yanından ile cümle
yanından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Pepsi kutusu büyüklüğünde bir gözyaşı bombası başımın yanından geçiyor. Fiyuuuv!Lanza una granada de gas lacrimógeno del tamaño de una lata de Pepsi que me pega en la cabeza ¡Ay!
Pepsi kutusu büyüklüğünde bir gözyaşı bombası başımın yanından geçiyor. Fiyuuuv!Si o grenada cu gaz lacrimogen cat o cutie de Pepsi imi trece pe langa cap.
Pepsi kutusu büyüklüğünde bir gözyaşı bombası başımın yanından geçiyor. Fiyuuuv!Une cannette de gaz lacrymogène de la taille d'une cannette de Pepsi me passe juste à côté de la tête.
Pepsi kutusu büyüklüğünde bir gözyaşı bombası başımın yanından geçiyor. Fiyuuuv!Мимо моей головы пролетает канистра со слезоточивым газом размером с банку газировки.
Pepsi kutusu büyüklüğünde bir gözyaşı bombası başımın yanından geçiyor. Fiyuuuv!ורימון גז בגודל של פחית פפסי עף לי ליד הראש. ווושש!
Pepsi kutusu büyüklüğünde bir gözyaşı bombası başımın yanından geçiyor. Fiyuuuv!وعلبة غاز مسيّل للدموع بحجم علبة البيبسي تمر بجانب راسي. ووووش!
Pepsi kutusu büyüklüğünde bir gözyaşı bombası başımın yanından geçiyor. Fiyuuuv!催涙ガスを吸って 息ができなくなりました
Pepsi kutusu büyüklüğünde bir gözyaşı bombası başımın yanından geçiyor.Pojemnik z gazem wielkości puszki Pepsi przelatuje mi obok głowy.
Pepsi kutusu büyüklüğünde bir gözyaşı bombası başımın yanından geçiyor.Solzilec v velikosti pepsi pločevinke prileti mimo moje glave.
Pepsi kutusu büyüklüğünde bir gözyaşı bombası başımın yanından geçiyor.Und ein Tränengaskanister von der Größe einer Pepsidose fliegt an meinem Kopf vorbei.
Pepsi kutusu büyüklüğünde bir gözyaşı bombası başımın yanından geçiyor.Un lacrimogeno grande come una lattina di Pepsi mi sfiora la testa.
Pepsi kutusu büyüklüğünde bir gözyaşı bombası başımın yanından geçiyor.Ένα κουτί δακρυγόνο στο μέγεθος κουτιού Πέπσι περνά ξυστά απ' το κεφάλι μου.
Pepsi kutusu büyüklüğünde bir gözyaşı bombası başımın yanından geçiyor.И кутия със сълзотворен газ, с размера на кутия "Пепси", минава покрай главата ми.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.A on im povedal: Odídite a dočkajte ešte tri dni a potom sa navráťte ku mne. A tak odišiel ľud.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Ele lhes respondeu: Ide-vos até o terceiro dia, e então voltai a mim. E o povo se foi.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.El le -a zis: ,,Duceţi-vă, şi întoarceţi-vă la mine peste trei zile.`` Şi poporul a plecat.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Él les dijo: --Idos, y volved a mí dentro de tres días. El pueblo se fue
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Er aber sprach zu ihnen: Gehet hin bis an den dritten Tag, dann kommt wieder zu mir. Und das Volk ging hin.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.És monda nékik: Menjetek el, és harmadnap mulva jõjjetek vissza hozzám. És a nép elméne.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Han svarade dem: »Gån bort och vänten ännu tre dagar, och kommen så tillbaka till mig.» Och folket gick.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Han svarede dem: "Gå bort, bi tre Dage og kom så til mig igen!" Så gik Folket.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Han svarte dem: Gå bort og vent i tre dager og kom så hit til mig igjen! Så gikk folket bort.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Hän vastasi heille: "Menkää ja odottakaa kolme päivää ja tulkaa sitten takaisin minun tyköni". Ja kansa meni.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Il leur dit: Allez, et revenez vers moi dans trois jours. Et le peuple s`en alla.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.In on jim reče: Odidite še do tretjega dne, potem se vrnite k meni. In ljudstvo odide.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.르호보암이 대답하되 갔다가 삼일 후에 다시 내게로 오라 하매 백성이 가니라
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Kterýž řekl jim: Odejděte, a třetího dne navraťte se ke mně. I odšel lid.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Który im rzekł: Odejdźcie, a po trzech dniach wróćcie się do mnie. I odszedł lud.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Người đáp với chúng rằng : Hãy lui về , trong ba ngày sẽ trở_lại cùng ta . Dân_sự bèn lui về .
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Người đáp với chúng rằng: Hãy lui về, trong ba ngày sẽ trở lại cùng ta. Dân sự bèn lui về.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Rispose loro: «Ritiratevi per tre giorni; poi tornerete da me». Il popolo se ne andò
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Ο δε ειπε προς αυτους, Αναχωρησατε εως τρεις ημερας επειτα επιστρεψατε προς εμε. Και ανεχωρησεν ο λαος.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.А той им рече: Идете си, чакайте за три дена; после се върнете при мене. И людете си отидоха.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.И сказал он им: пойдите и чрез три дня опять придите ко мне. И пошел народ.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.ויאמר אליהם לכו עד שלשה ימים ושובו אלי וילכו העם׃
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.فقال لهم اذهبوا الى ثلاثة ايام ايضا ثم ارجعوا اليّ. فذهب الشعب.
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.羅 波 安 對 他 們 說 、 你 們 暫 且 去 、 第 三 日 再 來 見 我 。 民 就 去 了
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.羅波安 對 他 們說 、 你 們暫 且 去 、 第三 日 再 來見 我 。 民 就 去了
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.A on im povedal: Dočkajte tri dni a potom prijdite zase ku mne. A tak odišiel ľud.
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Ele lhes respondeu: Daqui a três dias tornai a mim. Então o povo se foi.
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.El le -a zis: ,,Întoarceţi-vă la mine după trei zile.`` Şi poporul a plecat.
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Él les dijo: --Volved a mí dentro de tres días. El pueblo se fue
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Er sprach zu ihnen: Über drei Tage kommt wieder zu mir. Und das Volk ging hin.
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Han svarade dem: »Vänten ännu tre dagar, och kommen så tillbaka till mig.» Och folket gick.
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Han svarede dem: "Gå bort, bi tre Dage og kom så til mig igen!" Så gik Folket.
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Han svarte dem: Gå bort og vent i tre dager og kom så hit til mig igjen! Så gikk folket bort.
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Hän vastasi heille: "Odottakaa kolme päivää ja tulkaa sitten takaisin minun tyköni". Ja kansa meni.
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Il leur dit: Revenez vers moi dans trois jours. Et le peuple s`en alla.
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.In on jim reče: Pridite zopet k meni po treh dneh. In ljudstvo odide.
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.르호보암이 대답하되 삼일 후에 다시 내게로 오라 하매 백성이 가니라
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Kterýž řekl jim: Po třech dnech navraťte se ke mně. I odšel lid.
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Który im rzekł: Po trzech dniach wróćcie się do mnie. I odszedł lud.
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.monda nékik: Harmadnapig [gondolkodom róla,] azután jõjjetek hozzám. Elméne azért a nép.
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Người đáp với chúng rằng : Khỏi ba ngày , các ngươi hãy trở_lại cùng ta . Dân_sự bèn lui về .
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Người đáp với chúng rằng: Khỏi ba ngày, các ngươi hãy trở lại cùng ta. Dân sự bèn lui về.
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Rehabeam antwoordde dat hij hun drie dagen later zijn besluit zou meedelen.
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Rispose loro: «Tornate da me fra tre giorni». Il popolo se ne andò
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.Ο δε ειπε προς αυτους, Επανελθετε προς εμε μετα τρεις ημερας. Και ανεχωρησεν ο λαος.
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.А той им рече: Върнете се при мене подир три дена. И людете си отидоха.
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.И сказал им Ровоам : через три дня придите опять ко мне. И разошелся народ.