Ana içeriğe geç
Sözlük

yanaşma ile cümle

yanaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gemi yanaşmadan sonra asma merdivenini indirdi.The ship lowered its gangway after docking.
Gemi henüz rıhtıma yanaşmadı bile.The ship hasn't even docked yet.
Tom Mary'nin kaldırıma yanaşmasını söyledi.Tom told Mary to pull over.
Tom buna yanaşmaz.Tom won't go along with that.
Uslu durmaya yanaşmadı.He refused to settle down.
Pes etmeye yanaşmadı.He refused to give up.
Ben, o ünlenmiş soyadının bana sağlama ihtimali olan kolaylıklarına hiç yanaşmak istemedim.I decided not to miss the wonderful opportunity that presented itself.
Ancak, Memo buna pek yanaşmaz.But the self-referentiality goes far beyond this.
Rus elçisi buna yanaşmadı.Russian side was not fond of this at all.
Nûri Paşa II. Abdülhamid zamanında olagelen jurnalcılığa asla yanaşmamıştır.Abdul-Ghani Shahad never represented Iraq at any level.
AZ'da başarısız olarak değerlendirilmese de, AZ Boukhari'yi almaya yanaşmadı.They returned, unsuccessful in finding Bhama.
SEO'nun trendlerine pek yanaşmayın, onun yerine kalıcı fayda sağlayacak etkinliklere öncelik verin.Try to avoid the SEO trends, and instead prioritize the tasks that will bring lasting value.
Üçü görüşmeye yanaşmadı.Three of them never showed up.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.He swung towards the door, lashing his tail and growling to himself.
Yavaşlayın ve otobüsün önünüzden sağa yanaşmasına izin verin.SLOW DOWN AND LET THE BUS PULL OVER IN FRONT OF YOU.
Sinyal verirken -ve sağa yanaşmadan önce- bisikletlinin nerede olduğuna bakın.AS YOU SlGNAL - AND BEFORE YOU MOVE TO THE RlGHT - MAKE SURE YOU KNOW WHERE THE BlKE RlDER IS.
Dönüşlerden ve sağa yanaşmadan önce daima sinyal verin.ALWAYS SlGNAL BEFORE TURNlNG OR PULLlNG OVER.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.But Yahweh hardened Pharaoh's heart, and he wouldn't let them go.
Terbiye edilmeye yanaşmayanı Yokluk ve utanç bekliyor, Ama azara kulak veren onurlandırılır.Poverty and shame come to him who refuses discipline, but he who heeds correction shall be honored.
Kötülerin zorbalığı kendilerini süpürüp götürür, Çünkü doğru olanı yapmaya yanaşmazlar.The violence of the wicked will drive them away, because they refuse to do what is right.
Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır, (sakın) onlara yanaşmayın.These are the bounds fixed by God, so keep well within them.
"Daha sonra (davamı) onlara açıkça ilan ettim ve kendilerine gizli gizli yollarla yanaşmak istedim."And declared to them in public and in private,
Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur.It is he who pushes the orphan away,
O kentte, hep bozgun çıkarıp barışa hiç yanaşmayan dokuz çete vardı.There were in that city nine persons who spread disorder in the land, and did not reform.
Yoksulları doyurmaya da yanaşmaz.And does not induce others to feed the needy.
Ancak hiçbiri fiyatları indirmeye yanaşmayarak, zamlardan yüksek vergileri sorumlu tuttu.None planned to lower their prices, blaming the hikes on high taxes.
Ayrıca meclisin konuyu tartışmaya açmaya yanaşıp yanaşmayacağı da henüz belli değil.In addition, it is not clear when parliament would get around to discussing the issue.
Kız kardeşlerinize, görümcelerinize ya da kuzenlerinize yanaşmayın; buna izin verilmiyor.Do not approach sisters, your sisters-in law or your cousins; that is not permitted.
Düğümlerin her biri Ortak Yanaşma Mekanizmaları (CBM) adı verilen bağlantı noktaları vardır.Each of the nodes has ports called Common Berthing Mechanisms (CBM).
Avlu, tekne depolama, yanaşma, küçük onarımlar ve komple onarımlar sunmaktadır.[1]The yard offers boat storage, berthing afloat, repairs and complete refits.[5]
Ayrıca Agena hedef aracıyla beşinci buluşma ve dördüncü yanaşmayı da gerçekleştirdi.It also achieved the fifth rendezvous and fourth docking with an Agena target vehicle.
Rus elçisi buna yanaşmadı.Die russische Armee konnte nicht dagegen vorgehen.
İngiliz Hükümeti bu konuda bir girişimde bulunmaya yanaşmamaktadır.Jedoch verweigert die Britische Regierung einen Kommentar zu diesem Thema.
DSP buna yanaşmadı ancak CHP olumlu yanıt verdi.Die DSP lehnte dies ab, während die CHP aufgeschlossen war.
Muazzez ise Yusuf’u sevdiği için Ali ile evlenmeye yanaşmaz.Weil er dem Engel nicht glaubt, wird Zacharias stumm.
Louis buna yanaşmadı.Lewis n'approuvait pas cela.
Bu yüzden ona yanaşmak çok tehlikelidir.Il est dangereux d’aller la ramasser.
Buna yanaşmayan Victor sözünden cayar.Elle accuse Victor qui n'y est pour rien.
Kasabada kimse ona yardım etmeye yanaşmaz, tamamen yalnız kalmıştır.Une fois rendu sur place, il se trouve tout seul et personne ne lui vient en aide.
O da düzeltmeye yanaşmadı.Il est décidé de ne pas le corriger.
2006 yılı sonunda seçimlerin yenilenmesi konusunda CHP çaba gösterse de AKP buna yanaşmadı.Lorsque Genk désire reprendre, fin 2007, les négociations, la situation a évolué.
Niko ise, Vano olmayı benimser ve bir daha Niko olmaya yanaşmaz.Grâce à Benio, il décide de redevenir un Onmyôji.
Lakin Walter buna ve kuklayı bırakmaya yanaşmaz.Et Blair ne souhaite pas en rester là.
İngiliz Hükümeti bu konuda bir girişimde bulunmaya yanaşmamaktadır.Le gouvernement britannique renonce alors à intervenir.
Bunu yalnızca, arazinin güçlüklerinden dolayı Roma İmparatorluğu'na saldırmaya yanaşmayayım diye yaptınız.Celui-ci lui aurait fait jurer de ne pas entrer dans l'Empire Romain de force.
Bu yüzden ona yanaşmak çok tehlikelidir.Así que encontrarse con ellos es extremadamente peligroso.
Rus elçisi buna yanaşmadı.Pero el ruso no desea nada más.
O da düzeltmeye yanaşmadı.Tampoco quiso que le vendaran los ojos.
Hükümet anlaşma yapmaya yanaşmadı.Sin embargo, el gobierno se negó a negociar.
Hükümet anlaşma yapmaya yanaşmadı.Il governo, tuttavia, rifiutò di negoziare.
Louis buna yanaşmadı.Льюис же не одобряет этого.
Taraflar uzlaşmaya yanaşmaz.Стороны не пошли на примирение.
Kasabada kimse ona yardım etmeye yanaşmaz, tamamen yalnız kalmıştır.Не найдя в саду никого, он удаляется.
Esasen bir karış bile geri çekilmeye yanaşmayan Hitler, bu öneriyi geri çevirdi.Гитлеровцы, не ожидавшие такого натиска, отступили.
Rus elçisi buna yanaşmadı.Российские власти приветствовали это.
Yeni kent merkezi büyük gemilerin yanaşması için gereken derinlikte bir limana sahipti.Для захода больших торговых кораблей компания нуждалась в хорошей глубокой гавани.
Rus elçisi buna yanaşmadı.ولم تدع روسيا السوفيتية إليه.
Ankara'nın bazı imtiyazlara yanaşmasına rağmen, Bolşevikler maddi ve askerî malzeme akışını yavaş tuttular.على الرغم من تقديم التنازلات من قبل الأتراك، كان وصول المساعدات المالية و الإمدادات العسكرية بطيئا.
Bizanslıların Macarlara yanaşma teşebbüsleri de Bulgar diplomasisi tarafından başarılı bir şekilde engellendi.As tentativas bizantinas de aproximar-se dos magiares também foi contidas com sucesso pelos búlgaros.
Louis buna yanaşmadı.Não aprovo isso de Lewis.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod