yanından ile cümle

yanından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kilisenin yanından geliyordu.Comme il venait de ce côté cimetière.
Bu kilisenin yanından geliyordu.Como ele estava vindo deste lado adro.
Bu kilisenin yanından geliyordu.Como venía de este lado del cementerio.
Bu kilisenin yanından geliyordu.Da han kom fra denne kirkegård side.
Bu kilisenin yanından geliyordu.Deoarece el a fost provin din această parte bisericii.
Bu kilisenin yanından geliyordu.Gdy wracał z tej strony cmentarz.
Bu kilisenin yanından geliyordu.Jak on byl z této strany hřbitova.
Bu kilisenin yanından geliyordu.Ker je bil iz tega pokopališču strani.
Bu kilisenin yanından geliyordu.Khi ông đến từ bên này nhà thờ.
Bu kilisenin yanından geliyordu.그는이 교회의 측면에서 오는졌다.
Bu kilisenin yanından geliyordu.Kun hän oli tulossa tästä hautausmaalla puolelta.
Bu kilisenin yanından geliyordu.Mentre veniva da questo lato cimitero.
Bu kilisenin yanından geliyordu.När han kom från denna kyrkogård sida.
Bu kilisenin yanından geliyordu.Saat ia datang dari sisi gereja.
Bu kilisenin yanından geliyordu.Toen hij was afkomstig uit dit kerkhof kant.
Bu kilisenin yanından geliyordu.Όπως ο ίδιος ήταν που προέρχονται από αυτή την πλευρά εκκλησίας.
Bu kilisenin yanından geliyordu.Както той идва от този черковния страна.
Bu kilisenin yanından geliyordu.Когда он шел из этого погоста стороны.
Bu kilisenin yanından geliyordu.כפי שהוא בא מהצד הזה הכנסייה.
Bu kilisenin yanından geliyordu.كما انه يأتي من هذا الجانب الكنيسة.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Allora questa volta chiesi a mio fratello di venire con me e guidare accanto a una macchina della polizia.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Also habe ich dieses Mal meinen Bruder gebeten, als Beifahrer mit mir an einem Polizeiauto vorbeizufahren.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Cette fois, j'ai donc demandé à mon frère de venir avec moi conduire près d'une voiture de police.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.De data asta l-am rugat pe fratele meu să vină cu mine și să trecem pe lângă mașina poliției.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Deze keer vroeg ik mijn broer om mee te komen en langs een politieauto te rijden.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Então, desta vez, eu pedi ao meu irmão para vir comigo e passar por um carro da polícia.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Esa vez le pedí a mi hermano que viniera conmigo y fuéramos al lado de un coche de policía.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Kali ini saya meminta saudara saya untuk menemani dan mengemudi melewati mobil polisi.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.그래서 이번에는 제 오빠에게 우리와 함께 가서 경찰차 쪽으로 차를 운전하도록 부탁했습니다.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Megkértem a bátyámat, hogy jöjjön velem és elhajtottunk egy rendőrautó mellett.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Poprosiłam brata, byśmy razem przejechali obok radiowozu.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Požádala jsem svého bratra, aby se mnou projel kolem policejního auta.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Så, jag bad min bror att följa med mig och köra förbi en polisbil.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Tak som poprosila brata, aby šiel so mnou a aby som šoférovala vedľa policajného auta.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Vì thế lần này tôi nhờ anh trai đi cùng tôi và lái một chiếc xe cảnh sát.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Οπότε αυτή τη φορά ζήτησα από τον αδερφό μου να έρθει να οδηγήσουμε δίπλα από ένα περιπολικό.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Поэтому в этот раз я попросила брата проехать со мной мимо полицейской машины.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Тогава помолих брат ми да дойде с мен и да кара до полицейската кола.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.אז בזמן הזה ביקשתי מאחי שיבוא איתי וננהג ליד רכב משטרה.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.لذا، في هذه المرة طلبت من أخي أن يأتي معي وأن نقود بالقرب من سيارة شرطة.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.パトカーと並走してもらいました すぐさま 私たちは逮捕されました
Bu yüzden de Voyager-1 Satürn'ün yanından geçmekle kalmayıp, altından geçiyor.이 모든 것을 할 수 있기 때문에 보이저 1호가 단순히 토성 옆을 지나치는 것만은 아니라는 점을 제가 보여드릴 수 있습니다. 사실 토성의 아랫쪽을 지나갑니다.
Bu yüzden de Voyager-1 Satürn'ün yanından geçmekle kalmayıp, altından geçiyor.Dzięki temu widać, że Voyager 1 nie przelatuje koło Saturna, a właściwie pod nim.
Bu yüzden de Voyager-1 Satürn'ün yanından geçmekle kalmayıp, altından geçiyor.Voyager 1 không chỉ bay xung quanh sao Mộc
Bu yüzden de Voyager-1 Satürn'ün yanından geçmekle kalmayıp, altından geçiyor.ובגלל זה, אני יכול להראות לכם לא רק שוויאג'ר 1 חולפת על פני שבתאי. למעשה היא חולפת מתחת לשבתאי.
Bu yüzden de Voyager-1 Satürn'ün yanından geçmekle kalmayıp, altından geçiyor.ولذلك، يمكن أن أريكم أن فوياجر 1 لا يحلق فقط بجوار زحل. هو في الواقع يحلق تحت زحل.
Bu yüzden de Voyager-1 Satürn'ün yanından geçmekle kalmayıp, altından geçiyor.通過しただけではない事を お見せすることができるんです 実は土星の下を飛んでいくんです 土星の下を通過する過程で
Çadırın çatısında birbirine bağlı iki kayak batonu görebilirsiniz. Her iki yanından da bir kablo sarkıyor.Видно две лыжные палки над палаткой и провод, свисающий с двух сторон.
Çavuş Sanderson ve küçük bir Delta ekibi... konuştuğumuz gibi Steele'in yanından enkaza doğru gidiyor.Ayo, Thomas.
Çavuş Sanderson ve küçük bir Delta ekibi... konuştuğumuz gibi Steele'in yanından enkaza doğru gidiyor.El Sgto. ¡Atrae fuego!
Çavuş Sanderson ve küçük bir Delta ekibi... konuştuğumuz gibi Steele'in yanından enkaza doğru gidiyor.Seržant Sanderson a malý oddíl Delta směřuje od Steela k vraku, tak jak jsme říkali.
Çavuş Sanderson ve küçük bir Delta ekibi... konuştuğumuz gibi Steele'in yanından enkaza doğru gidiyor.Ο λοχίας Σάντερσον και μικρή ομάδα Δέλτα... ...κινούνται από τη θέση του Στιλ στη θέση συντριβής.
Çavuş Sanderson ve küçük bir Delta ekibi... konuştuğumuz gibi Steele'in yanından enkaza doğru gidiyor.סמל סנדרסון וכוח "דלתא" קטן נעים מעמדת סטיל .לאתר ההתרסקות ברגע זה
Çok küçükken... ...beni annemin yanından aldılar.Quand j'étais très jeune J'ai été retirée à ma maman
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.A Dávid odchádzaval a vše sa vrátil od Saula zase pásť ovce svojho otca do Betlehema.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.Daud sering meninggalkan Saul dan pulang ke Betlehem untuk menggembalakan domba ayahnya
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.David a plecat dela Saul şi s'a întors la Betleem ca să pască oile tatălui său.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.Dávid elméne és visszatére Saultól, hogy atyjának juhait õrizze Bethlehemben.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.David iba y volvía de donde estaba Saúl, para apacentar las ovejas de su padre en Belén
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.David s`en alla de chez Saül et revint à Bethléhem pour faire paître les brebis de son père.
İlgili Sayfalar