Ana içeriğe geç
Sözlük

yanan ile cümle

yanan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ha Ni,bu yanan bölge ne??הא ני, מה זה האיזור המואר פה
Ha Ni,bu yanan bölge ne?هاني , ما هذه أضاءه ؟
Ha Ni,bu yanan bölge ne?カフェみたいね
"Havalandırmada bir sorun var -- havada yanan v-kemerinin kokusu var.""Algo pasa con el acondicionador de aire -- olor a correas quemadas en el aire."
"Havalandırmada bir sorun var -- havada yanan v-kemerinin kokusu var.""Ceva-i în neregulă cu aerul condiţionat -- miros de curele arse în aer."
"Havalandırmada bir sorun var -- havada yanan v-kemerinin kokusu var.""Có gì đó không ổn với cái máy điều hòa -- mùi khét, hình như cháy cái dây đai chữ V."
"Havalandırmada bir sorun var -- havada yanan v-kemerinin kokusu var.""Jakiś problem z klimatyzatorem - - czuć zapach palonych pasków klinowych."
"Havalandırmada bir sorun var -- havada yanan v-kemerinin kokusu var.""Kortsluiting -- de machine niet aanzetten."
"Havalandırmada bir sorun var -- havada yanan v-kemerinin kokusu var.""Mit der Klimaanlage stimmt irgendetwas nicht - es liegt ein Geruch von anbrennenden Keilriemen in der Luft."
"Havalandırmada bir sorun var -- havada yanan v-kemerinin kokusu var.""Qualcosa non va col condizionatore -- odore di cinghie bruciate nell'aria."
"Havalandırmada bir sorun var -- havada yanan v-kemerinin kokusu var.""Valami baj van a légkondival -- égő ékszíj szaga van a levegőben."
"Havalandırmada bir sorun var -- havada yanan v-kemerinin kokusu var.""에어콘에 문제가 있다-- v-벨트가 타는 냄새가 난다."
"Havalandırmada bir sorun var -- havada yanan v-kemerinin kokusu var."Vベルトの焦げる臭いが充満している」 「ショートした オペレータ抜きで電源を入れるな!」
"Havalandırmada bir sorun var -- havada yanan v-kemerinin kokusu var.""Κάτι δεν πάει καλά με το κλιματιστικό- μυρωδιά καμένου ιμάντα στον αέρα. "
"Havalandırmada bir sorun var -- havada yanan v-kemerinin kokusu var.""Нещо има на климатика - мирише на изгорели v-belts във въздуха."
"Havalandırmada bir sorun var -- havada yanan v-kemerinin kokusu var.""Что-то случилось с кондиционером - чувствуется запах приводных ремней."
"Havalandırmada bir sorun var -- havada yanan v-kemerinin kokusu var.""Щось сталося з кондиціонером - відчувається запах приводних ременів."
"Havalandırmada bir sorun var -- havada yanan v-kemerinin kokusu var.""משהו לא בסדר עם המזגן" ".יש באוויר ריח של רצועות שרופות"
"Havalandırmada bir sorun var -- havada yanan v-kemerinin kokusu var."هناك خطأ ما في مكيف الهواء رائحة سيور محروقة
Hayatınızı değiştirir. Azalmayan, yanan bir ateşle tüketir.Αλλάζει τον κόσμο σου, τον κατατρώει με μια καυτή φλόγα που δεν ελαττώνεται σε δύναμη.
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.아론의 자손 제사장들은 그 뜬 각과 머리와 기름을 단 윗불 위에있는 나무에 벌여 놓을 것이며
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.Och Arons söner, prästerna, skola lägga styckena, huvudet och istret ovanpå veden som ligger på altarets eld.
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.poi sulla legna e sul fuoco che è sull'altare disporranno i pezzi, la testa e il grasso
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.Potem naj sinovi Aronovi, duhovniki, polože te kose, glavo in tolščobo na drva nad ognjem vrh oltarja.
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.Potom zpořádají kněží, synové Aronovi, díly ty, hlavu i tuk, na dříví vložené na oheň, kterýž jest na oltáři.
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.Potongan-potongan kurban, termasuk kepala dan lemaknya, harus mereka letakkan di atas api
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.Preoţii, fiii lui Aaron, să aşeze bucăţile, capul şi grăsimea, pe lemnele puse pe focul de pe altar.
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.Så skal Arons sønner, prestene, legge stykkene, hodet og fettet, til rette på veden over ilden på alteret.
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.und sollen die Stücke, den Kopf und das Fett auf das Holz legen, das auf dem Feuer auf dem Altar liegt.
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.и разложат сыны Аароновы, священники, части, голову и тук на дровах, которые на огне, на жертвеннике;
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.וערכו בני אהרן הכהנים את הנתחים את הראש ואת הפדר על העצים אשר על האש אשר על המזבח׃
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.ويرتب بنو هرون الكهنة القطع مع الراس والشحم فوق الحطب الذي على النار التي على المذبح.
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.亞 倫 子 孫 作 祭 司 的 、 要 把 肉 塊 和 頭 、 並 脂 油 、 擺 在 壇 上 火 的 柴 上
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.亞倫子 孫作 祭司 的 、 要 把 肉塊 和頭 、 並 脂油 、 擺在 壇 上火 的 柴上
İçin için yanan iç bölgelerde devler barınırA v dýmajícím vnitrozemí žijí obři.
İçin için yanan iç bölgelerde devler barınırŞi în interiorul înăbuşitor, trăiesc giganţi.
İçin için yanan iç bölgelerde devler barınırVà ở sâu bên trong những vùng cháy âm ỉ Là những kẻ khổng lồ.
İçin için yanan iç bölgelerde devler barınırΚαι στο εσωτερικό που σιγοκαίει υπάρχουν γίγαντες.
İçin için yanan iç bölgelerde devler barınırВ центре острова людей поджидали другие гиганты.
İçin için yanan iç bölgelerde devler barınır,ובתוך הארץ היוקדת .קיימים ענקים
İçin için yanan iç bölgelerde devler barınırوفي الداخل المشتعل , هناك عمالقة
İkincisi şu olabilir: Çünkü yanan bir ocağın üzerinde duruyordu. Bu tarihsel bir akıl yürütmedir.Lý lẽ thứ hai có thể là: bởi vì nó đã ở trên một cái lò có lửa đốt vào -- đó là một lý lẽ về mặt lịch sử.
İkincisi şu olabilir: Çünkü yanan bir ocağın üzerinde duruyordu.Un segundo argumento sería: porque estaba en una estufa con la llama encendida.
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Ako hovoria v komédii The IT Crowd, internet je táto čierna skrinka s červeným svetielkom.
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Asta era Internetul, această cutie neagră cu o lumină roșie pe ea, ca în sitcom-ul "IT Crowd".
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Das war das Internet, diese schwarze Box mit einem roten Licht, so wie in der Sitcom "The IT Crowd".
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Đây là Internet, cái hộp màu đen với đèn đỏ ở trên này, như được mô tả trong phim "The IT Crowd"
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Dit was het internet: een zwarte doos met een rood lichtje zoals weergegeven in de sitcom "The IT Crowd."
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Ésta era la Internet, una caja negra con una luz roja, como se muestra en el programa "The IT Crowd".
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Ez lenne az internet, ez a fekete doboz egy piros lámpával, mint az "IT Crowd" című szituációs komédiában.
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Internet je bil to, ta črna škatlica z rdečo lučko. Kot je bila prikazana v TV seriji "Računalničarji."
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Isto era a Internet: uma caixa preta com uma luz vermelha como se vê na série "The IT Crowd".
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Questo era Internet, questa scatola nera con la lucina rossa, rappresentata in questa sitcom "The IT Crowd".
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Ta czarna skrzynka z czerwonym światełkiem to Internet, jak w serialu " Technicy-magicy".
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.빨간 불이 켜지는 이 까만 박스가 인터넷이었어요. 시트콤 "The IT Crowd"에 나오죠.
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Το Διαδίκτυο ήταν ένα μαύρο κουτί με ένα κόκκινο φωτάκι, όπως παρουσιάζεται στην κωμωδία "The IT Crowd'.
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Вот чем был Интернет, вот этот чёрный ящик с красной лампочкой, как показывали в сериале "Компьютерщики".
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.זה היה האינטרנט, קופסא שחורה זו עם אור אדום כמו שמיוצגת בסיטקום "קהל ה-IT".
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.هذه هي الإنترنت، علبة سوداء، عليها ضوء أحمر، كما تم تمثيلها في السلسلة الكوميدية " The IT Crowd ".
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.イギリスのコメディー番組 「ハイっ、こちらIT課!」で使われました 通常は受信がしやすい様 ビッグベンのてっぺんに設置されているが
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yanan ile cümle - Sayfa 9 - yanan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App