Ana içeriğe geç
Sözlük

yandaş ile cümle

yandaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Yakalanan yandaşları idam edildi.Οι υπόλοιποι αξιωματικοί απαγχονίστηκαν.
Kocası yaşamı boyunca en yakın yandaşı oldu.Η συνεργασία με το σύζυγό της ήταν στενή καθ' όλη τη διάρκεια της καριέρας της.
Šrámek ve yandaşları komünist partisinin giderek artan rolünden endişe duymuşlardır.Šrámek og hans partifeller engstet seg for den økende rolle til kommunistpartiet.
Yakalanan yandaşları idam edildi.Alle fangene de tok ble henrettet.
Setsuna'nın yandaşları da cehennemden zamanında kaçarlar.Også Stavangerskes datterselskap vil bli slått sammen med Tide Sjø AS.
1870-1880 yılları arasında, sosyal-demokrasi, pek çok yandaş bulmuştu.Årene mellom 1801 og 1807 var en fredelig tid som så mye nedrustning.
Ancak ertesi yıl 16 Mart günü imparatorun kendisi de Aetius'un yandaşı iki barbar tarafından öldürüldü.Den 16. mars 455 ble keiseren selv myrdet av to ikke-romerske tilhengere av Aetius.
Desteklemek için bir aday arayan Otho yandaşları, Vespasian'da karar kıldılar.Những người ủng hộ của Otho, đã tìm kiếm ứng cử viên khác để hỗ trợ, và hướng đến Vespasianus.
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu.Ông viết, Nhiều người trong số chúng ta gọi mình là "người tự do" (liberals).
Ancak ertesi yıl 16 Mart günü imparatorun kendisi de Aetius'un yandaşı iki barbar tarafından öldürüldü.翌年3月16日、ウァレンティニアヌスは、アエティウスと同じく蛮族出身だったアエティウスの後任者2名によって暗殺された。
Bunun üzerine Yang ve binlerce yandaşı kılıçtan geçirildi.多くの千人同心に剣術を教えた。
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu.彼の学生や支持者たちは自らを「ラムヴァの者たち」や「旅人たち」と呼ぶようになった。
Bir pn asal kuvvetinin bir yandaş sayı olup olmadığı bilinmez.一介の巡査がいきなりSPになれるのか不明である。
Gandi ve yandaşları Hindistan'a hemen bağımsızlık verilmezse savaşa destek vermeyeceklerini açıkça belirtti.甘地和他的支持者們清楚地說,如果印度不能獨立,就不支持戰爭。
Başkan Bolivya Ordusu'na Guevara'yı ve yandaşlarını takip edip yakalama emrini verdi.他下令玻利維亞軍隊四處搜尋格瓦拉和他的追隨者。
Bu sırada Edward kendisine iki yeni yandaş buldu: Baba oğul Hugh le Despenser'lar.此时爱德华二世又有了两个新的宠臣:德斯彭瑟父子,他为他们分封土地的做法受到贵族们的激烈反对。
5 Haziran'da geceyarısından hemen sonra Los Angeles'taki Ambassador Oteli'nde yandaşlarına bir konuşma yaptı.大约太平洋标准时间次日凌晨0点10分时,他在洛杉矶大使酒店的一个舞厅内对支持者们发表了演说。
15 Mart MÖ 44 tarihinde, Cassius yandaşlarıyla beraber harekete geçti ve Sezar'ı yüzünden bıçakladı.公元前44年3月15日,卡西乌斯敦促他的解放者同伙们开始行动,并当面刺杀了恺撒。
Stalin ve yandaşları tarafından 1938 yılında başlatılan Büyük Temizlik harekatında öldürülmüştür.1938年,在斯大林发动的大清洗中被处决。
Fakat onun yandaşları efkâr-ı umûmiyeyi kaybetmemek amacı ile yeni bir çare buldular.他表示受難者的努力沒有白費。
Setsuna'nın yandaşları da cehennemden zamanında kaçarlar.主笔卢谔生及时逃走。
Ancak ertesi yıl 16 Mart günü imparatorun kendisi de Aetius'un yandaşı iki barbar tarafından öldürüldü.그리고 이듬해 3월 16일에 플라비우스 아이티우스의 야만족 출신 후임 2인에 의해 황제 자신도 암살당했다.
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu."우리 중 많은 사람들이 스스로를 '자유주의자(liberals)'라고 부른다.
Gandi ve yandaşları Hindistan'a hemen bağımsızlık verilmezse savaşa destek vermeyeceklerini açıkça belirtti.גנדי ותומכים הבהירו כי הם לא יתמכו במאמץ המלחמתי ללא שהודו תקבל עצמאות מיידית.
Çok geçmeden Lenin ve yandaşları da Paris'te bu gruba karşı bir parti okulu oluşturdu.במקביל לכך, ייסדו לנין ובני בריתו בית ספר מתחרה מחוץ לפריז.
Musavi yandaşlarını şiddet içeren eylemlerden kaçınmalarını istedi.מוסאווי ביקש מתומכיו להימנע מהשתתפות בקטטות.
Yine de hükümetinin yandaşları Ukraynacayı iyi konuşabileceğine dair Mart 2010'da güvence verdi.Въпреки това той обещава на избирателите си през март 2010 г., че неговото правителство ще говори украински.
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu.Касий и заговорниците наричат себе си „освободители“ (liberatores).
Ekim 1944 yılında, Alman ordusunun çekilmesinden sonra, yandaşları ile beraber Selanik'e girdi.През октомври 1944 г., след заминаването на германската армия, той влиза в Солун със своите хората.
Erkek kardeşi Kolskeggur'ün geciken yardımıyla, Otkell ve yandaşlarını öldürür.Със закъснялата помощ на брат си Колскекгур, той убива Откетл и неговите гости.
Eski bir Trak efsanesine göre Aytos, Orfe'nin öğrencileri ve yandaşlarından biri tarafından kurulmuştur.Според древна легенда селището е основано от Аетос („орел“) – ученик и последовател на Орфей.
23 Şubat 1981'de yapılan seçimler, rejim yandaşlarının zaferiyle sonuçlandı.На 23 февруари 1981 г. е извършен опит за държавен преврат от страна на военните.
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu.On i njegovi drugovi urotnici nazvali su se "Osloboditeljima" (Liberatores).
Publius Varinius (Brett Tucker) - Glaber'ın baş siyasi rakibi ve praetor yandaşı.Brett Tucker (2. sezona) kao Publije Varinije - Glaberov politički neprijatelj i pretor.
Adolf Hitler'in en yakın arkadaşlarından biri ve en sadık yandaşıydı.Bio je jedan od najbližih suradnika i najvećih obožavatelja Adolfa Hitlera.
İngiltere'nin dışında kendine yandaşlar bulur.Svojom snagom pronalazi sljedbenike van Španjolske.
Düşmanlarını kandırmak için önce yandaşlarını kandırması gerekmekteydi.Optuživali su njegove protivnike da mu podmeću.
Khaled Al-Asad - Orta Doğu'daki darbecilerin lideri ve Imran Zakhaev yandaşı.Khaled Al-Asad veliteľ rebelov na strednom východe a spojenec Imrana Zakhaeva.
Kocası yaşamı boyunca en yakın yandaşı oldu.Bola oblasťou jeho najväčšieho záujmu počas celej kariéry.
Patrona ve yandaşlarının elimine edilmesine büyük destek sağladı.Tá bola signálom na likvidáciu Valdštejna a jeho prívržencov.
Bu da onları Safevî yandaşlığına itmişti.Tým nepriamo podporil ich spoločnú pozíciu.
2 Aralık - Fidel Castro ve yandaşları, tekneyle Küba'ya vardı.2. december - Fidel Castro in njegovi privrženci pristanejo na Kubi.
Setsuna'nın yandaşları da cehennemden zamanında kaçarlar.Vazulovi sinovi pa so pravočasno pobegnili iz kraljestva.
Babası genel kömür şirketini yöneten tutucu, kraliyet yandaşı olan bir Anglikan’dı.Oče je bil konservativen anglikanski rojalist, ki je upravljal lokalno premogovno podjetje.
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu.Podobno kot Dioniza so ga včasih imenovali Eleutherios, »osvoboditelj«.
Bu siyaset, üst düzey Muhafazakâr Partililer arasında yandaş toplayacaktı.Per šią rinktinę ėjo keliai pas Aukštaitijos partizanus.
Collins tüm ülkede dolaşıp yandaşlar topluyordu.Benn reisis riigis ringi ja esines kõnedega.
Setsuna'nın yandaşları da cehennemden zamanında kaçarlar.Eesti sõjaväeluure juhid oskasid õigel ajal kaduda.
Ayni zamanda John Locke ve yandaşlarının sosyal düşünce devrimi gercekleşti.Al mismo tiempo John Locke y sus colaboradores emprendieron una revolución en el pensamiento social.
Ayni zamanda John Locke ve yandaşlarının sosyal düşünce devrimi gercekleşti.E ao mesmo tempo houve uma revolução no pensamento social com John Locke e os seus colaboradores.
Ayni zamanda John Locke ve yandaşlarının sosyal düşünce devrimi gercekleşti.En op hetzelfde moment was er een revolutie in het sociale denken van John Locke en zijn medewerkers.
Ayni zamanda John Locke ve yandaşlarının sosyal düşünce devrimi gercekleşti.És ugyanakkor volt egy forradalom a társadalmi gondolkodásban is, John Locke és társai körében.
Ayni zamanda John Locke ve yandaşlarının sosyal düşünce devrimi gercekleşti.Et, en même temps, il y a eu une révolution de la pensée sociale amenée par John Locke et ses collaborateurs.
Ayni zamanda John Locke ve yandaşlarının sosyal düşünce devrimi gercekleşti.또 같은 시대에 다른 혁명이 사회 사상에 있었는데 존 로크와 그의 협력자들이 이끌었지요.
Ayni zamanda John Locke ve yandaşlarının sosyal düşünce devrimi gercekleşti.Pada saat yang sama ada revolusi dalam pemikiran sosial dari John Locke dan rekan-rekannya.
Ayni zamanda John Locke ve yandaşlarının sosyal düşünce devrimi gercekleşti.Und zur selben Zeit gab es eine Revolution des sozialen Denkens durch John Locke und seine Mitarbeiter.
Ayni zamanda John Locke ve yandaşlarının sosyal düşünce devrimi gercekleşti.Và cùng thời điểm đó, tồn tại một sự tiến hóa trong tư duy về xã hội của John Locke và các cộng sự.
Ayni zamanda John Locke ve yandaşlarının sosyal düşünce devrimi gercekleşti.W tym samym czasie trwała rewolucja w myśleniu społecznym, określonym przez Johna Locke i współpracowników.
Ayni zamanda John Locke ve yandaşlarının sosyal düşünce devrimi gercekleşti.Ταυτόχρονα υπήρξε μία επανάσταση στην κοινωνική σκέψη από τον Τζον Λοκ και τους συνεργάτες του.
Ayni zamanda John Locke ve yandaşlarının sosyal düşünce devrimi gercekleşti.И в същото време е имало революция в социалната мисъл на Джон Лок и сътрудниците му.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod