yanında ile cümle
yanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Evimin yanındaki bir mağazada ihtiyacım olan şeyi alabilirim.I can buy what I need at a store near my house.
O, eşi ateşin yanında pişirirken, oturup okudu.He sat down and read while his wife was cooking by the fire.
Tom'un yanında yaşayan adam oldukça tuhaf.The man who lives next to Tom is quite peculiar.
Onu yanında götüremezsin.You can't take that with you.
Onu yanında götürebilirsin.You can take that with you.
Onu yanında götürmelisin.You should take it with you.
Lütfen Tom'u yanında götür.Please take Tom with you.
Sanırım Mary'nin yanında duran adam Tom'dur.I think the guy standing next to Mary is Tom.
Tom'u yanında götürmeyi planlıyor musun?Are you planning on taking Tom with you?
Tom'u yanında getirmemeliydin.You shouldn't have brought Tom with you.
Tom pencerenin yanında durdu.Tom stood near the window.
Tom yanındaki adama döndü ve ona saatin kaç olduğunu sordu.Tom turned to the man next to him and asked him what time it was.
Tom Mary'yi yanında götürdü.Tom took Mary along.
Tom kitabı kapattı ve koltuğunu yanındaki küçük masanın üzerine koydu.Tom closed the book and put it on the small table next to his chair.
Tom kapının yanında durdu.Tom stood near the door.
Tom ateşin yanında bir battaniyede uzanıyor.Tom is lying on a blanket near the fire.
Tom kapının yanında çömeldi.Tom crouched down by the gate.
Tom masasının yanında duruyor.Tom is standing near his desk.
Tom kapının yanında duruyor.Tom is standing near the door.
Tom beni yanında götürecek.Tom is going to take me with him.
Tom evimin yanında durdu.Tom stopped by my house.
Tom Mary'nin yanında duruyor.Tom is standing next to Mary.
Tom Mary'nin hemen yanında duruyor.Tom is standing right next to Mary.
Tom pencerenin yanında duruyor.Tom is standing near the window.
Yanında cep telefonun var mı?Do you have a cell phone with you?
Tom onunkinin yanındaki sandalyeyi gösterdi.Tom pointed to the chair next to his.
Tom Mary'nin şöminenin yanında durduğunu gördü ve onunla konuşmak için uğradı.Tom saw Mary standing by the fireplace and went over to talk to her.
Tom onu fark etmeden bile yürüyerek Mary'nin yanından geçti.Tom walked past Mary without even noticing her.
Tom ve Mary nehrin yanında birkaç kır çiçeği topladı.Tom and Mary picked some wildflowers by the river.
Tom evimizin yanındaki okulda tarih öğretiyor.Tom teaches history at the school near our house.
Kurunun yanında yaşı da yakma.Don't throw the baby out with the bathwater.
Beş dakika içinde senin yanında olacağım.I'll be with you in five minutes.
Tom spor çantasını onun yanındaki koltuğa koydu.Tom put his duffle bag on the seat next to him.
Tom Mary'nin yanındaki yolcu koltuğuna oturdu.Tom sat in the passenger seat beside Mary.
Eve giderken süpermarketin yanında durmayı unutma.Don't forget to stop by the supermarket on your way home.
Tom'un sırt çantası kapının yanında.Tom's backpack is near the door.
Yanında hiç aspirin var mı?Do you have any aspirin on you?
Banyo odanızın yanında.The bathroom is next to your room.
Pencerenin yanındaki masayı kullanmayın.Don't use the table next to the window.
Sandalye kapının yanında duruyor.The chair stands next to the door.
Tom yaşadığı yerin yanındaki bir otelde benim için bir oda rezervasyon yaptırdı.Tom booked a room for me at a hotel near where he lived.
Birlikte çalıştığım birinin yanında yaşıyorsunYou live next to somebody I work with.
Yanında olamayız ve bunun olmasına izin veremeyiz.We can't stand by and let this happen.
Tom sorunun yanından kaçtı.Tom sidestepped the question.
Tom Mary'nin yanında yığılıp kaldı.Tom slumped down next to Mary.
Tom senin yanında değil mi?Isn't Tom on your side?
Senin yanında oturan kim?Who are you sitting next to?
Tom buraya geldiğinde çoğunlukla Mary'yi yanında getirir.Tom often brings Mary with him when he comes here.
Tom'un yanında bir kurşun kalemi yok.Tom never has a pencil with him.
Tom yanında karısını ve çocuklarını getirebilir.Tom might bring his wife and children with him.
Tom hiç yanında parası var gibi görünmüyor.Tom never seems to have any money on him.
Yanında şemsiyen olması iyi bir şey.It's a good thing you have your umbrella with you.
Yanında oturduğun adam kimdi?Who was the man you were sitting next to?
Yanında bir şeylerin var mı?Do you have your stuff with you?
Tom kapının yanında duran adamın kim olduğunu merak ediyordu.Tom wondered who the man standing near the gate was.
Kapının yanında üç valiz var.There are three suitcases near the door.
O kapının yanındaydı.It was next to the door.
Pencerenin yanında olan ön sırada Tom'un yanına oturmayı tercih ediyorumI prefer to sit in the front row near the window next to Tom.
Evin yanından geçti.He passed by the house.
Tom benzin istasyonun yanında küçük bir mağazaya sahip.Tom owns a small store next to the petrol station.