Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?עד מה יהוה תאנף לנצח תבער כמו אש קנאתך׃
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?الى متى يا رب تغضب كل الغضب وتتقد كالنار غيرتك.
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?耶 和 華 阿 、 這 到 幾 時 呢 . 你 要 動 怒 到 永 遠 麼 . 你 的 憤 恨 要 如 火 焚 燒 麼
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?耶和華 阿 、 這到 幾時 呢 . 你 要 動怒 到 永遠麼 . 你 的 憤恨 要 如 火焚 燒麼
O çocuk sadık olacaktır. Yanan bir evdeysen seni kurtarmak için yanan eve girecektir.Weet je, dat kind zal heel loyaal zijn en als je huis afbrandt, zal hij je eruit halen
O çocuk sadık olacaktır. Yanan bir evdeysen seni kurtarmak için yanan eve girecektir.Я скажу так: дитина-аутист дуже вірна, якщо ваш дім палає, вона винесе вас звідти.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.As primeiras linhas transformavam-se num inferno, fazendo parecer que a terra estava a arder.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Die Frontlinien wurden zum Inferno, es schien, also ob die Erde selbst in Flammen stünde.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.최전방이 지옥으로 변하고 마치 온 대지가 불 타는 것 같았습니다.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.La ligne de front se transformait en brasier, donnant l'impression que la terre elle-même était en feu.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Las líneas del frente se volvían un infierno, haciendo ver como si la misma tierra ardiera en llamas.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Le file anteriori diventavano un inferno, facendo sembrare che la terra stessa fosse infuocata.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Pierwsze linie ataku zamieniały się w piekło, wyglądało to, jakby ziemia była w ogniu.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Primele linii se transformau într-un infern, făcând să pară că întregul pământ era în flăcări.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Tiền tuyến sẽ biến thành hỏa ngục, làm cho mặt đất trông như là đang cháy.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Η πρώτη γραμμή μετατρεπόταν σε ηφαίστειο, δίνοντας την εντύπωση ότι καιγόταν η ίδια η γη.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Передовая превращалась в геенну огненную, и казалось, будто горит сама земля.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.השורות הקדמיות היו הופכות לכבשן, וגרמו לאדמה עצמה להראות כאילו היא עולה באש.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.الخط الدفاعي الاول سيتحول لجحيم وكأن الارض نفسها تشتعل.
O zaman, şşşş. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.Μια δάγκωμα, δυο ντροπαλός.
O zaman, şşşş. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.Веднъж ухапан, втори път посрамен...
Senin. İyi yanan bir ampulü atmazsın.Eine Birne, die noch leuchtet.
Senin. İyi yanan bir ampulü atmazsın.Nu arunci un bec bun.
Senin. İyi yanan bir ampulü atmazsın.Γιατί δεν πετάς μία λάμπα που δουλεύει.
Sichuan enternasyonalist kurulum çatlak işçiler yanan kurtarabilen şehirler onlar için birkaç makine사천 국제법 학자 설치 균열 노동자는 굽기에서인양 도시
Sichuan enternasyonalist kurulum çatlak işçiler yanan kurtarabilen şehirler onlar için birkaç makineSichuan internacionálnej nastavenie trhliny robotníci zachrániť z horiaceho mesta
Sichuan enternasyonalist kurulum çatlak işçiler yanan kurtarabilen şehirler onlar için birkaç makineSichuan internacionální nastavení trhliny dělníci zachránit z hořícího města
Sichuan enternasyonalist kurulum çatlak işçiler yanan kurtarabilen şehirler onlar için birkaç makineSichuan internasionalis pengaturan buruh retak selamatkan dari pembakaran kota beberapa mesin mereka bisa
Sichuan enternasyonalist kurulum çatlak işçiler yanan kurtarabilen şehirler onlar için birkaç makineСичуань інтернаціоналіст установки тріщини робочі врятувати з палаючого містах
Sichuan enternasyonalist kurulum çatlak işçiler yanan kurtarabilen şehirler onlar için birkaç makine-стръмни клиенти на китайски пристанища и клиента до самото небе
Sichuan enternasyonalist kurulum çatlak işçiler yanan kurtarabilen şehirler onlar için birkaç makineСычуань интернационалист установки трещины рабочие спасти из горящего городах
Sichuan enternasyonalist kurulum çatlak işçiler yanan kurtarabilen şehirler onlar için birkaç makineסצ'ואן אינטרנציונליסטית ההתקנה פועלים סדק להציל משריפה ערים
Sichuan enternasyonalist kurulum çatlak işçiler yanan kurtarabilen şehirler onlar için birkaç makineسيتشوان الاممي الإعداد عمال انقاذ الكراك من حرق المدن
Sichuan enternasyonalist kurulum çatlak işçiler yanan kurtarabilen şehirler onlar için birkaç makine国際主義のセットアップ 亀裂の労働者は燃えるからサルベージ 都市 彼らがそうすることができるいくつかのマシン
Sigara, ere güneş önceden yanan göz,Ei, ennenkuin aurinko etukäteen hänen palava silmään
Sigara, ere güneş önceden yanan göz,Không, ere trước CN mắt đốt của mình,
Sigara, ere güneş önceden yanan göz,Nem, mielõtt a Nap előtt az ő égő szem,
Sigara, ere güneş önceden yanan göz,Nie, nim wcześniej słońce będzie jego spalania oczu,
Sigara, ere güneş önceden yanan göz,Non, avant que le soleil son avance oeil brûle,
Sigara, ere güneş önceden yanan göz,Non, eer de zon vooruit zijn brandende ogen,
Sigara, ere güneş önceden yanan göz,Non, ehe die Sonne voraus sein brennendes Auge,
Sigara, ere güneş önceden yanan göz,Non ere, avansul soarele ochi de ardere,
Sigara, ere güneş önceden yanan göz,Non, ere ne vnaprej njegovo izgorevanje oči,
Sigara, ere güneş önceden yanan göz,Non, ere slnko pred jeho pálenie očí,
Sigara, ere güneş önceden yanan göz,Non, ere slunce před jeho pálení očí,
Sigara, ere güneş önceden yanan göz,Non, førend solen forhånd hans brændende øjne,
Sigara, ere güneş önceden yanan göz,Non, innan solen förväg hans brinnande öga,
Sigara, ere güneş önceden yanan göz,Non, преди слънцето предварително парене на очите си,
Sigara, ere güneş önceden yanan göz,Μη, ΕΡΕ η προκαταβολή Κυρ κάψιμο το μάτι του,
Sigara, ere güneş önceden yanan göz,Не имеет, прежде чем солнце заранее свой горящий глаз,
Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.Doktora. - Czy jest tu doktor? - Jestem pielęgniarką.
Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.Kdo se jednou spálí, příště si dá pozor.
Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.Zdravnika. - Je tu kakšen zdravnik? - Jaz sem bolničar.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.A ak ste boli v tej časti krajiny takto vypadajú tie kopy horiaceho, tlejúceho uhoľného odpadu.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.A jestli jste byli v této části země, takhle vypadají planoucí a doutnající hromady odpadu od černého uhlí.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.Dan jika anda pernah ke bagian negara itu, seperti inilah bentuk limbah batu bara yang dibakar.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.Dupa o vreme, am decis sa plec din aceasta zona.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.En als u ooit in dit deel van de VS bent geweest, zo zien grote hopen brandend en smeulend kolenafval eruit.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.És ha már jártatok az ország azon részén, így néz ki az az égő, parázsló szén hulladék.
Ve eğer Amerikanın bu bölgesindenseniz burası için için yanan kömür yığınına benzer.여러분이 이 지역에 가 보셨다면, 이 모습이 연기를 피우며 타는 석탄폐석 더미라는 것을 알 수 있죠.