yanından ile cümle
yanından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.On the dark side, politics doesn't seem to escape people like me.
Bu adam 5 nesildir Generalin yanından uzaklaştırıldı. bu adam yaklaşık yedi.This guy is now five generations removed from the General; this guy is about seven.
Aslında, burada Voyager-1 Titan'ın yanından geçmekte ve hızı sanırım 61.000 km/saat.Voyager 1 here is flying by Titan at I think it's 38,000 miles per hour.
Geri çekilip, size Voyager-1'in Satürn'ün yanından geçişini göstereyim.I'm going to pull out, and I want to show you Voyager 1 as it flies by Saturn.
Böyle 3 boyutlu bir tabloya bakıp, sadece Voyager-1'in Satürn'ün yanından geçtiği söylenmez.With a 3D visualization like this, we can not only just say Voyager 1 flew by Saturn.
Dünyanın dörtbir yanından inanılmaz ve etkileyici birçok müzisyenle çalıştım.And I've collaborated with so many incredible, inspirational musicians around the world.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.But as soon as they passed by, it would start to climb up the wall in jerky fashion.
Dünyanın dört bir yanından girişimci gruplarının önünde konuşma yapıyordum.And it was a speaking event in front of groups of entrepreneurs from around the world.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.We were passing by a bus stop. We saw a bus blow up in front of our eyes.
Biz yanından geçerken, iki çocuk Kenya'nın bu çöplük dağına tırmanıyordu.As we passed, two boys were climbing the mount Kenya of trash.
Bu kilisenin yanından geliyordu.As he was coming from this churchyard side.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.So this time I asked my brother to come with me and drive by a police car.
Bu "harika Şemsiye"yi sakın unutma ! ömür boyu yanından sakın ayırma!Have you forgotten this " great Umbrella " that has been with you through life and death?
Artık odamın yanından bile geçme!Don't you dare come near my room now!
Her iki yanından da bir kablo sarkıyor.There's a wire dangling down either side.
yanından koşarak eserek♫ Which raced sideways blowing ♫
Ve onun yanından geçiyordum.I thought it was a monster, so I was walking around it.
Bir kaza mahallinin yanından geçiyormuş.He happened to drive past the scene of an accident...
Ayrıca, park halindeki araçların yanından sürmek açılan kapıya çarpma tehlikesi doğurur.AND RlDING NEXT TO PARKED CARS PUTS YOU AT RlSK OF BElNG HlT BY AN OPENlNG CAR DOOR.
-- 1,6 km'denfazla mesafeyle onun yanından veya üzerinden geçmiş olurduk.- we would have gone past it or through it by over a mile.
Eşitliğin her iki yanından da 21 çıkaralım.And that will not lead you to good solutions.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.They don't seem to suffer from the same fear of heights that humans do.
Pepsi kutusu büyüklüğünde bir gözyaşı bombası başımın yanından geçiyor.And a tear gas canister the size of a Pepsi can goes by my head.
- Yanından geçtiğimiz mi?- The one we just passed?
Şu odada dünyanın dört bir yanından CEO'lar var.No, I'm having a bit of a nightmare, actually. What's the matter?
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,and said, "My lord, if now I have found favor in your sight, please don't go away from your servant.
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.They met Moses and Aaron, who stood in the way, as they came out from Pharaoh:
Musa firavunun yanından çıkıp RABbe dua etti.Moses went out from Pharaoh, and prayed to Yahweh.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.All the congregation of the children of Israel departed from the presence of Moses.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.Now David went back and forth from Saul to feed his father's sheep at Bethlehem.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.He said to them, "Depart for three days, then come back to me." The people departed.
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.He said to them, "Come again to me after three days." The people departed.
İsa onu sıkıca uyararak hemen yanından uzaklaştırdı.He strictly warned him, and immediately sent him out,
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.As they passed by in the morning, they saw the fig tree withered away from the roots.
İblis, İsayı her bakımdan denedikten sonra bir süre için Onun yanından ayrıldı.When the devil had completed every temptation, he departed from him until another time.
Nuh gemiyi yapıyor, kavminden ileri gelenler yanından geçtikçe onunla alay ediyorlardı.So he built the ark; and when groups of his people passed by him, they scoffed at him.
Göklerde ve yerde nice ayet(ler) var ki onların yanından yüzlerini çevirerek geçerler.How many a sign there is in the heavens and the earth which most men pass by and ignore,
Onların yanından geçtikleri zaman birbirlerine kaş göz eder(ek onları küçümser)lerdi.And winked at one another as they passed by them;
Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.We called him from the right side of the Mount, and brought him close for communion;
Artık kimin kitabı sağ yanından verilirse,And he who is given his ledger in his right hand
Ona Tur'un sağ yanından seslenmiş ve konuşmak için onu yaklaştırmıştık.We called him from the right side of the Mount, and brought him close for communion;
Rahman olan Allah'ı anmayı görmezlikten gelene, yanından ayrılmayacak bir şeytanı arkadaş veririz.We shall attach to him who goes blind to the remembrance of Ar-Rahman a devil as companion, --
Ona, Tur'un sağ yanından nida ettik, bizimle konuşmak üzere tapımıza yaklaştırdık onu.We called him from the right side of the Mount, and brought him close for communion;
Derken kimin kitabı, sağ yanından verilirse artık der ki: Gelin, işte okuyun kitabımı.He who is given his ledger in his right hand, will say: "Here, read my ledger.
Ve ama kimin kitabı, sol yanından verilirse artık der ki: Keşke verilmeseydi kitabım.But whosoever gets his ledger in his left hand, will say: "Would that I were never given my ledger,
Ama kimin kitabı, sağ yanından verilirse.And he who is given his ledger in his right hand
Gemiyi yapıyordu. Toplumundan herhangi bir grup yanından geçtikçe onunla alay ediyorlardı.So he built the ark; and when groups of his people passed by him, they scoffed at him.
Kuşkusuz ki, siz onların yanından sabahları geçiyorsunuz.You pass by (their habitations) in the morning
Kim Rahman'ı zikretmekten gafil olursa, yanından ayrılmayan bir şeytanı ona musallat ederiz.We shall attach to him who goes blind to the remembrance of Ar-Rahman a devil as companion, --
Onları yanından kovduğun takdirde zalimlerden olursun.If you drive them away you will only be unjust.
Sabah akşam Rab'lerine, sırf O’nun cemaline ve rızasına müştak olarak niyaz edenleri yanından kovma.Do not turn away those who supplicate their Lord morning and evening, seeking His magnificence.
Derhal onun yanından uzaklaştılar.But they turned their backs on him and went away.
Gemiyi yapıyorken, halkının ileri gelenleri her yanından geçişte onunla alay ediyorlardı.So he built the ark; and when groups of his people passed by him, they scoffed at him.
Göklerde ve yerde nice deliller var ki yanından dikkatsizce geçerler.How many a sign there is in the heavens and the earth which most men pass by and ignore,
Felaket yağmuruna tutulmuş bulunan ülkenin (Sodom) yanından geçmiş bulunuyorlar.They must have surely passed by the town on which We had rained the terrible rain of ruin.
Siz yıkıntılarının yanından geçiyorsunuz; sabahleyin,You pass by (their habitations) in the morning
Felaket yağmuruna tutulmuş bulunan ülkenin (Sodom) yanından geçmiş bulunuyorlar. Onu görmediler mi?Surely they have come by the city that was rained on by an evil rain; what, have they not seen it?
Peki, derler, ama yanından çıkınca içlerinden birtakımı senin söylemiş olduğunun tersini kurar.They say, 'Obedience' but as soon as they leave you, a party of them hide other than what they said.
Ama yanından çıktıkları zaman, onlardan bir grup, karanlıklarda senin söylediğinin tersini kurarlar.But when they leave you, a group of them spend the night determining to do other than what you say.
Ancak senin yanından çıktıklarında onlardan bir takımı, söylemiş olduklarının tersini kuruyor.But when they leave you, a group of them spend the night determining to do other than what you say.