yanında ile cümle

yanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Arabanın yanında beni bekle!Wait beside the car for me!
Çelik yapının yanında güller var.There are roses next to the steel building.
Tom seyahat ederken onu yanında getirmez.Tom doesn't carry much with him when he travels.
Fırın mezbahanın yanında.The bakery is next to the butchery.
O, havuzun yanında uzandı.She lounged by the pool.
Buraya geldiğinde şapkayı yanında getir.Bring the hat with you when you come over.
Sıcak bir şöminenin yanında oturmak hoştur.It's nice sitting alongside a hot fireplace.
Ben pencerenin yanındaki bir yatak istiyorum.I want a bed next to the window.
Pasaportunu yanında bankaya getirmelisin.You must bring your passport with you to the bank.
Ben tamamen senin yanındayım.I'm completely on your side.
Tom'un yanında sadece üç dolar vardı.Tom only had three dollars with him.
Onun yanında, sadece bir acemiyim.Besides him, I'm simply a beginner.
Tom çadırını benimkinin yanında kurdu.Tom pitched his tent next to mine.
Prenses piyanonun yanında durdu.The princess stood next to the piano.
O nereye giderse gitsin yanında korumaları var.Wherever he goes, he has bodyguards with him.
O, nereye giderse gitsin, yanında korumaları var.Wherever she goes, she has bodyguards with her.
Mary Tom'un yanında oturdu.Mary sat next to Tom.
Neredeyse her gün Tom'un evinin yanından geçerek yürürdüm.I used to walk past Tom's house almost every day.
Polis ölü kadının cesedinin yanında bir not buldu: "Aileme, beni affedin"The police found a note next to the dead woman's body: "To my family, forgive me."
Mary havuzun yanındaki bir şezlong üzerinde uzandı.Mary stretched out on a lounge chair besides the pool.
Nehrin yanında piknik yapabiliriz.We could have a picnic by the river.
Çocuklarım evimin yanındaki parkta salıncaklarda oynamayı seviyor.My children like to play on the swings in the park near my house.
Tom'un yanında üç kişi vardı.Tom had three people with him.
Tom'un yanında kızı var.Tom has his daughter with him.
Tom kadınların yanında tuhaflaşıyor.Tom's awkward around women.
Tom yanındaki tüm parayı bize verdi.Tom gave us all the money he had on him.
Çocuklar ateşin yanında bacak bacak üstüne atarak oturdu.The children sat cross-legged around the fire.
Senin yanında oturmamın bir sakınca var mı?Do you mind if I sit next to you?
Tom eski itfaiyenin hemen yanında yaşamaktadır.Tom lives right by the old fire station.
Tom Maria'nın yanında oturuyordu.Tom was sitting next to Maria.
Her gün evimin yanından geçtiğini görüyorum.I see you going by my house every day.
Tom amcasının yanında yaşadı.Tom lived next to his uncle.
Tom'un yanında oturuyordum.I was sitting next to Tom.
Onun yanındaki kanepeye oturdum.I sat down on the couch next to him.
Tom orada şöminenin yanında duruyor.Tom is standing over there near the fireplace.
Tom pencerenin yanındaki masada oturuyor.Tom is sitting at the table near the window.
Onlar onun yanında oturdular.They sat down next to her.
Evimin yanındaki kütüphane bütçe kesintileri yüzünden şimdi haftada yalnızca üç gün açık.The library near my house is now open only three days a week due to budget cutbacks.
Tom'u kedilerimin yanında bırakmam.I wouldn't let Tom near my cats.
Tom kapının yanında bir köpek gördü.Tom saw a dog near the door.
Ben hep senin yanındayım.I'm always on your side.
Tom Mary'nin yanında diz çöktü.Tom knelt beside Mary.
Bahçıvan kovasını yanında götür.Take the watering-can with you.
Tom, Mary'nin yanında olmasını istedi.Tom wanted Mary to be near him.
Tom'un masası Mary'ninkinin yanındadır.Tom's desk is next to Mary's.
Tom'un masası Mary'ninkinin yanında.Tom's desk is next to Mary's.
Leyla yanında bir adam olduğu için mutluydu.Layla was just happy to have a man by her side.
Genellikle yanında ne kadar nakit paran vardır?How much cash do you usually have on you?
Fadıl bir arkadaşının yanında kalıyor.Fadil is staying over at a friend's.
Fadıl ve Leyla, Rami'nin otelinin hemen yanında yaşıyorlar.Fadil and Layla are living right next door to Rami's hotel.
Oyuncak mağazası okulun yanında.The toy store is by the school.
Buraya gelin ve ateşin yanında kendinizi ısıtın.Come over here and warm yourself by the fire.
Bugün Tom'un telefonu yanında değil.Tom doesn't have his phone with him today.
Kapının yanında oturmak istedim.I wanted to sit near the door.
Tom'un yanında yere oturdum.I sat down on the ground next to Tom.
Tom büyükannesinin yanında kalıyor.Tom is staying at his grandmother's.
Tom, müzik kutusunun yanında oturuyor.Tom is sitting next to the jukebox.
Tom'un yanındaki bir bankta oturdum.I sat down on a bench next to Tom.
Tom, Mary'nin yanında durdu ve onun kulağına fısıldadı.Tom stood next to Mary, whispering into her ear.
Asansörlerin yanında bekleyeceğim.I'll wait by the elevators.
İlgili Sayfalar