Ana içeriğe geç
Sözlük

yanında ile cümle

yanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ve Mary kanepede birbirinin yanında oturuyordu.Tom and Mary were sitting next to each other on the couch.
Tom ve Mary uçakta birbirinin yanında oturuyordu.Tom and Mary were sitting next to each other on the plane.
Yanında bir sözlük var mı?Do you have a dictionary with you?
O, yanında ne getirdi?What did she bring with her?
Tom yanında ne getirdi?What did Tom bring with him?
Tom yanında kimi getirdi?Who did Tom bring with him?
Postane bankanın hemen yanındadır.The post office is just next to the bank.
O, erkek arkadaşının yanında mutludur.She is happy next to her boyfriend.
Tom sevgilisiyle pencerenin yanındaki masada oturuyordu.Tom was sitting at a table near the window with his date.
Tom çantasını masasının yanında yere koydu.Tom put his briefcase on the floor next to his desk.
Neden hiç gezilerinde yanında beni götürmüyorsun?Why don't you ever take me with you on your trips?
Günlüğümü yatağımın yanındaki masada tutuyorum.I keep my diary on the table by my bed.
Noel'i yanında geçirmeyi severim.I'd love to spend Christmas with you.
Tom gölün yanında bir eve sahip.Tom owns a house near the lake.
Tom'un yanında oturmuyorum.I'm not sitting next to Tom.
Tom'un çantası kapının yanında.Tom's bag is near the door.
Tom'un yanında oturuyorum.I'm sitting next to Tom.
Sadece yanından geçiyordum.I was just passing by.
Tren istasyonu, otelin yanındadır.The train station is next to the hotel.
Sık sık evimin yanındaki süpermarkete alışverişe giderim.I often go shopping at the supermarket near my house.
Burada senin yanında kalmıyorum.I'm not going to stay here with you.
Tom Mary'nin yanında oturdu ve onlar birbirleriyle konuşmaya başladı.Tom sat down next to Mary and they began talking to each other.
Tom ve Mary havuzun yanında bir bankta oturuyordu.Tom and Mary were sitting on a bench near the pond.
Tom arabanın arkasında Mary'nin yanında çömeldi.Tom crouched down next to Mary behind the car.
Tom tanımadığı birinin yanında oturdu.Tom sat down next to someone he didn't know.
Tom'un nehrin yanındaki otelde bir odası var.Tom has a room at the hotel near the river.
Tom gitarını çalarken ateşin yanında oturdu.Tom sat near the fire, playing his guitar.
Tom Mary'nin yanında yerde oturdu.Tom sat down on the floor next to Mary.
Tom Mary'nin yanındaki kanepede oturdu.Tom sat down on the couch beside Mary.
Tom şemsiyesini yanında götürmedi.Tom didn't take his umbrella with him.
Tom bagaj kapağı üzerinde Mary'nin yanında oturdu.Tom sat next to Mary on the tailgate.
Tom Mary'nin yanındaki çimenlerin üzerinde oturdu.Tom sat on the grass next to Mary.
Tom kanepede Mary'nin yanında oturdu.Tom sat next to Mary on the couch.
Tom Mary'nin yanında çömeldi.Tom crouched down next to Mary.
Yanında iPad'in var mı?Do you have your iPad with you?
Tom çitin yanında duruyordu.Tom was standing by the fence.
Neden çocukların yanında değilsin?Why aren't you with the kids?
Tom, Mary'nin yanında oturuyordu.Tom was sitting beside Mary.
Tom onun yanında götürmedi.Tom didn't take it with him.
Tom ateşin yanında oturdu.Tom sat down by the fire.
Yanında mı?Do you have it with you?
Tom yanında Mary'yi de getirdi.Tom brought Mary along.
Tom Mary'nin yanında durdu.Tom stood beside Mary.
Tom yürüyerek Mary'nin yanından geçti.Tom walked past Mary.
Tom'u yanında götür.Take Tom with you.
Yanında bir şemsiye almamalısın.You must not to take an umbrella with you.
Ofisim pencerenin yanındaydı ve sincapları görebiliyordum.My office used to be by the window and I could see the squirrels.
Süt Tom'un evinin yanındaki süpermarkette gerçekten biraz daha ucuz.Milk is actually a little bit cheaper at the supermarket near Tom's house.
Tom'un neden onun yanında oturmamı istemediğini biliyor musun?Do you know why Tom doesn't want me to sit next to him?
Ben çocukken, evimizin yanındaki bir ağılda siyah bir domuz vardı.When I was a kid, there was a black pig in a pen beside our house.
Mary geceleri yatağının yanındaki pencereden yıldızları görebiliyordu.At night, Mary could see the stars through the window next to her bed.
Tom açık pencerenin yanında duruyordu.Tom stood at the open window.
Tom Mary'nin onun yanında oturabilmesi için taşındı.Tom moved over so that Mary could sit next to him.
Yolun her iki yanında eski duvarlar var.On both sides of the road there are old walls.
Ben terk edilmiş bir köyün kalıntıları yanında kamp kurdum.I camped near the ruins of an abandoned village.
Rıhtımların yanında ne yapıyordun?What were you doing by the docks?
Onun yatağının yanında iki saatten fazla oturdum.I sat next to his bed for more than two hours.
Gürültüden uzak olarak, gölün önündeki egzotik bitkilerin yanında oturabilirsin.You can sit by the exotic plants in front of the lake, away from the noise.
Pencerenin yanındaki sandalyeye oturdu.She sat in the chair besides the window.
Şu anda yanında ne kadar paran var?How much money do you have with you right now?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod