Ana içeriğe geç
Sözlük

yanında ile cümle

yanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Beni o ağacın yanında bekle.Wait for me next to that tree.
Tom ateşin yanında kendini ısıtıyor.Tom is warming himself by the fire.
Hiç öğretmenin yanında küfür ettin mi?Have you ever sworn in the presence of the teacher?
Şimdiye kadar ilk kez kendimi bir şöminenin yanında ısıttım.This is the first time I've ever warmed myself by a fireplace.
Fırıncı, kasap dükkanının yanında yer almaktadır.The bakery is located next to the butcher shop.
Kimliğin yanında mı?Have you got your ID with you?
Pencerenin yanında oturmak istiyorum.I'd like to sit by the window.
Kanalın yanında yaşıyorum.I live near the dike.
O, hendeğin yanında yaşıyor.He lives near the dike.
Kitaplığın yanında orada duran adam fotografik bir belleğe sahip.The man standing over there next to the bookcase has a photographic memory.
Tom kırmızı şarap içerek ve pahalı peynir yiyerek havuzun yanında oturdu.Tom sat by the pool drinking red wine and eating expensive cheese.
Tom yanında Mary ile birlikte caddede aşağıya doğru yürüyordu.Tom was walking down the street with Mary at his side.
Tom bilgisayarının yanında oturuyordu.Tom was sitting at his computer.
Tom pencerenin yanındaki masada yalnız oturdu.Tom sat alone at a table near the window.
Tom orada pencerenin yanında duruyor.Tom is over there standing by the window.
Tom ve Mary Paralı müzik kutusunun yanında bir masada oturuyorlar.Tom and Mary are sitting at a table over near the jukebox.
Tom pencerenin yanındaki masada bir vazo çiçek gördü.Tom saw a vase of flowers on the table near the window.
Tom çok çekici bir kadının yanında oturuyordu.Tom was sitting near a very attractive woman.
Tom pahalı elbiseler giymiş iki adamın yanında oturuyordu.Tom was sitting near two men in expensive suits.
Parkın yanındaki küçük kahvehanede hızlı bir öğle yemeğini alalım.Let's grab a quick lunch at that small coffeeshop near the park.
Onun adı Tom ve o, postanenin yanında yaşıyor.His name is Tom and he lives next to the post office.
Onun yanında oturdum.I sat down next to her.
Onun yatağı duvarın yanında.His bed is next to the wall.
Senin yanında dizüstü bilgisayarın var mı?Do you have your laptop with you?
Senin yanında olmak istiyorum.I want to be near you.
Beni yanında götürmeni istiyorum.I want you to take me with you.
Pencerenin yanında oturmak ister misin?Do you want to sit next to the window?
Bu gece Tom'un yanında oturmak istemiyorum.I don't want to sit next to Tom tonight.
Yanında bir kamera getirmek isteyebilirsin.You might want to bring a camera with you.
Yanında bir şemsiye getirmek isteyebilirsin.You might want to bring an umbrella with you.
Tom'u şimdi sınıf arkadaşlarının yanında bir yerde istemiyorum.I don't want Tom anywhere near his classmates right now.
Pencerenin yanında dikkat et.Be careful near the window.
Önceki Cumartesi bizim çocuklarımız gölün yanındaki parkın içinde oynadı.Last Saturday, our kids played in the park near the lake.
Yanında okuyacak bir şey getir.Bring along something to read.
Dolap buzdolabının yanındadır.The cupboard is near the fridge.
Yanında birisi var mı?Is there someone with you?
Tom'a çok benzeyen birisi kapının yanında dikiliyor.Someone who looks a lot like Tom is standing near the gate.
Yanında ol.Stand by.
Yanında hiç silah var mıydı?Did she have any weapons on her?
Eğer ki senin yanında saçma sapan davranıyorsam, bu rahat olduğum anlamına gelir.If I act weird around you, it means I'm comfortable with you.
Yanında hangi kitapları getirmeyi unuttun?Which books did you forget to bring with yourself?
O, onun yatağında onun yanında oturdu.He sat beside her on her bed.
Tom ateşin yanında yalnız oturdu.Tom sat alone by the fire.
Tom odasında yalnız oturdu, telefonun yanında bekliyordu.Tom sat alone in his room, waiting by the phone.
Neden yanında götürüvermiyorsun?Why don't you just take it with you?
Tom yanında olacak.Tom will be along.
Tom'u yanında getir.Bring Tom along.
Şoförün yanında oturacağım.I'll ride shotgun.
Şöminenin yanında oturdular.They sat by the fireplace.
Dün yanında gördüğüm hoş adam kim?Who's that cute guy I saw you with yesterday?
Tom yanında duruyor.Tom is standing nearby.
Seninki şu an yanında, değil mi?You have yours with you now, don't you?
Senin yanında kendimi çok rahat hissediyorum.I feel very comfortable with you.
Ben bir barajın yanında yaşıyorum.I live next to a dam.
Paramın çoğunu ofisimin yanındaki bankada tutarım.I keep most of my money at the bank near my office.
Çoğunlukla postanenin yanındaki fırından ekmek alırım.I often buy bread from the bakery next to the post office.
Tom'un kahve kupası Mary'ninkinin yanında.Tom's coffee mug is next to Mary's.
Yanında gitarın olduğunu görüyorum. Bizim için bir şey çalmayı planlıyor musun?I see you have your guitar with you. Are you planning on playing something for us?
Tom ve Mary konferans salonundaki masada birbirinin yanında oturdu.Tom and Mary sat next to each other at the table in the conference room.
Tom ve Mary John'un arabasının arka koltuğunda birbirinin yanında oturmuştu.Tom and Mary were seated next to each other in the back seat of John's car.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod