Ana içeriğe geç
Sözlük

yanaşma ile cümle

yanaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama hâlâ bu sıkıntının kaynağını aramaya yanaşmakta zorlanıyorlar.لكنهم لا زالوا يكافحون في العودة والبحث عن جذور المشكلة الحقيقية
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Aber der HERR verstockte das Herz Pharao daß er sie nicht lassen wollte.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Ale Hospodin zatvrdil srdce faraonovo, a nechcel ich prepustiť.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Ali GOSPOD je otrdil srce Faraonovo, da jih ni hotel izpustiti.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Da forhærdede HERREN Faraos Hjerte, så han nægtede at lade dem rejse.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.De az Úr megkeményíté a Faraó szívét, és nem akará õket elbocsátani.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Domnul a împietrit inima lui Faraon, şi Faraon n'a vrut să -i lase să plece.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.I zatwardził Pan serce Faraonowe, i nie chciał ich puścić.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.여호와께서 바로의 마음을 강퍅케 하셨으므로 그들을 보내기를 즐겨 아니하고
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.L`Éternel endurcit le coeur de Pharaon, et Pharaon ne voulut point les laisser aller.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Maar opnieuw verhardde de HERE Farao's hart, zodat hij het volk niet wilde laten gaan.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Ma il Signore rese ostinato il cuore del faraone, il quale non volle lasciarli partire
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Men Herren forherdet Faraos hjerte, så han ikke vilde la dem fare.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Men HERREN förstockade Faraos hjärta, så att han icke ville släppa dem.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Mutta Herra paadutti faraon sydämen, niin että hän ei tahtonut päästää heitä.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Nhưng Ðức Giê-hô-va làm cho Pha-ra-ôn cứng lòng, nên người không khứng cho dân Y-sơ-ra-ên đi.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Nhưng_Ðức_Giê - hô-va làm cho Pha-ra-ôn cứng lòng , nên_người không khứng cho dân Y-sơ-ra-ên đi .
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.O Senhor, porém, endureceu o coração de Faraó, e este não os quis deixar ir:
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Pero Jehovah endureció el corazón del faraón, y no quiso dejarlos ir
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.TUHAN menjadikan raja keras kepala sehingga ia tak mau mengizinkan bangsa Israel pergi
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Zatvrdil pak Hospodin srdce Faraonovo, tak že nechtěl propustiti jich.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Αλλ' ο Κυριος εσκληρυνε την καρδιαν του Φαραω, και δεν ηθελησε να εξαποστειλη αυτους.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.И ожесточил Господь сердце фараона, и он не захотел отпустить их.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Но Господ закорави сърцето на Фараона, и той не склони да ги пусне.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.ויחזק יהוה את לב פרעה ולא אבה לשלחם׃
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.ولكن شدّد الرب قلب فرعون فلم يشأ ان يطلقهم.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.但 耶 和 華 使 法 老 的 心 剛 硬 、 不 肯 容 他 們 去
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.但 耶和華 使 法老 的 心剛硬 、 不 肯 容 他 們去
Belki de bu yöntem başka şekilde kolonoskopi yaptırmaya yanaşmayan kişilerin taranmasını sağlayabilir.E forse questo incoraggerà le persone a fare la colonscopia, cosa che altrimenti eviterebbero.
Belki de bu yöntem başka şekilde kolonoskopi yaptırmaya yanaşmayan kişilerin taranmasını sağlayabilir.E talvez isto encoraje pessoas a fazer colonoscopias que não fariam de outra forma.
Belki de bu yöntem başka şekilde kolonoskopi yaptırmaya yanaşmayan kişilerin taranmasını sağlayabilir.Et peut-être que cela va inciter des gens à passer des coloscopies qui ne l'auraient pas fait, autrement.
Belki de bu yöntem başka şekilde kolonoskopi yaptırmaya yanaşmayan kişilerin taranmasını sağlayabilir.I może to zachęci ludzi do wykonywania sobie kolonoskopii, których inaczej by sobie nie zrobili.
Belki de bu yöntem başka şekilde kolonoskopi yaptırmaya yanaşmayan kişilerin taranmasını sağlayabilir.In morda bo to spodbudilo ljudi, da opravijo kolonoskopijo, ki je sicer ne bi.
Belki de bu yöntem başka şekilde kolonoskopi yaptırmaya yanaşmayan kişilerin taranmasını sağlayabilir.아마도 이로써 다른 방식으로는 거부했던 사람들이 대장내시경을 받도록 독려할 수 있을 겁니다.
Belki de bu yöntem başka şekilde kolonoskopi yaptırmaya yanaşmayan kişilerin taranmasını sağlayabilir.Și poate asta va încuraja oamenii să își facă colonoscopii pe care altfel nu le-ar fi făcut.
Belki de bu yöntem başka şekilde kolonoskopi yaptırmaya yanaşmayan kişilerin taranmasını sağlayabilir.Y tal vez esto anime a la gente a hacerse colonoscopias que no haría de otro modo.
Belki de bu yöntem başka şekilde kolonoskopi yaptırmaya yanaşmayan kişilerin taranmasını sağlayabilir.Και ίσως αυτό να ενθαρρύνει τον κόσμο να κάνει κολονοσκοπήσεις που ειδάλλως δεν θα έκαναν.
