yanından ile cümle

yanından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ulusal Görsel-İşitsel Arşiv dünyanın her bir yanından yeni ve eski filmleri gösterime sunmaktadır.Les Archives audiovisuelles de la Finlande montrent des films récents et anciens des quatre coins du monde.
Ulusal Görsel-İşitsel Arşiv dünyanın her bir yanından yeni ve eski filmleri gösterime sunmaktadır.Nationella audiovisuella arkivet visar nya och gamla filmer från hela världen.
Ulusal Görsel-İşitsel Arşiv dünyanın her bir yanından yeni ve eski filmleri gösterime sunmaktadır.Национальный аудиовизуальный архив демонстрирует новые и старые фильмы со всего мира.
Ulusal Görsel-İşitsel Arşiv dünyanın her bir yanından yeni ve eski filmleri gösterime sunmaktadır.الأرشيف الوطني السمعي والبصري يعرض أفلامًا جديدة وقديمة من مختلف أنحاء العالم.
Ulusal Görsel-İşitsel Arşiv dünyanın her bir yanından yeni ve eski filmleri gösterime sunmaktadır.国家影音库在芬兰各地放映来自世界各地的电影,包括经典影片及最新影片。您可使用芬兰语从影音库的网站上查询详细放映资料。外语影片通常配有芬兰语和瑞典语字幕。
Ve bum! Pepsi kutusu büyüklüğünde bir gözyaşı bombası başımın yanından geçiyor.Egy Pepsis üveg méretű könnygázpatron elszáll a fejem mellett.
Ve bütün katılımcılar, ki dünyanın dört yanından harika bir grup insan bunlar, kendi süslemelerini yaptılar.In vsi od naših sodelavcev, izjemna skupina ljudi z vsega sveta, ustvarjajo samosvoje krasitve.
Ve bütün katılımcılar, ki dünyanın dört yanından harika bir grup insan bunlar, kendi süslemelerini yaptılar.전세계의 사람들의 놀라운 무리인 우리의 모든 기여자들은 자신들만의 장식을 만듭니다
Ve bütün katılımcılar, ki dünyanın dört yanından harika bir grup insan bunlar, kendi süslemelerini yaptılar.Wszyscy nasi współpracownicy, tworzący niezwykłą grupę ludzi z całego świata, robią swoje własne dodatki.
Ve bütün katılımcılar, ki dünyanın dört yanından harika bir grup insan bunlar, kendi süslemelerini yaptılar.Все те, кто помогал нам, эти удивительные люди со всего мира, добавляли свои украшения.
Ve bütün katılımcılar, ki dünyanın dört yanından harika bir grup insan bunlar, kendi süslemelerini yaptılar.И всички участници в проекта, които са удивителна група хора от целия свят, го разкрасяват по свой начин.
Ve bütün katılımcılar, ki dünyanın dört yanından harika bir grup insan bunlar, kendi süslemelerini yaptılar.וכל המסייעים לנו, שהם אוסף של אנשים מדהימים מרחבי העולם, מוסיפים את התוספות שלהם.
Ve bütün katılımcılar, ki dünyanın dört yanından harika bir grup insan bunlar, kendi süslemelerini yaptılar.وكل مساهمينا، والذين هم تشكيلة مذهلة من الناس حول العالم، يقومون بإضافاتهم الخاصة.
Ve bütün katılımcılar, ki dünyanın dört yanından harika bir grup insan bunlar, kendi süslemelerini yaptılar.素晴らしい人たちは 彼ら独自の作品を作っています いわば 私たちは未だかつてない
Ve o kişiyi yanından uzaklaşmayı becerir bir türlü. Benim gözlemlediğim bu.Et il la repousse... c'est comme ça que je le vois.
Ve o kişiyi yanından uzaklaşmayı becerir bir türlü. Benim gözlemlediğim bu.Und schiebt sie weg.Das ist was ich sehe.
Ve o kişiyi yanından uzaklaşmayı becerir bir türlü. Benim gözlemlediğim bu.Và nó đẩy người ta đi Đó là những gì bác thấy.
