yanından ile cümle

yanından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
O da göktaşı ayın yanından geçerken.Det er præcis, når den passerer månen.
O da göktaşı ayın yanından geçerken.Ed č il momento in cui I'asteroide passa accanto alla Luna.
O da göktaşı ayın yanından geçerken.Ketika itulah asteroid melalui bulan.
O da göktaşı ayın yanından geçerken.Ko bo šel mimo lune.
O da göktaşı ayın yanından geçerken.Máte jedinou šanci.
O da göktaşı ayın yanından geçerken.Quand l'astéroïde frôle la Lune.
O da göktaşı ayın yanından geçerken.Se tapahtuu juuri kun se ohittaa Kuun.
O da göktaşı ayın yanından geçerken.אבל אם הפצצה תתפוצץ ..."אחרי "מחסום האפס
O da göktaşı ayın yanından geçerken.وتلك بالضبط ستكون عندما عندما يمر النيزك بالقمر
Öğretmen yanından geçti, ve gitti .また講義に戻ります。 それではと、ここからラセンを描き始めます。
Önceden birbirlerinin yanından kayıyorlardı şimdi tamamen birbirlerinden ayrılıyorlar. .Bevor wir nebeneinander Rutschen waren, sind jetzt wir ziehen insgesamt auseinander.
Önceden birbirlerinin yanından kayıyorlardı şimdi tamamen birbirlerinden ayrılıyorlar. .Předtím jsme molekulami klouzali kolem sebe a teď je od sebe oddělujme.
Önceden birbirlerinin yanından kayıyorlardı şimdi tamamen birbirlerinden ayrılıyorlar. .Zanim prześlizgniemy się dalej od siebie, teraz rozdzielamy się całkowicie.
Önceden birbirlerinin yanından kayıyorlardı şimdi tamamen birbirlerinden ayrılıyorlar. .離れて全体で。 だから彼らが間違いなく落ちる近い一緒に。
Örneğin, bir futbol stadyumundan daha büyük ve 2029 yılında Dünya'nın yanından geçeceği biliniyor.미식축구 경기장보다 크고, 2029년 4월에 지구 옆을 지나가게 되어 있지요.
Örneğin, bir futbol stadyumundan daha büyük ve 2029 yılında Dünya'nın yanından geçeceği biliniyor.2029年4月に地球の近くを通過します どれ程近くかというと
Örneğin, bir futbol stadyumundan daha büyük ve 2029 yılında Dünya'nın yanından geçeceği biliniyor.langs de Aarde scheren in april van 2029.
Örneğin, bir futbol stadyumundan daha büyük ve 2029 yılında Dünya'nın yanından geçeceği biliniyor.lebih besar dari stadion sepakbola -- dan asteroid ini akan melewati bumi pada April 2029.
Örneğin, bir futbol stadyumundan daha büyük ve 2029 yılında Dünya'nın yanından geçeceği biliniyor.Vai passar pela Terra em abril de 2029.
Örneğin, bir futbol stadyumundan daha büyük ve 2029 yılında Dünya'nın yanından geçeceği biliniyor.Ziemię w kwietniu 2029 roku.
Örneğin, bir futbol stadyumundan daha büyük ve 2029 yılında Dünya'nın yanından geçeceği biliniyor.הוא בערך ברוחב של 230 מטרים, כך שהוא די גדול -- ענק, אתם יודעים, גדול יותר ממגרש פוטבול -- והוא עומד
Örneğin, bir futbol stadyumundan daha büyük ve 2029 yılında Dünya'nın yanından geçeceği biliniyor.أكبر من مدرج كرة قدم - وسوف يمر بالأرض في أبريل ٢٠٢٩.
Örneğin, bir futbol stadyumundan daha büyük ve 2029 yılında Dünya'nın yanından geçeceği biliniyor.仲大過足球場 而且佢將係2029年4月經過地球
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Am trecut pe lângă o stație de autobuz. Am văzut un autobuz explodând sub privirile noastre.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Chúng tôi đi qua một trạm xe buýt. Chúng tôi đã nhìn thấy một chiếc xe buýt bốc hoả ngay trước mắt mình.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Egy buszmegálló mellett haladtunk el éppen. Láttuk, ahogy egy busz a szemünk láttára felrobban.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Kami melintasi halte bus. Kami melihat sebuah bus meledak di depan kami.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.우리가 버스 정류장을 지나가는데 버스 한대가 우리 눈 앞에서 폭발했어요
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Mijaliśmy przystanek autobusowy. Na naszych oczach autobus wyleciał w powietrze.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Pasábamos por una parada de autobús. Vimos un autobús explotar ante nuestros ojos.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Passávamos por uma paragem de autocarro. Vimos um autocarro explodir à frente dos nossos olhos.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Procházeli jsme kolem autobusové zastávky. Přímo před očima nám vybuchl autobus.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Stavamo passando accanto a una fermata di autobus. Abbiamo visto un autobus esplodere davanti a noi.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.We liepen langs een bushalte en zagen hoe een bus voor onze ogen ontplofte.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Wir waren an einer Bushaltestelle, als vor unseren Augen ein Bus explodierte.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Περνούσαμε από μια στάση λεωφορείου. Είδαμε ένα λεωφορείο ν' ανατινάζεται μπροστά στα μάτια μας.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Видяхме как автобусът избухна пред очите ни.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Ми проходили автобусну зупинку. І побачили, як перед нашими очима вибухнув автобус.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Мы проходили мимо автобусной остановки. На наших глазах взорвался автобус.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.עברנו ליד תחנת אוטובוס. ראינו אוטובוס מתפוצץ לנגד עיננו.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.وكنا نمر بمحطة حافلات. شاهدنا حافلة تتفجر أمام أعيننا.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.目の前でバスが爆発したのです バスが燃え 多くの人が負傷し 亡くなりました
Parkta yanından geçerken bu çocuktan poz vermesini istemiş olabilir mi?Heeft ze deze jongen gevraagd te poseren?
Parkta yanından geçerken bu çocuktan poz vermesini istemiş olabilir mi?Myślisz, że zapytała tego chłopca do pozowania?
Parkta yanından geçerken bu çocuktan poz vermesini istemiş olabilir mi?Takže ona toho chlapce poprosila, aby jí zapózoval?
Parkta yanından geçerken bu çocuktan poz vermesini istemiş olabilir mi?І, отже, вона просить цього хлопчика позувати?
Pencereyi açıp dışarı bakınca gördüm ki otelin yanından alevler yükseliyorDus ik open het raam en kijk naar buiten. Er komen vlammen langs het gebouw omhoog.
Pencereyi açıp dışarı bakınca gördüm ki otelin yanından alevler yükseliyor그래서 창을 열고 내다보니 호텔 한편에서 불이 타올라오는것이 보였습니다.
Pencereyi açıp dışarı bakınca gördüm ki otelin yanından alevler yükseliyor Otelde yangın çıkmıştıEntão abro a janela, e olho lá para fora, vejo chamas a subir pela parede do hotel.
Pencereyi açıp dışarı bakınca gördüm ki otelin yanından alevler yükseliyor Otelde yangın çıkmıştıOtwieram więc okno, wyglądam na dwór, a ścianę naszego hotelu pokrywają płomienie, hotel się pali.
Pencereyi açıp dışarı bakınca gördüm ki otelin yanından alevler yükseliyor Otelde yangın çıkmıştıΑνοίγω το παράθυρο, κοιτάω έξω, και φλόγες βγαίνουν από το ξενοδοχείο, και το ξενοδοχείο έχει αρπάξει φωτιά.
Pencereyi açıp dışarı bakınca gördüm ki otelin yanından alevler yükseliyor Otelde yangın çıkmıştıОтворих прозореца и погледнах навън - от страната на хотела излизаха пламъци, той гореше.
Pencereyi açıp dışarı bakınca gördüm ki otelin yanından alevler yükseliyorThế là tôi mở cửa sổ, nhìn ra ngoài, và tôi thấy lửa ở một bên của khách sạn.
Pencereyi açıp dışarı bakınca gördüm ki otelin yanından alevler yükseliyorאז אני פותח את החלון, ומסתכל החוצה, ואני רואה להבות שבאות מהצד של המלון שלנו,
Pencereyi açıp dışarı bakınca gördüm ki otelin yanından alevler yükseliyorففتحت النافذة و نظرت خارجا، و إذ بي أجد نارا مشتعلة تصعد على جانب الفندق،
Pencereyi açıp dışarı bakınca gördüm ki otelin yanından alevler yükseliyor炎がホテルの脇からたちこめていて 火事がおきていました
Pepsi kutusu büyüklüğünde bir gözyaşı bombası başımın yanından geçiyor.A patrona velikost plechovky od Pepsi se slzným plynem mi letí na hlavu.
Pepsi kutusu büyüklüğünde bir gözyaşı bombası başımın yanından geçiyor.Een traangasgranaat zo groot als een blik Pepsi schiet voorbij mijn hoofd.
Pepsi kutusu büyüklüğünde bir gözyaşı bombası başımın yanından geçiyor. Fiyuuuv!E uma lata de gás lacrimogéneo do tamanho de uma Pepsi passa rente à minha cabeça.
Pepsi kutusu büyüklüğünde bir gözyaşı bombası başımın yanından geçiyor. Fiyuuuv!펩시 콜라캔 같은 최루탄 깡통이 제 머리로 와서는, 휙!
İlgili Sayfalar