yanında ile cümle

yanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onların yanında oturmuyorum.I'm not sitting next to them.
Onun yanında oturmuyorum.I'm not sitting next to him.
Onların yanında oturuyordum.I was sitting next to them.
Onun yanında oturuyordum.I was sitting next to him.
Onu yanında oturuyordum.I was sitting next to her.
Senin yanında oturmak istemiyorum.I don't want to sit next to you.
Onların yanında oturmak istemiyorum.I don't want to sit next to them.
Onun yanında oturmak istemiyorum.I don't want to sit next to him.
Onların yanında oturabilir miyim?Can I sit next to them?
Onun yanında oturabilir miyim?Can I sit next to him?
Onların yanında yaşıyorum.I live next to them.
Onun yanında yaşıyorum.I live next to him.
Lütfen onları yanında götür.Please take them with you.
Onları yanında getir.Bring them with you.
Onu yanında getir.Bring him with you.
Biz onların yanında çömeldik.We crouched down beside them.
Onlar onun yanında çömeldi.They crouched down beside her.
Senin ve onların yanındaki nedir?What is it with you and them?
Senin ve onun yanında ne var?What is it with you and him?
Tom kendine kapının yanında bir koltuk buldu.Tom found himself a seat near the door.
Dan tren istasyonunun yanındaki yaşlı bayana zevzeklik etti.Dan mugged an old lady near the train station.
Dan Linda'nın ankesörlü telefonun yanında ağladığını gördü.Dan saw Linda crying near the pay phone.
Yanında gitarın var mı?Do you have your guitar with you?
Gitarın yanında mı?Do you have your guitar with you?
Yanında gördüğüm o kadın kimdi?Who was that woman I saw you with?
Ofisin yanındaki bir restoranda Tom'la birlikte öğle yemeği yedim.I had lunch with Tom at a restaurant near the office.
Tom Mary'nin yanındaki kanepede oturuyordu.Tom was sitting on the couch next to Mary.
Anahtarlar şapkamın yanındaki konsolda.The keys are on the dresser next to my hat.
O, nehrin yanında oturdu.He sat next to the river.
Tom, Meryem'in yanında olmasını arzuladı.Tom wished Mary was with him.
İki çocuk evin yanında oynadı.Two children played by the house.
Tom ve Mary şelâlenin yanında piknik yaptı.Tom and Mary had a picnic by the waterfall.
Tom, Mary'yi Boston'a yanında götürmek istedi.Tom wanted to take Mary with him to Boston.
Eğer uçurumdan düşmek istemiyorsanız, onun yanında durmayın.If you don't want to fall off the cliff, don't stay near it.
Yarın aletlerini yanında getir.Bring your tools with you tomorrow.
Pencerenin yanında oturmayı sevmem.I don't like sitting by the window.
Köpeğini yanında getirme.Don't bring your dog with you.
Çadırın yanında yerde duran bir sürü boş şarap şişeleri vardı.There were a lot of empty beer bottles lying on the ground near the tent.
Ben gecenin geri kalanını onun yanında geçirdim.I spent the rest of the night beside her.
Polis cesedin yanında bir mermi kovanı buldu.The police found a cartridge case next to the body.
O onun yanında duruyordu.She was standing near him.
Nehrin yanında bir çelik fabrikası var.There is a steelworks beside the river.
Tom'un yanında oturduğuma inanamıyorum.I can't believe I'm sitting next to Tom.
Mary'nin yanında oturduğuma inanamıyorum.I can't believe I'm sitting next to Mary.
Senin yanında durduğum zaman çığlık atma.Don't scream when I stand next to you.
Festival arefesinde insanlar nehrin yanında bir yürüyüş için dışarı çıkarlar.On the eve of the festival, people go out for a walk by the river.
Piyanonun yanında başka herhangi bir enstrüman çalıyor musun?Do you play any other instruments besides the piano?
O denizin yanında yaşıyor fakat nasıl yüzüleceğini bilmiyor.She lives by the sea, but she doesn't know how to swim.
Tom Mary'nin yanında oturmamaya karar verdi.Tom decided not to sit next to Mary.
Tom'u Mary'nin motosikletinin yanında dururken gördüm.I saw Tom standing next to Mary's motorcycle.
Yalnız olmak yanında birkaç aptalla birlikte olmaktan daha iyidir.It's better to be alone than with some dumbass by your side.
Bunun yanında işşizlik artıyor.Besides that, unemployment is increasing.
Şemsiyenin yanında olmadığını farkettiğinde neredeydin?Where were you when you realized that you didn't have your umbrella?
Sayılar kapılarda veya kapıların yanında.The numbers are on the doors or next to the doors.
Bir kafatası şeklinde bir asteroid, Cadılar Bayramı'nda Dünya'nın yanından geçip gitti.A skull shaped asteroid flew by the Earth on Halloween.
Tom bugün aletlerini yanında getirmedi.Tom didn't bring his tools with him today.
Yanında biraz para getir.Bring some cash with you.
Yanında çok para var mı?Do you have a lot of money with you?
O onun yanında.He's next to her.
Bana benzeyen ve kız kardeşimin yanında duran adam benim ikiz erkek kardeşimdir.The man who looks like me standing next to my sister is my twin brother.
İlgili Sayfalar