yanından ile cümle
yanından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Annesine hâlâ çok bağımlıdır ve yanından ayrılmaz.Elle a appris que sa mère était gravement malade et n'en peut plus d'être éloignée d'elle.
Bütün gece Tina'nın başında beklemiş ve ancak sabah yanından ayrılmaya başlamışlardır.Se pararon al lado de Tina durante la noche y comenzaron a irse en la mañana.
Numarlandırma oksijenin yanından başlar (bakınız glukoz maddesi).La numeración se inicia junto al oxígeno del anillo (véase la glucosa).
Bu tarihten ölümüne kadar üç yıl boyunca Muhammed'in yanından ayrılmadı.Vivió junto a Mahoma durante tres años, hasta su muerte.
Koleksiyonu dünyanın dört bir yanından 10 milyon örnekleri oluşmaktadır.La colección consiste en 10 millones de especímenes por todas partes del mundo.
Cassie, Willow'un yanından gider.Donna se queda junto a Wilf.
Yolda tuhaf küçük bir kızın yanından geçiyorlar.En el camino se encuentra con un niño pequeño en el otro lado de una puerta cerrada con llave.
Buna rağmen ve Adriano'nun bütün ısrarlaina rağmen İrene kardeşi Rienzi'nin yanından ayrılmayı kabul etmez.A pesar de los ruegos de Adriano, Irene decide permanecer con Rienzi.
Hacdan dönüşte Rakka’da Ispanakçı Mustafa Paşa yanından ayrıldı ve İstanbul’a geri geldi.Regresado de las Indias Orientales, Busken Huet se retiró para el resto de su vida en París.
Başka bir köyden gelen bir yolcu mezarlığın yanından geçerken mezarın birinden çocuk ağlaması duyar.Un paseante oye el llanto de un niño dentro de un viejo castillo.
Sezen Aksu’nun orkestra şefliğini yaptmış birkaç sene sonra yanından ayrılmıştır.La canción finaliza con el Capitán Beto siendo hallado muchos años después.
Kutsal kentin, yeni Yeruşalim'in gökten, Tanrı'nın yanından indiğini gördüm.El Eterno vigila desde lo alto de los cielos la ciudad fiel.
1989 - Voyager 2, Neptün gezegeninin yanından geçti.1989: la sonda estadounidense Voyager 2 pasa cerca de Neptuno.
Yanından çekerek ırmağı geçmektedir.Facemmo piovere su di loro una pioggia....
Midraşta kadının sıkça kocasının yanından ayrılmaması gerektiği belirtilir.Donna spesso trascurata dal marito.
Koleksiyonu dünyanın dört bir yanından 10 milyon örnekleri oluşmaktadır.La raccolta consiste di 10 milioni di esemplari provenienti da tutte le parti del mondo.
İki yanından birer dere akmaktadır.È accostata da due marchi di stadera (uno per lato).
Bu resmi tamamladıktan sonra hiç yanından ayırmamış, tüm seyahatlerinde yanında taşımıştı.Ad ogni viaggio me lo trovavo accanto, mi sentivo in dovere di accompagnarlo in questa sua ultima trasferta.
Bütün gece Tina'nın başında beklemiş ve ancak sabah yanından ayrılmaya başlamışlardır.Они стояли возле Тины всю ночь, и начали уходить лишь утром.
Yolda tuhaf küçük bir kızın yanından geçiyorlar.По дороге они чуть не сбивают молодую девушку.
Mayıs: Vincent annesinin yanından ayrıldı.Октябрь — Михаил поссорился с матерью.
Kılıcını yanından asla ayırmaz.Практически никогда не расстаётся со своим деревянным мечом.
İlkbaharda suları çoğalıp coştukça tarlanın bir yanından giriyor, topraklarını yalayıp öte yanından çıkıyordu.Весной она всегда выходила из берегов, переливаясь на поля, отсюда и её название.
Perugia Yabancılar Üniversitesi, dünyanın her yanından yabancı öğrencileri misafir eder.Лейденский университет привлекает студентов со всех концов света.
Çok geçmeden 1968 yazında ailesinin yanından ayrılarak kendi dairesini kiraladı.В 1968 году он съехал от родителей и начал арендовать собственную квартиру.
Sadece hizmet sektöründe iş bulabilen siyahların sokaklarda beyazların yanından geçmesi bile problem oluyordu.كان هناك مشكلة حتى في عبور الزنوج الذى اختصر عملهم في مجال الخدمة بجانب البيض .
Yanından geçen herkes onun güzelliğine hayran olur, onu târif ederdi.عندما رأها, جدبه جمالها و أراد التقرب منها.
Gionone onun yanından bir ikaz verdikten sonra ayrılır.ومن سمع منه بعد الاختلاط فأحاديثه فيها بعض النكرة.
Hızır da yanından eksik olmaz.الإيمان لا يزيد ولا ينقص.
O günden sonra Enes Muhammed'in yanından hiç ayrılmamıştır ve ona en yakın isimlerden biri olmuştur.وأطلقه، ولم يزل يغزو مع رسول الله إلى أن توفي رسول الله ، فانتقل إلى مكة، فنزلها، وكان عقبه بها.
Van Gogh'un, Gauguin'in yanından ayrılacağını farketmiş olması mümkündür.É provável que Van Gogh tenha percebido que Gauguin planejava ir embora.
Koleksiyonu dünyanın dört bir yanından 10 milyon örnekleri oluşmaktadır.A coleção consiste em 10 milhões de espécimes de toda a parte do mundo.
33 Bunlar İsa’nın yanından ayrılırken Petrus İsa’ya, “Efendimiz” dedi, “Burada bulunmamız ne iyi oldu!Quando estes se apartaram de Jesus, Pedro disse: "Mestre, é bom estarmos aqui.
1989 - Voyager 2, Neptün gezegeninin yanından geçti.Em 1989, a Voyager 2 passou por Neptuno.
Kızılırmak mahallenin hemen yanından geçerdi.Chorei de atrapalhar o colega do banco ao lado.
Kutsal kentin, yeni Yeruşalim'in gökten, Tanrı'nın yanından indiğini gördüm.Rápido levou-me da Terra para a Cidade Santa.
Kılıcını yanından asla ayırmaz.Está quase sempre com sua espada nas costas.
Cündişapur Üniversitesi dünyanın her yanından özellikle de Hristiyan bilim adamları toplanmıştır.Estes são geralmente redes de investigadores cristãos de todos os continentes.
Hızır da yanından eksik olmaz.Não falta nem faltará.
Üniversitesinin dünyanın dört bir yanından öğrenci çekmesini hedefliyordu.O objectivo era seleccionar os quatro alunos que serão eliminados do programa.
Demir boru yüzünün yanından girip, ... sol gözünün arkasından geçti ve kafasının üzerinden çıktı.A bala entrou em sua têmpora esquerda, passou por trás de seus olhos e saiu do outro lado da cabeça.
1989 - Voyager 2, Neptün gezegeninin yanından geçti.1989 - Voyager 2 vliegt langs de planeet Neptunus.
Artık onun için annesinin yanından ayrılma vakti gelmiştir.Moeders hadden daarom de plicht om hen daarin te begeleiden.
Uzaydaki robotlar Unicron'un yanından geçer ve Unicron onları güçlendirir, Megatron Galvatron olur.De godachtige Unicron vond hen in de ruimte, en herbouwde Megatron tot Galvatron.
Jérémie'ye giden yol köyün yanından geçer.De weg naar Jérémie komt in de buurt van het dorp langs.
33 Bunlar İsa’nın yanından ayrılırken Petrus İsa’ya, “Efendimiz” dedi, “Burada bulunmamız ne iyi oldu!(33) Gdy oni odchodzili od Niego, Piotr rzekł do Jezusa: Mistrzu, dobrze, że tu jesteśmy.
Yanından geçen herkes onun güzelliğine hayran olur, onu târif ederdi.Wszyscy mieszkańcy radowali się na jej widok i ją uwielbiali.
Messi topa çıkarken, eliyle topa dokunarak kaleci Carlos Kameni'nin yanından geçmesine sebep oldu.Messi wyskoczył do piłki i za pomocą ręki przerzucił piłkę nad interweniującym bramkarzem, Carlosem Kamenim.
Çakır onun yanından hiç ayrılmaz.Pestka nie oddziela się od miąższu.
Her iki sonda da Jüpiter’in yanından 1979’da, Satürn’ün yanından da 1981’de geçmiştir.Obie przeleciały w pobliżu Jowisza w roku 1979 i w pobliżu Saturna w latach 1980–1981.
Hızır da yanından eksik olmaz.Z szybkim wypięciem i bez niego.
Tem otoyolu köyün yanından geçmektedir.W pobliżu przebiega autostrada .
Yolda tuhaf küçük bir kızın yanından geçiyorlar.Mieści się przy ulicy Dziwnej w Dziwnowie.
Artık onun için annesinin yanından ayrılma vakti gelmiştir."Till min mamma till henne (det) Jag gav presenten").
1989 - Voyager 2, Neptün gezegeninin yanından geçti.1989 – Voyager 2 gör sin närmaste position vid Neptunus.
Her iki sonda da Jüpiter’in yanından 1979’da, Satürn’ün yanından da 1981’de geçmiştir.De båda sonderna passerade Jupiter 1979 och Saturnus år 1980–1981.
Ayrıca Türkiye'nin dört bir yanından gezi turları düzenlenmektedir.Man genomförde också en turné genom Polen.
Kutsal kentin, yeni Yeruşalim'in gökten, Tanrı'nın yanından indiğini gördüm.Mina ögon har skådat saligheten i Herrens ankomst.
Koleksiyonu dünyanın dört bir yanından 10 milyon örnekleri oluşmaktadır.Колекція складається з 10 мільйонів екземплярів з усього світу.
Helen'in yanından ayrılır, ama o uyurken geri dönerek güya rüya gibi ona görünır.Голо забирає її із собою, вона іде за ним наче уві сні.