yanından ile cümle
yanından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Vincent'a göre Holden hiçbir şeyi komik yanından ele almazdı.על פי דבריו של רייד, ארווין לא היה מודאג בנוגע למדיניותו של הולט.
Koleksiyonu dünyanın dört bir yanından 10 milyon örnekleri oluşmaktadır.Състои се от 10 милиона екземпляра от цял свят.
Darcy onun yanından ayrılır ama çok geçmeden bir mektupla suçlamalara cevap verir.Дарси си тръгва, но на другия ден ѝ дава писмо, в което обяснява своите действия.
Yolda tuhaf küçük bir kızın yanından geçiyorlar.Пред странника изниква малка кръчмица край пътя.
Köyün adı köyün yanından geçen çaydan gelmektedir.Името му идвало от дерето, минаващо покрай селото.
Yumuşak, çok büyük kulakları başın iki yanından aşağı sarkar.Ушите са висящи, ниско поставени, от двете страни на главата.
20 yıl çalıştıktan sonra Yakup mallarını ve ailesini alarak dayısının yanından kaçtı.На двадесет години той поема с братята си наследството на баща му и на чичо му.
Messi topa çıkarken, eliyle topa dokunarak kaleci Carlos Kameni'nin yanından geçmesine sebep oldu.Messi se odrazio prema lopti i rukom je proslijedio pokraj vratara Carlosa Kamenog.
İspir'den Karadeniz'e giden D 925 karayolu nehrin yanından geçer.Východným okrajom prechádza cesta II/529 z Hriňovej do Brezna.
Faust Mefistofeles'ı Margueririte'ye layık olacak bir hediye arayıp getirmesi için yanından gönderir.Mefisto obljubi Faustu, da mu bo preskrbel za Margareto še vse drugačno darilo.
Tem otoyolu köyün yanından geçmektedir.Nahaja se v bližini obalne avtoceste.
1979 yılında Voyager 1 tarafından, Jüpiter'in yanından geçtiği zaman keşfedildi.Luno je leta 1979 odkril Voyager 1.
Koleksiyonu dünyanın dört bir yanından 10 milyon örnekleri oluşmaktadır.Kolekciją sudaro 10 mln. egzempliorių iš viso pasaulio.
Kılıcını yanından asla ayırmaz.Neleidžia išslysti kalavijui iš rankos.
Mahallenin ortasında bir göl vardır karayolu mahallenin hemen yanından geçer.Pačiame miesto centre yra lagūna su ją supančiu parku.
Çakır onun yanından hiç ayrılmaz.Šiaudelis prie jų neduodamas.
Bir gün yanından geçen kedinin içmesi için su kabını hafifçe eğdi.Kord läks kassi nina eest liig lähedalt mööda.
-- 1,6 km'denfazla mesafeyle onun yanından veya üzerinden geçmiş olurduk.--우리들은 그것을 지나쳤거나 1마일 이상 통과했을 것 입니다.
-- 1,6 km'denfazla mesafeyle onun yanından veya üzerinden geçmiş olurduk.- am și trecut deja de acest lucru sau prin el cu mai mult de 1.6 km.
-- 1,6 km'denfazla mesafeyle onun yanından veya üzerinden geçmiş olurduk.-chúng ta đã có thể vượt qua nó hoặc xuyên qua nó từ hơn một dặm.
-- 1,6 km'denfazla mesafeyle onun yanından veya üzerinden geçmiş olurduk.Li avreste attraversati o sorpassati da più di un chilometro.
-- 1,6 km'denfazla mesafeyle onun yanından veya üzerinden geçmiş olurduk.Minęlibyśmy to coś albo przelecieli na wylot o ponad półtora kilometra.
-- 1,6 km'denfazla mesafeyle onun yanından veya üzerinden geçmiş olurduk.- on aurait dépassé le bâtiment ou passé à travers de plus d'un kilomètre.
-- 1,6 km'denfazla mesafeyle onun yanından veya üzerinden geçmiş olurduk.- we zouden er meer dan 2 kilometer langs of doorheen gegaan zijn.
-- 1,6 km'denfazla mesafeyle onun yanından veya üzerinden geçmiş olurduk.-- würden wir schon 1,9 km daran vorbei oder hindurch gegangen sein.
-- 1,6 km'denfazla mesafeyle onun yanından veya üzerinden geçmiş olurduk.- נעבור אותו או דרכו בשני קילומטר.
-- 1,6 km'denfazla mesafeyle onun yanından veya üzerinden geçmiş olurduk.سوف نمضي خلاله أو من خلال ذلك بأكثر من ميل.
-- 1,6 km'denfazla mesafeyle onun yanından veya üzerinden geçmiş olurduk.突き抜けてしまうね 近くの壁に
25 Mayıs günü, dünyanın dört bir yanından her yaştan, her meslekten insanlarفي الخامس والعشرين من أيار، سيقوم أناس من جميع أنحاء العالم من مختلف الأماكن والمهن
25 Mayıs günü, dünyanın dört bir yanından her yaştan, her meslekten insanlarどこにいる人も、何をやっている人も、 皆、モンサント社反対運動に立ち上がります。
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Ale akonáhle prešli okolo, začalo sa to trhavým pohybom šplhať po stene.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Ale gdy tylko przeszli obok, zaczynało się zrywami wspinać po ścianie.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Ale jakmile prošli okolo, začalo to šplhat po stěně trhavým pohybem.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Dar de îndată ce trec de el, va începe să se ridice pe zid, dând impresia că tremură sau se smucește.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.De amint elhaladtak mellette, döcögősen elkezdett felfelé mászni a falon.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.하지만 곧 그들이 이를 지나치자마자 그것은 육포같이 떨면서 벽을 타고 올라가기 시작합니다.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Ma appena qualcuno passava, cominciava a risalire il muro in modo incerto.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Maar zodra ze voorbijkwamen, begon het schokkerig tegen de muur op te klimmen.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Mais dès qu'il l'apercevront de profil, il commencerait à grimper sur le mur d'une façon saccadée.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Mas, assim que passavam por ele, ele começava a subir pela parede de forma irregular.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Men så snart de gick förbi den så började den klättra upp för väggen i ryckande rörelser.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Namun segera setelah mereka lewat, obyek ini mulai memanjat dinding dengan gaya yang khas.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Nhưng chỉ cần mọi người đi ngang qua thì nó sẽ bắt đầu bò lên tường theo cách cực kỳ cứng nhắc.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Pero en cuanto pasaran al lado, empezaría a trepar la pared de forma espasmódica,
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Sobald sie aber daran vorbeigingen, begann es, ruckartig die Wand hochzuklettern.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Αλλά μόλις το προσπερνούσαν, αυτό άρχιζε να σκαρφαλώνει στον τοίχο με σπασμωδικές κινήσεις.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Але як тільки вони проходять повз, він рухається вгору по стіні.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Но веднага щом минеха покрай него, то започваше да се изкачва пъргаво по стената.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Но как только они проходили мимо, он начинал ползти вверх по стене отрывистыми движениями.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.אבל ברגע שהיו עוברים את זה, זה היה מתחיל לטפס על הקיר בתנועה תזזיתית.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.لكن بمجرد أن يمروا بجانبه، يبدأ في تسلق الحائط بطريقة متشنجة.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.これは壁を奇妙によじ登ります 疲れたら落ちる仕組みになっています
Amerika'nın her yanından yaşları 7 ila 12 arasında değişen 1100 çocukla, kız ve erkek, görüştük.남녀 어린이 1,100명을 인터뷰 했습니다. 미국전역에 걸쳐 7~12세의 어린이들을 인터뷰했죠.
Amerika'nın her yanından yaşları 7 ila 12 arasında değişen 1100 çocukla, kız ve erkek, görüştük.ראיינו 1,100 ילדים, בנים ובנות, גילאים 7 עד 12, בכל רחבי ארצות הברית,
Amerika'nın her yanından yaşları 7 ila 12 arasında değişen 1100 çocukla, kız ve erkek, görüştük.قمنا بمقابلة 1,100 طفل من الذكور والأناث، تترواح أعمارهم مابين 7-12، من أرجاء الولايات المتحدة الأمريكية،
Amerika'nın her yanından yaşları 7 ila 12 arasında değişen 1100 çocukla, kız ve erkek, görüştük.男の子と女の子1100人にインタビューを行いました。 ただし、家庭環境の影響でコンピュータに
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.Chúng có vẻ không sợ độ cao theo cách người ta hay làm.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.Ei nu par să aibă aceeași frică de înălțime pe care o au indivizii umani.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.(Gelächter)
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.애들은 인간이 느끼는 고소공포를 느끼지 않는 것 같아요.