Ana içeriğe geç
Sözlük

yanaşma ile cümle

yanaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yeni kent merkezi büyük gemilerin yanaşması için gereken derinlikte bir limana sahipti.De haven van New York City moest worden uitgediept voor deze schepen.
Rus elçisi buna yanaşmadı.De Russen weigerden hierop in te gaan.
Kasabada kimse ona yardım etmeye yanaşmaz, tamamen yalnız kalmıştır.Uw kapitaal wilde helemaal niet bij u blijven, bij u is het eenzaam.
O da düzeltmeye yanaşmadı.Hij laat zich niet corrigeren.
Ancak Kruşçev bantları teslim etmeye yanaşmadı.Dus moest van Cruyningen opgeven.
Söylentiye göre meselâ 67. gezegenin en alt sâkini, 68. gezegenin kralıyla değişmeye yanaşmaz.Ostatnie publicznie dostępne, 88 piętro nie należy do hotelu.
Ancak patronu anlaşmayı bozmaya yanaşmaz.Właściciel skarbów chce przerwać umowę.
Agamemnon kızını kurban etmeye yanaşmadı.Men Agamemnon vill inte offra sin dotter.
Bu yüzden ona yanaşmak çok tehlikelidir.Наближатися до такого собаки небезпечно.
Ancak Beşiktaş yönetimi Kerem'i satmaya yanaşmadı.Вищий адмінсуд не схотів ображати Кірєєва.
Hükümet anlaşma yapmaya yanaşmadı.Vláda ale na jednání nepřistoupila.
O da düzeltmeye yanaşmadı.Nebo se nechci přizpůsobit.
Rus elçisi buna yanaşmadı.Zástupce Ruska se k jednání nedostavil.
Louis buna yanaşmadı.Louis nedosáhly.
Hükümet anlaşma yapmaya yanaşmadı.Guvernul refuză să negocieze.
Ben, o ünlenmiş soyadının bana sağlama ihtimali olan kolaylıklarına hiç yanaşmak istemedim.Am decis să nu ratez minunata șansă care mi se oferea.
Esasen bir karış bile geri çekilmeye yanaşmayan Hitler, bu öneriyi geri çevirdi.Hitler și apropiații săi au refuzat chiar și să ia în discuție o astfel de posibilitate.
Ancak küçük tonajlı gemilerin ve yatların yanaşması için uygundur.Kisebb hajók és jachtok kikötésére alkalmas.
Frank bu işleri bırakıp düzenli bir hayat kurma yanlısıydı ancak Jesse yanaşmadı.Frank így tett, ezért szabadlábra helyezték, de Jesse tovább bujkált.
Hükümet anlaşma yapmaya yanaşmadı.Mutta hallitus ei halunnut keskustella.
Ama onlar dalga geçildiğini anladığında onun istediklerini yapmaya yanaşmazlar.Hän piti vitseistä eikä halunnut jäädä ilman tunnustusta tekemästään työstä.
Louis buna yanaşmadı.Louhi ei tähän suostu.
Frank bu işleri bırakıp düzenli bir hayat kurma yanlısıydı ancak Jesse yanaşmadı.Helinän isä ei koskaan suostunut viralliseen adoptioon, vaikka Julius olisi näin halunnut.
Hükümet anlaşma yapmaya yanaşmadı.Η κυβέρνηση αρνήθηκε να διαπραγματευθεί.
Ancak patronu anlaşmayı bozmaya yanaşmaz.Αποφασίζει να μην κλείσει τη συμφωνία.
Bizanslıların Macarlara yanaşma teşebbüsleri de Bulgar diplomasisi tarafından başarılı bir şekilde engellendi.Οι νέες κομμουνιστικές αρχές εξαφανίστηκαν με επιτυχία τα εναπομείναντα Βουλγαροφιλικά αισθήματα.
Ama onlar dalga geçildiğini anladığında onun istediklerini yapmaya yanaşmazlar.Θέλει να της δείξει με τη στάση του ότι δεν πρόκειται να της επιτρέψει να κάνει ότι θέλει.
Rüzgar sahilden esiyor ve gemilerin pek çoğunun bir saldırı için surlara yeterince yanaşmasını engelliyordu.Vind blåste fra kysten og forhindret de fleste skipene fra å komme nær nok bymurene til å angripe.
Ancak Kruşçev bantları teslim etmeye yanaşmadı.Kreasjonistene gav imidlertid ikke opp.
Peter buna pek yanaşmaz ve Brian ile birlikte beyzbol antrenmanına gider.En ettermiddag kommer Charlie for sent til baseball-treningen med Sam.
Mercan kayalıkları da gemilerin yanaşması için tehlike arz etmektedir.Også kastevinder fra fjellene utgjør en viss fare for seilbåter.
Hükümet anlaşma yapmaya yanaşmadı.Avtalen ble ikke overholdt av regjeringen.
Ancak patronu anlaşmayı bozmaya yanaşmaz.Sekalipun demikian Menteri tidak keberatan RRI mengadakan persiapan-persiapan.
O da düzeltmeye yanaşmadı.Phi vẫn không chịu sửa đổi.
Taraflar uzlaşmaya yanaşmaz.Tuy nhiên, các bên đã không đi đến sự thống nhất.
Mercan kayalıkları da gemilerin yanaşması için tehlike arz etmektedir.Đồng thời vách đá cũng là một mối nguy hiểm cho tàu bè qua lại.
İngiliz Hükümeti bu konuda bir girişimde bulunmaya yanaşmamaktadır.イギリス政府はこれを止めようと介入した。
O da düzeltmeye yanaşmadı.直そうとは思わない。
Fakat her iki taraf ta bir muharebeye yanaşmak istememekteydi.2人は彼がストリートギャングに入らないよう育て上げた。
Atina ise, kendi topraklarının korunmasını zaafa uğratmamak için kuvvet göndermeye yanaşmamıştır.しかし中つ国へと渡った叛乱者のためにかれは助力を与えず、かれらがアマンの地へと逃げ帰ることも禁じた。
Ancak o bildiklerini kimseyle paylaşmaya yanaşmaz.但其情形為相對人所明知者,不在此限。
Muazzez ise Yusuf’u sevdiği için Ali ile evlenmeye yanaşmaz.惟尹天照不喜歡神道教,反而喜歡信奉基督教。
Polis olduğu yerde kalacak, buraya yanaşmayacak" demiştir.他是那种会在旁边说‘别走那条通道。
Ancak Beşiktaş yönetimi Kerem'i satmaya yanaşmadı.그러나 베른 정부는 칼비니스트 교회에 지배권을 부여하려 하지 않았다.
Ben, o ünlenmiş soyadının bana sağlama ihtimali olan kolaylıklarına hiç yanaşmak istemedim.החלטתי שלא להחמיץ את ההזדמנות הנפלאה שניתנה לי.
Taraflar uzlaşmaya yanaşmaz.הצדדים לא הצליחו להגיע להסכמה.
Bu ahlaksızlığa yanaşmayan Dimitri ise bir gün eve girip babasını tehdit eder.מאוחר יותר באותו ערב, מתפרץ דימיטרי לבית אביו, תוקף אותו ומאיים שעוד יחזור ויהרוג אותו.
Hükümet anlaşma yapmaya yanaşmadı.הממשלה לא התערבה בנעשה.
Frank bu işleri bırakıp düzenli bir hayat kurma yanlısıydı ancak Jesse yanaşmadı.נראה היה כי פרנק השתקע, אך ג'סי נותר חסר מנוחה.
Mercan kayalıkları da gemilerin yanaşması için tehlike arz etmektedir.Нуждата от морски буксир също носи своите рискове.
Rus elçisi buna yanaşmadı.Руският дипломат дал съгласието си.
Agamemnon kızını kurban etmeye yanaşmadı.Тя предрекла и смъртта на Агамемнон.
Kasabada kimse ona yardım etmeye yanaşmaz, tamamen yalnız kalmıştır.Zabrine ga što nigdje nema nikoga te je posve sam.
Çırak, önceleri şikayet etmeye yanaşmasa da ısrar üzerine polise durumu anlattı.To je kao da prvi put ustajete i snažno zahtijevate nešto i to je ono što je iznenadilo policiju.
Ama Butterfly Yamadori'nin evlilik teklifine hiç yanaşmamaktadır.Odgovornost za mariborski masakr nikada nije utvrđena.
Tazminat değeri olan 70.000 Lirayı vermeye hükümet yanaşmadı.Ulaže po 9.900 dolara kako bi izbjegla pozornost Porezne uprave.
Rus elçisi buna yanaşmadı.Ruman ani nechcel ísť.
Agamemnon kızını kurban etmeye yanaşmadı.Agamemnonas ryžosi paaukoti savo dukterį.
Rus elçisi buna yanaşmadı.Deja, rusų valdžia tam nepritarė.
Emevîler ise, bu hoşnutsuzluğu ortadan kaldırıcı politikalar uygulamaya yanaşmaz bir görüntü vermekteydiler.Lõpeks leidsid nad, et parem on vastumeelsetest poliitikutest lahti saada.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod