yanından ile cümle
yanından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hızır da yanından eksik olmaz.Однак він не стійкий і швидко зникає.
Bütün gece Tina'nın başında beklemiş ve ancak sabah yanından ayrılmaya başlamışlardır.Stáli u Tiny celou noc a teprve ráno začali odcházet.
Tina'nın yanından en son ayrılan annesi Teresia'dır.Poslední, kdo odešel, byla Teresia, Tinina matka.
Hükümet görevlileri kızı Sam'in yanından alırlar.Práci přidělí Samovi jeho šéf.
Ama Otello onu yanından uzaklaştırır.Veronika ho od ní odtáhne.
İspir'den Karadeniz'e giden D 925 karayolu nehrin yanından geçer.Východním okrajem prochází silnice II/529 z Hriňové do Brezna.
Gianfranco hayallerinin peşinden koşmak için 16 yaşında ailesinin yanından ayrılmıştır.La vârsta de 16 ani, Gianfranco a plecat de acasă pentru a-și urma propriile visuri.
Annesine hâlâ çok bağımlıdır ve yanından ayrılmaz.Este încă dependent de mamă și stă aproape de ea.
Fakat Dönitz, Himmler'i derhal yanından uzaklaştırdı ve kendisine Alman hükümetinde yeri olmadığını söyledi.Dönitz l-a respins pe Himmler, spunându-i că nu mai avea loc în guvernarea Germaniei.
Messi topa çıkarken, eliyle topa dokunarak kaleci Carlos Kameni'nin yanından geçmesine sebep oldu.Messi a sărit împingând mingea în poartă pe lângă portarul lui Espanyol Carlos Kameni.
Michael avluda Lincoln'nün yanından geçerken ondan özür diledi.A fost forțat de Michael Howard să merge în Liverpool să-si ceară scuze.
Maddi kaynaklar ve giysiler, ABD'nin her yanından astronomlar tarafından sağlanmıştı.Podoabele și hainele le aduceau din orașele imperiului.
Messi topa çıkarken, eliyle topa dokunarak kaleci Carlos Kameni'nin yanından geçmesine sebep oldu.Messi a labdáért ugrott, és kézzel ütötte el azt a kapus, Carlos Kameni mellett.
İlin her yanından getirilen boğalar boyun kalınlığına ve kilolarına göre sınıflandırılıp güreştirilir.Kukin koira arvostellaan ensi oman rotunsa ja arvosteluluokan mukaisesti.
Vincent'a göre Holden hiçbir şeyi komik yanından ele almazdı.Walliamsin mukaan Lucas ei ollut halukas tekemään toista kautta.
Çakır onun yanından hiç ayrılmaz.Sen vaippa ei ulotu kuoren ulkopuolelle.
Parça dünyanın dört bir yanından sanatçılar tarafından birçok kez cover'landı.Kappaleesta on myöhemmin tehnyt coverin sadat artistit ympäri maailman.
Bütün gece Tina'nın başında beklemiş ve ancak sabah yanından ayrılmaya başlamışlardır.Οι Κινέζοι εγκατέλειψαν τις θέσεις τους το βράδυ και μέχρι το επόμενο πρωί είχαν υποχωρήσει πλήρως.
Yanından geçen herkes onun güzelliğine hayran olur, onu târif ederdi.Εκείνος θαυμάζοντας την ομορφιά της την κράτησε κοντά του και στη συνέχεια την παντρεύτηκε.
Mezun olduktan sonra Kunio Maekawa’nın yanından çalışmaya başladı.Αφού αποφοίτησε από το Πανεπιστήμιο του Τόκιο άρχισε να εργάζεται στο γραφείο του Κούνιο Μαεκάουα.
1989 - Voyager 2, Neptün gezegeninin yanından geçti.1989 - Voyager 2 passerer Neptun.
Hızlı yüzer, teknelerin yanından gider ve havada akrobatik gösteriler yapabilir.Det er en hurtig svømmer, der ivrigt rider på bovbølgen fra både og laver akrobatiske luftspring.
Kızılırmak mahallenin hemen yanından geçerdi.Hove Å løber i nærheden af stedet.
Vincent'a göre Holden hiçbir şeyi komik yanından ele almazdı.Ifølge den måtte Danmark ikke knytte Slesvig nærmere til kongeriget end Holsten.
Kılıcını yanından asla ayırmaz.Slipper en sjelden gang sverdet sitt.
Her iki sonda da Jüpiter’in yanından 1979’da, Satürn’ün yanından da 1981’de geçmiştir.Begge sondene passerte Jupiter i 1979 og Saturn i 1980–81.
Zaten Bursa uzaktan üç yanından Osmanlı beylik arazileri ile çevrili hale gelmişti.Han har forsterket hjertet sitt med tre jernbånd i sorg over sin herres fornedrelse.
Van Gogh'un, Gauguin'in yanından ayrılacağını farketmiş olması mümkündür.Kemungkinan Van Gogh sadar bahwa Gauguin berencana untuk meninggalkannya.
Gianfranco hayallerinin peşinden koşmak için 16 yaşında ailesinin yanından ayrılmıştır.Pada usianya yang ke-16, Gianfranco meninggalkan keluarganya untuk mengejar impiannya sendiri.
Yatağanını yanından ayırmazmış..."Dia mengosongkan diri-Nya sendiri ..."
Galileo uzayaracı, 1995'te Jüpiter'e ulaştı ve 1999'un sonlarında İo'nun yanından geçti.Wahana Galileo tiba di Yupiter pada tahun 1995 setelah menempuh perjalanan selama enam tahun dari Bumi.
Perugia Yabancılar Üniversitesi, dünyanın her yanından yabancı öğrencileri misafir eder.Universitas-universitas yang ada di Varanasi telah menarik para pelajar dari seluruh dunia.
Cündişapur Üniversitesi dünyanın her yanından özellikle de Hristiyan bilim adamları toplanmıştır.Bacaan yang sama dibaca di seluruh dunia di setiap Gereja Christian Science.
Messi topa çıkarken, eliyle topa dokunarak kaleci Carlos Kameni'nin yanından geçmesine sebep oldu.Messi lao tới và dùng tay để đưa bóng vào lưới thủ thành Carlos Kameni.
Hızır da yanından eksik olmaz.Mất sớm không thừa tự.
Üzerinde 2-4 göz bulunan kalem de alttaki gözün iki yanından başlanarak düzgün bir şekilde yontulur.Thân phủ vẩy lớn. ở bên má có 2- 4 hàng vẩy, vẩy trên lưng bắt đầu ở trên sau mắt.
Annesine hâlâ çok bağımlıdır ve yanından ayrılmaz.Chỉ có mẹ cậu ở gần đó, và bà không thể nào cứu được cậu ta.
Demir boru yüzünün yanından girip, ... sol gözünün arkasından geçti ve kafasının üzerinden çıktı.鉄の棒は彼の顔の横から入り、左目の後ろを通り抜け、頭頂から抜け出した。
Varda'nın yanından hiç ayrılmadı.ヴァリカに仕事はない。
Perugia Yabancılar Üniversitesi, dünyanın her yanından yabancı öğrencileri misafir eder.ギャローデット大学は世界中から留学生を受け入れている。
Hızır da yanından eksik olmaz.なかなか強力な上、消滅しない。
Çakır onun yanından hiç ayrılmaz.横からなら絶対クラッシュしない。
Yatağanını yanından ayırmazmış..."寝床の用意は、しなくていいよ」と言った。
Daha sonraları peygamber onu himayesine almış, ömrü boyunca da peygamberin yanından ayrılmamıştır.趙の藺相如は自ら志願して秦への使者として立ち、璧を奪われることなく帰国した(完璧の故事)。
Bu olaydan sonra ise azledilen Mücireddin Emir Şah'ın yanından bir süre için ayrılmıştır.攔阻的被除去之後,“那時這不法的人必顯露出來。
Gizemli bir figür yanından geçer ve eline bir not tutuşturur.一个神秘的身影将一张纸塞进她的手中。
On ay boyunca kendilerine avlanmayı ve erkek ayılardan korunmayı öğreten annelerinin yanından ayrılmazlar.諸將咸諫,以慕容永未有釁,連歲征役,士卒疲怠,請俟他年。
En ayırt edici özelliği yüzünde iki yanından çıkan sakallardır.外觀上頭頂綁著兩個圓形的髮髻為其最大特徵。
Perugia Yabancılar Üniversitesi, dünyanın her yanından yabancı öğrencileri misafir eder.国际大学以来自世界不同国家的多元化学生为主体。
Tuvalete gitmek için onun yanından ayrılır.결국 아버지는 화장실을 간다는 핑계로 도망쳤다.
Hızır da yanından eksik olmaz.가속력도 결코 낮지 않은 편이다.
Yakup 20 yıl hizmet ettikten sonra dayısı Lavan'ın yanından ayrılmak istedi.삼촌 라반을 위해 20년간 일한 후, 야곱은 집으로 돌아온다.
Vincent'a göre Holden hiçbir şeyi komik yanından ele almazdı.할리우드는, 엘비스라면 모를까 그들에게는 별 유익한 장소가 되지 못했다.
Annesine hâlâ çok bağımlıdır ve yanından ayrılmaz.어머니의 과잉 애정 속에 자라, 어머니와 떨어져 살 수 없는 것이 불만이다.
Bu görüntülerde Develioğlu'nun yanından küçük bir grup yanından geçip gidiyordu ve saldırı yoktu.도로 옆에는 범인이 건너야 할 작은 늪이 있었는데 아무런 발자국도 없었다.
Arrigo çok kızgınca babasına hakaret ederek onun yanından ayrılır.집으로 돌아간 프란치스코는 화가 난 부친에게 호되게 야단맞았다.
Emevilerin kötülüklerini gösteren bir listeyi yanından eksik etmezdi.당신들의 조상들이 박해하지 않은 예언자가 한 사람이나 있었습니까?
Demiryoluda Beldemizin yanından denize paralel olarak geçmektedir.가마터 주위는 얕은 비탈을 이루며 바다로 이어져 있다.
Gionone onun yanından bir ikaz verdikten sonra ayrılır.이후 세보가 실전되어 고려 태조 때 이의(李誼)를 중시조로 하고 있다.
Bir ara Ambrose karısının yanından ayrılır.칼베로는 여인의 곁을 떠난다.