Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.그 콧구멍에서는 연기가 나오니 마치 솥이 끓는 것과 갈대의 타는 것 같구나
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Kuin oljenkorsi on sille nuija, keihästen ryskeelle se nauraa.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Nie upłoszy go strzała, a jako źdźbło są u niego kamienie z procy.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Non lo mette in fuga la freccia, in pula si cambian per lui le pietre della fionda
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Orrlyukaiból gõz lövel elõ, mint a forró fazékból és üstbõl.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Stokken zijn net zo goed als strohalmen en hij lacht als men speren naar hem toeslingert.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Strela z luku ho nepohne na útek; kamene z praku sa mu obrátia na plevy.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Stridsklubber aktes som halm, og den ler av det susende spyd.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Stridskøllen regnes for Rør, den ler ad det svirrende Spyd.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Za stéblo počítá střelbu, a posmívá se šermování kopím.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Εκ των μυκτηρων αυτου εξερχεται καπνος, ως εξ αγγειου κοχλαζοντος η λεβητος.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Из ноздрите му излиза дим, Като на възвряло гърне над пламнали тръстики.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.מנחיריו יצא עשן כדוד נפוח ואגמן׃
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.من منخريه يخرج دخان كانه من قدر منفوخ او من مرجل.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.從 他 鼻 孔 冒 出 煙 來 、 如 燒 開 的 鍋 、 和 點 著 的 蘆 葦
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.從 他 鼻孔 冒出 煙來 、 如 燒開 的 鍋 、 和 點著 的 蘆葦
Livermore, California'ya hoş geldiniz; dünyanın en uzun süre yanan lambasının yuvasına.Benvenuti a Livermore, California, sede della lampadina più longeva al mondo.
Livermore, California'ya hoş geldiniz; dünyanın en uzun süre yanan lambasının yuvasına.Bine ati venit la Livermore, statul California, locul de bastina al celui mai longeviv bec din lume.
Livermore, California'ya hoş geldiniz; dünyanın en uzun süre yanan lambasının yuvasına.Vítejte v Livermore, v Kaliforniii, místa s nejdéle svítíci žárovkou na světě.
Livermore, California'ya hoş geldiniz; dünyanın en uzun süre yanan lambasının yuvasına.Καλώς ήλθατε στο Λίβερμορ της Καλιφόρνιας, πατρίδα της μακροβιότερης λάμπας φωτισμού στον κόσμο!
Musa çıkagelir ve yanan o çalı vardır, ve Tanrı onunla konuşur.모세가 밖에서 불타는 떨기나무를 보았고 하나님께서 말씀하셨습니다.
Musa çıkagelir ve yanan o çalı vardır, ve Tanrı onunla konuşur.Moise merge şi dă peste acest tufiş în flăcări, iar Dumnezeu vorbeşte cu el.
Musa çıkagelir ve yanan o çalı vardır, ve Tanrı onunla konuşur.Moïse se promène, et il y a ce buisson ardent, et Dieu s'adresse à lui.
Musa çıkagelir ve yanan o çalı vardır, ve Tanrı onunla konuşur.Moisés un día ve un arbusto ardiente por el cual Dios le habla.
Musa çıkagelir ve yanan o çalı vardır, ve Tanrı onunla konuşur.Mojżesz wyszedł - teraz scena palących się krzaków - i Bóg przemówił do niego.
Musa çıkagelir ve yanan o çalı vardır, ve Tanrı onunla konuşur.Mojžiš vychádza a tam je horiaci oheň a Boh k nemu hovorí:
Musa çıkagelir ve yanan o çalı vardır, ve Tanrı onunla konuşur.Mojžíš vychází a tam je hořící oheň a Bůh k němu promlouvá.
Musa çıkagelir ve yanan o çalı vardır, ve Tanrı onunla konuşur.Moses geht los und findet diesen brennenden Busch, Und Gott spricht zu Moses.
Musa çıkagelir ve yanan o çalı vardır, ve Tanrı onunla konuşur.Moses ra ngoài, có một đám cháy và Chúa nói với ông.
Musa çıkagelir ve yanan o çalı vardır, ve Tanrı onunla konuşur.Mozes gaat op pad, er staat een struik in brand en God begint tegen hem te praten.
Musa çıkagelir ve yanan o çalı vardır, ve Tanrı onunla konuşur.Musa pergi keluar dan terdapat semak yang terbakar ini, dan Tuhan berbicara kepadanya.
Musa çıkagelir ve yanan o çalı vardır, ve Tanrı onunla konuşur.Моисей выходит, и вот этот горящий куст, и Бог обращается к нему.
Musa çıkagelir ve yanan o çalı vardır, ve Tanrı onunla konuşur.Мойсей виходить, і бачить палаючий кущ, і Бог говорить із ним.
Musa çıkagelir ve yanan o çalı vardır, ve Tanrı onunla konuşur.Мойсей излиза, и там има горящ храст, и Бог му говори.
Musa çıkagelir ve yanan o çalı vardır, ve Tanrı onunla konuşur.משה יוצא, ויש את הסנה הבוער, ואלוהים מדבר אליו.
Musa çıkagelir ve yanan o çalı vardır, ve Tanrı onunla konuşur.يذهب موسى الى الخارج، وهناك هذه العليقة المحترقة، ويتحدث الخالق معه.
Musa çıkagelir ve yanan o çalı vardır, ve Tanrı onunla konuşur.すると 神はモーゼに言います 「モーゼよ おまえが手に持っているものは何か」
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?(78:5) Доколе, Господи, будешь гневаться непрестанно, будет пылать ревность Твоя, как огонь?
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?Até quando, Senhor? Indignar-te-ás para sempre? Arderá o teu zelo como fogo?
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?Až dokedy sa budeš hnevať, Hospodine? Či len na veky? Dokedy bude horieť tvoja žiarlivosť ako oheň?
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?Až dokud, ó Hospodine? Na věky-liž se hněvati budeš, a hořeti bude jako oheň horlení tvé?
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?Dokądże, o Panie? azaż na wieki gniewać się będziesz? a jako ogieó pałać będzie zapalczywość twoja?
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?Doklej, GOSPOD, boš li se jezil večno? Bo li gorela kakor ogenj gorečnost tvoja?
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?Ðức Giê-hô-va ôi! cho đến chừng nào? Ngài há sẽ giận đời đời sao? Sự phân bì Chúa há sẽ cháy như lửa ư?
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?Ðức_Giê - hô-va ôi ! cho_đến chừng nào ? Ngài há sẽ giận đời_đời sao ? Sự phân_bì Chúa há sẽ cháy như lửa ư ?
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?Fino a quando, Signore, sarai adirato: per sempre? Arderà come fuoco la tua gelosia
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?¿Hasta cuándo, oh Jehovah? ¿Has de estar airado para siempre? ¿Arderá como fuego tu celo
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?HERR, wie lange willst du so gar zürnen und deinen Eifer wie Feuer brennen lassen?
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?Hoelang moet dit nog duren, HERE? Hoelang zal Uw toorn op ons blijven? Uw jaloezie branden als een vuur?
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?Huru länge, o HERRE, skall du så oavlåtligen vredgas, huru länge skall din nitälskan brinna såsom eld?
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?Hvor længe vredes du, HERRE - for evigt? hvor længe skal din Nidkærhed lue som Ild?
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?Hvor lenge, Herre, vil du være vred evindelig? Hvor lenge skal din nidkjærhet brenne som ild?
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?Jusques à quand, Éternel! t`irriteras-tu sans cesse, Et ta colère s`embrasera-t-elle comme le feu?
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?여호와여 어느 때까지니이까 영원히 노하시리이까 주의 진노가 불붙듯 하시리이까
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?Kuinka kauan sinä, Herra, olet yhäti vihoissasi, kuinka kauan sinun kiivautesi tulena palaa?
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?Meddig haragszol Uram, szüntelen? meddig gerjedez féltõ szerelmed, mint a tûz?
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?Pînă cînd, Doamne, Te vei mînia fără încetare, şi va arde mînia Ta ca focul?
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?Ya TUHAN, untuk selamanyakah Engkau marah, dan cemburu-Mu berkobar seperti api
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?Εως ποτε, Κυριε; θελεις οργιζεσθαι διαπαντος; θελει καιει ως πυρ η ζηλοτυπια σου;
Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın?До кога, Господи? Ще се гневиш ли винаги? Ще гори ли като огън ревността Ти?