 году он составил 1,7 млн гостей.
Dönem bir yandan III. Ur Hanedanlığı’nın yıkıldığı dönemdir.«ТРЕТИЙ ТАЙМ» МЫ УЖЕ ОТЫГРАЛИ?
Öte yandan Hristiyanların kayıpları çok yüksekti.Потери христиан были минимальны.
Bir yandan da ailemin geçimine yardımcı olmak zorundaydım.Мне нужно было поддерживать семью.
Bir yandan da Tercüman Gazetesi’nde (1952-1960) köşe yazıları yazmayı ve oyun yazarlığını sürdürdü.Продолжает публиковаться в газете «Tercüman» с 1952 по 1960 года и писать пьесы.
Cooper, öte yandan farklı işlerde de görünmeye devam ediyordu.Параллельно Стив стал проявлять себя в других сферах.
Öte yandan, 1986 yılında takım ilk kez Cumhurbaşkanlığı Kupasını kazanmıştır.Всего через год (в 1985 году) команда впервые выигрывает Кубок Польши.
Bir yandan da kendisini ilmî çalışma ve teliflere verdi.Однако, они же и приводят его к полному самостоятельному пробуждению и прозрению.
Adamın yanına geldiğinde ilk sorusu filmlerde neden yandan öpüştükleri olur.سؤاله الأول عندما جاء إلى جانب الرجل هو لماذا يقبلو من الخد في الأفلام.
Öte yandan, yaşamının sonuna kadar kimi eserlerini Fransızca yazmaya devam etti.ومن جهة أخرى, فلقد استمر بكتابة بعض أعماله باللغة الفرنسية حتى آخر حياته.
Öte yandan, soygun, araba hırsızlığı ve uyuşturucu sorunlarının oranı düşüktür.بينما تمتلك مستويات متدنية من السطو وسرقة السيارات ومشاكل المخدرات.
Diğer yandan, sadece yükü bilmek de durumun tanımlanması için yeterli değildir.إلا أنه على الجانب الآخر فإن مجرد معرفة الشحنة ليس وصفا كاملا للموقف.
Öte yandan Roma'ya yakınlık bu şehir devletlerini kolay ve açık birer hedef haline getirmişti.وكان في ذلك وفي قربهم من روما، جعل منهم أهدافاً سهلة وواضحة.
Bir yandan, 1941 yılında Osman Sabri iki yıl önce Ferzende'nin Hoy'daki hapishanede öldürülmüş olduğunu yazar.من جانب كتب عثمان صبري عام 1941 عن مقتل فيرزينده قبل عامين في السجن الذي في مدينة خوي.