Ve o kişiyi yanından uzaklaşmayı becerir bir türlü. Benim gözlemlediğim bu..הוא יעשה הכל כדי להעיף אותם מדרכו. ככה לפחות אני רואה את זה
Ve o kişiyi yanından uzaklaşmayı becerir bir türlü. Benim gözlemlediğim bu.و يدفعه بعيدا هذا الذي اراه
Ve o kişiyi yanından uzaklaşmayı becerir bir türlü. Benim gözlemlediğim bu.怖いんでしょうね 人の心って
Ve o kişiyi yanından uzaklaşmayı becerir bir türlü.Dan dia menyingkirkan mereka.
Ve o kişiyi yanından uzaklaşmayı becerir bir türlü.E la allontana.
Ve o kişiyi yanından uzaklaşmayı becerir bir türlü.En hij duwt ze weg.
Ve o kişiyi yanından uzaklaşmayı becerir bir türlü.Han han stötter iväg dom.
Ve o kişiyi yanından uzaklaşmayı becerir bir türlü.In ga odrine stran.
Ve o kişiyi yanından uzaklaşmayı becerir bir türlü.Si o indeparteaza.
Ve o kişiyi yanından uzaklaşmayı becerir bir türlü.Και την απομακρύνει.
Ve o kişiyi yanından uzaklaşmayı becerir bir türlü.И отталкивает ее от себя.
Ve onun yanından geçiyordum.Caminé a su alrededor.
Ve onun yanından geçiyordum.Ich ging darum herum.
Ve onun yanından geçiyordum.Ik wandelde errond.
Ve onun yanından geçiyordum.그래서 제가 그 주변을 걸어다녔죠
Ve onun yanından geçiyordum.Körbejártam és azt mondtam:
Ve onun yanından geçiyordum.Le camminavo attorno.
Ve onun yanından geçiyordum.M-am tot plimbat în jurul lui.
Ve onun yanından geçiyordum.Så jeg gik rundt om det.
Ve onun yanından geçiyordum.Takže som okolo toho kráčala.
Ve onun yanından geçiyordum.Thế là tôi đi vòng quanh nó.
Ve onun yanından geçiyordum. Ve "Ona dokunacağım" dedim.Alors, je l'ai contournée, et je me suis dit :
Ve onun yanından geçiyordum. Ve "Ona dokunacağım" dedim.Chodziłam w kółko aż postanowiłam:
Ve onun yanından geçiyordum. Ve "Ona dokunacağım" dedim.Comecei a andar à volta daquilo e pensei:
Ve onun yanından geçiyordum. Ve "Ona dokunacağım" dedim.Jadi saya berjalan mendekat dan berkata, "Saya akan menyentuhnya.'
Ve onun yanından geçiyordum.Άρχισα να περπατάω γύρω του
Ve onun yanından geçiyordum.И така обикалях около него.
Ve onun yanından geçiyordum.Обійшла його.
Ve onun yanından geçiyordum.Обошла вокруг нее.
Ve onun yanından geçiyordum.התהלכתי מסביבו,
Ve onun yanından geçiyordum.فمررت حوله
Ve onun yanından geçiyordum.「触るだけだよ」と言ってみて、
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Cestovali zblízka aj zďaleka, lebo chceli, aby ich hlasy boli vypočuté.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Ed erano venuti da vicino e da lontano, per far sentire la propria voce.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Et ils venaient des alentours, ils venaient de loin parce qu'ils voulaient que leur voix soit entendue.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Ideutaztak közeli s távoli helyekről, mert hallatni akarták a hangjukat.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.In pripotovali so od blizu in daleč, saj so hoteli, da bi se njihov glas slišal.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.멀리에서 온 유권자들도 있었고, 가까이에서 온 유권자들도 있었습니다. 그들은 자신의 정치적 의견이 반영되기를 그토록 원했길 때문입니다.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Mereka datang dari sekitar, datang dari jauh, karena ingin suara mereka didengar.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Přicestovali z daleka i nedaleka, aby vyjádřili svůj názor.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Przybywali zarówno z bliskich jak i odległych regionów, ponieważ chcieli, żeby usłyszano ich głos.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Şi veniseră din apropiere, veniseră de departe, pentru că au dorit să-şi facă vocea auzită.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Tinham viajado de perto e de longe porque queriam fazer ouvir as suas vozes.
İlgili Sayfalar