yanında ile cümle

yanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yanında ne kadar para getirdin?How much money did you bring with you?
Okula gidip gelirken Tom'un evinin yanından geçerim.I pass by Tom's house on my way to and from school.
Tom'a arabamın yanında bir yerde izin vermiyorum.I'm not letting Tom anywhere near my car.
Evinin yanında bir park var mıdır?Is there a park near your house?
Evinin yanında bir süpermarket var mıdır?Is there a supermarket near your house?
Evinin yanında bir yüzme havuzu var mıdır?Is there a swimming pool near your house?
Tom ve Mary birbirlerinin yanında oturmuşlardı.Tom and Mary were seated beside each other.
Tom çocuklarını yanında getirdi.Tom brought his children with him.
Tom bara girdi ve Mary'nin yanındaki tabureye oturdu.Tom entered the bar and sat on the stool next to Mary.
Tom çantasını yanındaki koltuğa koydu.Tom put his briefcase on the seat next to him.
Tom yanındaki yolcu koltuğuna büyük bir piknik sepeti koydu.Tom put the large picnic basket on the passenger seat next to him.
Tom bikinili güzel kadınlarla çevrili havuzun yanında yüzme şortuyla oturuyordu.Tom sat by the pool in swimming trunks, surrounded by beautiful women in bikinis.
Tom bankta Mary'nin yanında oturdu.Tom sat on the bench next to Mary.
Tom şu anda yanında çok fazla parası olmadığını söylüyor.Tom says he doesn't have very much money on him right now.
Tom trende yanında oturan kişiyle konuştu.Tom spoke to the person sitting next to him on the train.
Tom bir su şişesinden su içerek kapının yanında durdu.Tom stood by the gate, drinking from a water bottle.
Tom kapının yanındaki duvara dayanıyordu.Tom was leaning against the wall near the door.
Tom kapının yanındaki masalardan birinde yalnız oturuyordu.Tom was sitting alone at one of the tables near the door.
Tom sobanın yanındaki taburede oturuyordu.Tom was sitting on a stool by the stove.
Tom kapının yanında duruyordu.Tom was standing by the door.
Tom Mary'nin yanında duruyordu.Tom was standing beside Mary.
Tom onu tanımadan Mary'nin yanından geçti.Tom walked right past Mary without recognizing her.
Tom tek başına elektrik direğinin yanında durdu.Tom stood by himself next to the lamppost.
Ben her zaman sorun durumunda hep yanında olacağım.I'll always stand by you in case of trouble.
Tom hastalığından sonra okyanusun yanında iyileşti.Tom convalesced near the ocean after his illness.
Marangoz, aletlerini yanında getirdi.The carpenter brought his tools along.
Tom Mary'nin yanında duran kişiyi işaret etti.Tom pointed at the person standing next to Mary.
Tom yanındaki boş koltuğu gösterdi.Tom pointed to the empty seat next to him.
Tom, yanında oturan kişiyi tanımadı.Tom didn't recognize the person sitting next to him.
Havuzun yanında yaban ördekleri var.There are mallard ducks near the pond.
Tom'u Boston'a yanında götürmeni istiyorum.I want you to take Tom to Boston with you.
Tom ve Mary nehrin yanında romantik bir piknik yaptı.Tom and Mary had a romantic picnic by the river.
Tom Mary'nin oturduğu masanın yanından geçti.Tom walked past the table where Mary was sitting.
Tom yanındaki bütün parayı Mary'ye ödünç verdi.Tom lent Mary all the money he had on him.
Tom'un yanında sadece üç doları vardı.Tom had only three dollars with him.
Tom'un vücudunun her yanında çürükleri vardı.Tom had bruises all over his body.
Tom'u ilk kez gördüğümde evimin yanındaki parkta bir bankta oturuyordu.The first time I saw Tom, he was sitting on a bench in the park near my home.
Tom onun uyumasını izleyerek Mary'nin yatağının yanında bir koltuğa oturdu.Tom sat in a chair next to Mary's bed, watching her sleep.
Tom önümüzdeki üç hafta boyunca, Boston'daki akrabalarının yanında kalıyor.Tom is staying with his relatives in Boston for the next three weeks.
Yanında öğle yemeği getirmeliydin.You should've brought lunch with you.
Tom'a Mary'yi yanında getirmesini söyle.Tell Tom to bring Mary along.
Tom bana otelin yanındaki restoranda onunla buluşmamı söyledi.Tom told me to meet him at the restaurant next to the hotel.
Şimdi senin evin yanındaki lisede öğretmenlik yaptığımı sana söyledim mi?Did I tell you I now teach at the high school near your house?
Şöminenin yanında oturalım.Let's sit by the fireplace.
Tom Mary'nin yanında oturuyor.Tom is sitting next to Mary.
Tom Mary'nin yanında oturuyordu.Tom was sitting next to Mary.
Tom Mary'nin yanında yere oturdu.Tom sat on the floor next to Mary.
Tom Mary'nin yanındaki sandalyeye oturdu.Tom sat in the chair next to Mary.
Tom geçen pazar kilisede Mary'nin yanında oturdu.Tom sat beside Mary in church last Sunday.
Belki pencerenin yanındaki bir masada oturabiliriz.Maybe we can sit at a table near the window.
Tom ve Mary birbirlerinin yanında oturuyorlardı.Tom and Mary were sitting next to each other.
Bu resimde senin yanında oturan kim?Who's that sitting next to you in this picture?
Tom kapının yanındaki sınıfın arkasında oturmayı seviyor.Tom likes to sit in the back of the classroom next to the door.
Gecenin geri kalanını onun yanında geçirdim.I spent the rest of the night besides her.
Tom'un adresi Mary'nin yanında yoktu.Mary didn't have Tom's address with her.
Tom gazete büfesinin yanında.Tom is near the newsstand.
O, kız kardeşinin yanında oturuyor.He's sitting beside his sister.
Onu yanında eve götürmezsen, bu yemek sadece boşa gidecek.This food will just go to waste if you don't take it home with you.
Yanında çocuklarının resimleri var mı?Do you have pictures of your kids with you?
Seni kapının yanında bekleyeceğim.We'll wait for you near the gate.
İlgili Sayfalar