yanından ile cümle
yanından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kilisenin yanından geçelim.Let's pass by the church.
Fark etmeden dükkânın yanından geçtik.We went by the shop without noticing it.
Dün evinin yanından geçtim.I passed by her house yesterday.
Trenin evimin yanından geçişini duymaya alışkınım.I am used to hearing the train pass by my house.
Mülteciler ülkenin dört bir yanından içeri girdiler.Refugees poured in from all over the country.
O yürüyerek evin yanından geçti.He walked past the house.
Onlar dün onun evinin yanından geçtiler.They passed by her house yesterday.
Dün gece saat onda evinizin yanından geçtim.I passed by your house about 10 last night.
Onu fark etmeden onun yanından geçti.She walked past him without even noticing him.
Tom önceki gün Mary'nin evinin yanından geçti.Tom passed by Mary's house the day before yesterday.
Sadece yanından geçiyordum.I was just passing by.
Tom yürüyerek Mary'nin yanından geçti.Tom walked past Mary.
Okula gidip gelirken Tom'un evinin yanından geçerim.I pass by Tom's house on my way to and from school.
Tom onu tanımadan Mary'nin yanından geçti.Tom walked right past Mary without recognizing her.
Tom Mary'nin oturduğu masanın yanından geçti.Tom walked past the table where Mary was sitting.
Tom onu fark etmeden bile yürüyerek Mary'nin yanından geçti.Tom walked past Mary without even noticing her.
Tom sorunun yanından kaçtı.Tom sidestepped the question.
Evin yanından geçti.He passed by the house.
Bir kafatası şeklinde bir asteroid, Cadılar Bayramı'nda Dünya'nın yanından geçip gitti.A skull shaped asteroid flew by the Earth on Halloween.
Neredeyse her gün Tom'un evinin yanından geçerek yürürdüm.I used to walk past Tom's house almost every day.
Her gün evimin yanından geçtiğini görüyorum.I see you going by my house every day.
Tom işe giderken her gün Mary'nin evinin yanından geçti.Tom drove by Mary's house every day on the way to work.
Tom işe giderken Mary'nin evinin yanından geçer.Tom drives by Mary's house on his way to work.
Evimin hemen yanından ana cadde geçiyor.Next to my house is a main street.
Artık onun için annesinin yanından ayrılma vakti gelmiştir.And from that hour, he took his mother into his family.
Maddi kaynaklar ve giysiler, ABD'nin her yanından astronomlar tarafından sağlanmıştı.The funds and clothing came from astronomers from all over the US.
Yolda tuhaf küçük bir kızın yanından geçiyorlar.On the way, they passed a strange little girl in the street.
Tina'nın yanından en son ayrılan annesi Teresia'dır.The last to leave was Teresia.
Annesi onu her türlü kötülükten, tehlikeden korur, yanından ayırmazmış.Her mother tries to warn her of the impending evil, and dies.
Mayıs: Vincent annesinin yanından ayrıldı.May: Vincent leaves his mother's house.
Annesine hâlâ çok bağımlıdır ve yanından ayrılmaz.It is still dependent on its mother and keeps close to her.
Van Gogh'un, Gauguin'in yanından ayrılacağını farketmiş olması mümkündür.It seems likely that Van Gogh had realised that Gauguin was planning to leave.
Braun, Hitler'in yanından asla ayrılmayacağını söylediğinde oradaydı.She was there when Braun indicated that she would never leave Hitler's side and they embraced.
Yniold ve kendisiyle konuşacak başka bir bir kişi bulmak için çobanın yanından ayrılır.Yniold goes off to find someone to talk to.
Bütün gece Tina'nın başında beklemiş ve ancak sabah yanından ayrılmaya başlamışlardır.They stood over Tina for the night and then began to leave in the morning.
Çok geçmeden 1968 yazında ailesinin yanından ayrılarak kendi dairesini kiraladı.Not long after, in the summer of 1968, he moved out of his parental home, renting his own apartment.
Eşkıya onu alma sözü vererek Keje’nin yanından ayrılır.He, in turn, demurs and, just as elaborately, pledges himself to her.
Koleksiyonu dünyanın dört bir yanından 10 milyon örnekleri oluşmaktadır.The collection consists of about ten million specimens from all over the world.
Yakup 20 yıl hizmet ettikten sonra dayısı Lavan'ın yanından ayrılmak istedi.After 20 years working for his uncle Laban, Jacob returned home.
Yanından çekerek ırmağı geçmektedir.It comes from roots aza (عزو and عزى) which means mourning.
Ölümüne kadar onun yanından ayrılmadı.She did not talk with him until she died.
Tem otoyolu köyün yanından geçmektedir.Near the town runs a highway.
Topu rakibin yanından geçirir, hızı ile geride bırakırdı.Spread the ball over the side of the opponent, it also leaves the back with speed.
Katerina yanından ayrıldıktan sonra, Sergei başka bir mahkûm olan Sonyetka'yı ayartmaya çalışır.After she leaves, Sergei tries to seduce another convict, Sonyetka.
Bu olaydan sonra ise azledilen Mücireddin Emir Şah'ın yanından bir süre için ayrılmıştır.Kufr al-juhud (كفر الجهد) Disbelief from obstinacy after being presented with truth.
Perugia Yabancılar Üniversitesi, dünyanın her yanından yabancı öğrencileri misafir eder.Oviedo University's international campus attracts many foreign scholars from all over the globe.
Nicholas'ın vaazları o kadar etkiliydi ki onu duyanlar yanından ayrılmak istememekteydiler.Fifty were such hell raisers that he couldn't ignore them.
Önemli önemsiz birçok taraftarı Süleyman Çelebi'nin yanından ayrıldı.Very few staff left with Labovitch.
Fakat Charlie Desmond'ın yanından ayrılmayacağını söyler ve Desmond ile Charlie beraber giderler.Charlie immediately declines and wants to go with Desmond.
Gizemli bir figür yanından geçer ve eline bir not tutuşturur.A mysterious man approaches him and holds his hand out as a sign of friendship.
Tuvalete gitmek için onun yanından ayrılır.She then leaves to the bathroom.
Ancak o babasının yanından ayrılmayıp ve tüm savaşlarında yanında bulundu.However, his brother did not let him in, but left him there in distress until morning.
Bu eşitsizliğin iki yanından da 4 çıkarırsak x, -4'ten küçük olur.If we subtract 4 from both sides of this equation to saying that x is less than minus 4.
Önceden birbirlerinin yanından kayıyorlardı şimdi tamamen birbirlerinden ayrılıyorlar. .Before we were sliding next to each other, now we're pulling apart altogether.
Dünyanın dört bir yanından katılan tasarımcılarımız da var.We also have designers from around the world that participate.
Düzlemi aldım ve yanından görebilesiniz diye düzleştirdim. -I just took the plane and made it flat, so you see it right along its side.
Uçağın kanatlarının katlandığını hemen yanından görebilirsiniz.You can see there the wings folded up just along the side of the plane.
Ve o kişiyi yanından uzaklaşmayı becerir bir türlü.And he pushes them away.
Yanından geçtik.It was a close call.
Sizi öyle bir cezaya düşürür ki yanından kaçar herkes.He (swt) makes you fall into such a punishment that everyone runs away from you.