Belki de bu yöntem başka şekilde kolonoskopi yaptırmaya yanaşmayan kişilerin taranmasını sağlayabilir.И, вероятно, это подвигнет пройти колоноскопию многих из тех, кто не решился бы на процедуру ранее.
Belki de bu yöntem başka şekilde kolonoskopi yaptırmaya yanaşmayan kişilerin taranmasını sağlayabilir.И може би това ще насърчи хора, които преди не биха го направили, да си правят колоноскопии.
Belki de bu yöntem başka şekilde kolonoskopi yaptırmaya yanaşmayan kişilerin taranmasını sağlayabilir.ואולי זה יגרום לאנשים להגיע ולעשות בדיקות קולונוסקופיות שבמצב אחר לא היו עושים.
Belki de bu yöntem başka şekilde kolonoskopi yaptırmaya yanaşmayan kişilerin taranmasını sağlayabilir.وربما هذا سيشجع الناس على أن يخضعوا لفحص تنظير القولون لم يكونوا ليقوموا به بطريقة أخرى.
Belki de bu yöntem başka şekilde kolonoskopi yaptırmaya yanaşmayan kişilerin taranmasını sağlayabilir.勇気づけるかもしれません こちらはパラダイムシフトの例です
Bohem dünyaya pek yanaşmayız, o yüzden bilmiyorum.Je ne me rappelle pas les détails.
Bohem dünyaya pek yanaşmayız, o yüzden bilmiyorum.Nem igazán mozgunk ezekben a bohém körökben, úgyhogy nem tudom.
Bohem dünyaya pek yanaşmayız, o yüzden bilmiyorum.No frecuentamos ese ambiente bohemio, así que no sé.
Bohem dünyaya pek yanaşmayız, o yüzden bilmiyorum.و لكن ... لسنا في دوائره فلا أعرف
Detayları tam da hatırlayamıyorum. Bohem dünyaya pek yanaşmayız, o yüzden bilmiyorum.Ik kan me de details niet herinneren, maar wij bewegen ons niet in die Boheemse kringen.
Kötülerin zorbalığı kendilerini süpürüp götürür, Çünkü doğru olanı yapmaya yanaşmazlar.A violência dos ímpios arrebatá-los-á, porquanto recusam praticar a justiça.
Kötülerin zorbalığı kendilerini süpürüp götürür, Çünkü doğru olanı yapmaya yanaşmazlar.Az istentelenek pusztítása magával ragadja õket; mert nem akartak igazságot cselekedni.
Kötülerin zorbalığı kendilerini süpürüp götürür, Çünkü doğru olanı yapmaya yanaşmazlar.De goddelozen worden met gelijke munt terugbetaald, omdat zij weigeren ieder het zijne te geven.
Kötülerin zorbalığı kendilerini süpürüp götürür, Çünkü doğru olanı yapmaya yanaşmazlar.De ogudaktigas övervåld bortrycker dem själva, eftersom de icke vilja göra vad rätt är.
Kötülerin zorbalığı kendilerini süpürüp götürür, Çünkü doğru olanı yapmaya yanaşmazlar.Der Gottlosen Rauben wird sie erschrecken; denn sie wollten nicht tun, was recht war.
Kötülerin zorbalığı kendilerini süpürüp götürür, Çünkü doğru olanı yapmaya yanaşmazlar.De ugudeliges vold skal rykke dem selv bort, fordi de ikke vilde gjøre det som rett er.
Kötülerin zorbalığı kendilerini süpürüp götürür, Çünkü doğru olanı yapmaya yanaşmazlar.Drapiestwo niezbożnych potrwoży ich; bo nie chcieli czynić to, co było sprawiedliwego.
Kötülerin zorbalığı kendilerini süpürüp götürür, Çünkü doğru olanı yapmaya yanaşmazlar.Gudløses Voldsfærd bortriver dem selv, thi de vægrer sig ved at øve Ret.
Kötülerin zorbalığı kendilerini süpürüp götürür, Çünkü doğru olanı yapmaya yanaşmazlar.Jumalattomat tempaa pois heidän väkivaltansa, sillä eivät he tahdo oikeutta tehdä.
Kötülerin zorbalığı kendilerini süpürüp götürür, Çünkü doğru olanı yapmaya yanaşmazlar.악인의 강포는 자기를 소멸하나니 이는 공의 행하기를 싫어함이니라
Kötülerin zorbalığı kendilerini süpürüp götürür, Çünkü doğru olanı yapmaya yanaşmazlar.La rapiña de los impíos los arrastrará, por cuanto rehúsan hacer justicia
Kötülerin zorbalığı kendilerini süpürüp götürür, Çünkü doğru olanı yapmaya yanaşmazlar.La violence des méchants les emporte, Parce qu`ils refusent de faire ce qui est juste.
Kötülerin zorbalığı kendilerini süpürüp götürür, Çünkü doğru olanı yapmaya yanaşmazlar.La violenza degli empi li travolge, perché rifiutano di praticare la giustizia
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod