yanından ile cümle
yanından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.David tedy odšel od Saule a navrátil se, aby pásl stádo otce svého v Betlémě.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.Dawid tedy odchodził i wracał się od Saula, aby pasł trzody ojca swego w Betlehem.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.Egli andava e veniva dal seguito di Saul e badava al gregge di suo padre in Betlemme
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.ging David ab und zu von Saul, daß er die Schafe seines Vaters hütete zu Bethlehem.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.je šel zopet David od Savla past očeta svojega ovce v Betlehemu.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.다윗은 사울에게로 왕래하며 베들레헴에서 그 아비의 양을 칠때에
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.mas Davi ia e voltava de Saul, para apascentar as ovelhas de seu pai em Belem.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.men David gikk stundom hjem igjen fra Saul for å vokte sin fars småfe i Betlehem.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.Men David lämnade understundom Saul och gick hem för att vakta sin faders får i Bet-Lehem.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.Mutta Daavid lähti tuontuostakin Saulin luota Beetlehemiin kaitsemaan isänsä lampaita.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.og David gik af og til hjem fra Saul for at vogte sin Faders Småkvæg i Betlehem.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.thì Ða - vít lìa nơi Sau-lơ , trở_về Bết-lê-hem đặng chăn_chiên của cha mình .
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.thì Ða-vít lìa nơi Sau-lơ, trở về Bết-lê-hem đặng chăn chiên của cha mình.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.Και ανεχωρει ο Δαβιδ και επεστρεφεν απο του Σαουλ, δια να ποιμαινη τα προβατα του πατρος αυτου εν Βηθλεεμ.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.а Давид возвратился от Саула, чтобы пасти овец отца своего в Вифлееме.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.А Давид отиваше от Саула, за да пасе овците на баща си във Витлеем и се връщаше.
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.ודוד הלך ושב מעל שאול לרעות את צאן אביו בית לחם׃
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.واما داود فكان يذهب ويرجع من عند شاول ليرعى غنم ابيه في بيت لحم
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.大 衛 有 時 離 開 掃 羅 回 伯 利 恆 、 放 他 父 親 的 羊
Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saulun yanından ayrılıp Beytleheme gider gelirdi.大衛 有 時離開掃羅 回 伯利恆 、 放 他 父親 的 羊
Dunyanin dort bir yanindan gelen yorumlar var. bana kalirsa bir diyalog icin firsat var,Vanuit de hele wereld komen aanmeldingen.
Dunyanin dort bir yanindan gelen yorumlar var. bana kalirsa bir diyalog icin firsat var,전 세계에서 이 블로그를 방문하고 있습니다. 전 Worldchanging.com에서 지속가능성에 대한 대화를
Dunyanin dort bir yanindan gelen yorumlar var. bana kalirsa bir diyalog icin firsat var,יש כניסות שהגיעו מכל רחבי העולם. אני חושב שיש סיכוי לקיים דיאלוג, שיחה
Dunyanin dort bir yanindan gelen yorumlar var. bana kalirsa bir diyalog icin firsat var,هناك طروحات قادمة من جميع أنحاء العالم. أعتقد أن هناك فرصة لإجراء حوار ، محادثة
Dunyanin dort bir yanindan gelen yorumlar var. bana kalirsa bir diyalog icin firsat var,持続可能性に関する対話や会話を持つ可能性が worldchanging.comにはあると思います
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.C'était une incroyable réponse coordonnée et globale.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.Dan sumbangan mengalir dari berbagai belahan dunia.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.E havia donativos a surgir de todo o mundo.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.Er stroomden donaties binnen uit de hele wereld.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.És az adományok özönlöttek a világ minden tájáról.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.È stata una risposta incredibile, che ha messo d'accordo il mondo intero.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.믿기지 않을 정도의, 잘 조정된 전지구적 반응이었습니다.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.Si donatiile curgeau din toata lumea.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.Und Spenden aus der ganzen Welt strömten ein.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.Y las donaciones llovían de todo el mundo.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.Και δωρεές εισέρρεαν από όλα τα μέρη του κόσμου.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.И даренията заваляха от цял свят.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.Люди стали высылать деньги из разных уголков мира.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.ותרומות זרמו מכל רחבי העולם.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.هذا كان غير معقول ، رد عالمي منظم
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.これは驚くべき 世界規模の コーディネートされた反応です
Dünyanın dört bir yanından belki yapısı askerlerinin büyük görmesiAméricains Russes
Dünyanın dört bir yanından belki yapısı askerlerinin büyük görmesiEhkä rakenne joukkonsa hienoa nähdä
Dünyanın dört bir yanından belki yapısı askerlerinin büyük görmesi세계의 어쩌면 구조 부대 대단한에서 볼 수
Dünyanın dört bir yanından belki yapısı askerlerinin büyük görmesiMåske struktur tropper fra dejligt at se Amerikanerne russere
Dünyanın dört bir yanından belki yapısı askerlerinin büyük görmesiPollan kracht patrouilleerden het land
Dünyanın dört bir yanından belki yapısı askerlerinin büyük görmesiPosielajú ich, aby využili bašta proti pestúnskej za to z celého sveta Možno štruktúra vojska od skvelé vidieť
Dünyanın dört bir yanından belki yapısı askerlerinin büyük görmesiPosílají je k využití bašta proti pěstounské za to z celého světa
Dünyanın dört bir yanından belki yapısı askerlerinin büyük görmesiמרחבי העולם אולי הכוחות מבנה מן נהדר לראות
Dünyanın dört bir yanından belki yapısı askerlerinin büyük görmesiمن جميع أنحاء العالم ربما القوات هيكل من رائع ان نرى
Dünyanın dört bir yanından belki yapısı askerlerinin büyük görmesi多分素晴らしいから構造軍は確認してください アメリカ人、ロシア人
Dünyanın dört bir yanından girişimci gruplarının önünde konuşma yapıyordum.Był to wykład dla grup przedsiębiorców z całego świata.
Dünyanın dört bir yanından girişimci gruplarının önünde konuşma yapıyordum.Es war ein Vortrag vor einer Gruppe von Unternehmern aus aller Welt.
Dünyanın dört bir yanından girişimci gruplarının önünde konuşma yapıyordum.Et c'était une conférence devant des groupes d'entrepreneurs du monde entier.
Dünyanın dört bir yanından girişimci gruplarının önünde konuşma yapıyordum.Het was een toespraak voor groepen ondernemers van over de hele wereld.
Dünyanın dört bir yanından girişimci gruplarının önünde konuşma yapıyordum.Jednalo se o sérii přednášek před skupinami podnikatelů z celého světa.
Dünyanın dört bir yanından girişimci gruplarının önünde konuşma yapıyordum.그것은 전 세계에서 온 기업가들의 집단 앞에서하는 웅변 이벤트 같은 것이었습니다.
Dünyanın dört bir yanından girişimci gruplarının önünde konuşma yapıyordum.Olyan este volt ez, ahol a világ minden részéről érkező vállalkozóknak kellett előadni.
Dünyanın dört bir yanından girişimci gruplarının önünde konuşma yapıyordum.Și era o conferință în fața unui grup de antreprenori din toată lumea.
Dünyanın dört bir yanından girişimci gruplarının önünde konuşma yapıyordum.Và đó 1 sự kiện thuyết trình trước nhiều tổ chức doanh nhân trên khắp thế giới.