Gölün yanındaki ev benimkidir.The house by the lake is mine.
Gölün yanında epeyce otel var.There are quite a few hotels by the lake.
Sadece bu kez yanında olacağım.I will side with you just this once.
Dün gece biri evimin yanındaki küçük dükkana zorla girdi.Last night someone broke into the small shop near my house.
Dün gece evimin yanında büyük bir yangın vardı.There was a big fire near my house last night.
Dergiler masanın yanında yığılı.The magazines are piled up next to the table.
Yanında bir şemsiye getirdin mi?Did you bring an umbrella with you?
Bu göletin yanında oynamak çocuklar için tehlikelidir.It is dangerous for children to play near this pond.
Fark etmeden dükkânın yanından geçtik.We went by the shop without noticing it.
Okulumuzun yanında büyük bir park var.There is a big park near our school.
Biz nehrin yanında kamp yapmaya gittik.We went camping near the river.
Biz pazar günleri evimizin yanındaki parkta yakalamaca oynarız.We play catch in the park near our house on Sundays.
Ben onun yanında oturdum.I sat by his side.
Evimin yanında birkaç dükkân var.There are some shops near my house.
Evimin yanında bir okul vardır.There is a school near my house.
Evimin yanında bir park vardır.There is a park near my house.
Evimin yanında güzel bir park var.There is a beautiful park near my home.
Benim ev onunkinin yanında küçük görünüyor.My house seems small beside his.
Okulumun yanında büyük bir park vardır.There is a big park near my school.
Onun yanında, ben bizim sınıfta en hızlı koşucuyum.Next to him, I'm the fastest runner in our class.
Ben, bu tartışmada onların yanında yer aldım.I took sides with them in the argument.
Doğrudan eve gelme yerine uzun bir yol yürüdüm ve postanenin yanında durdum.Instead of coming directly home, I took the long way and stopped by the post office.
İstasyonun yanında yaşlı bir adamla tanıştım.I met an old man near the station.
Dün evinin yanından geçtim.I passed by her house yesterday.
Ben pencerenin yanında oturmayı severim.I like sitting by the window.
Trenin evimin yanından geçişini duymaya alışkınım.I am used to hearing the train pass by my house.
Kaza kavşağın yanında oldu.The accident took place near that intersection.
Haruki'nin yanında çok parası yok.Haruki doesn't have much money with him.
Yanında bozuk para var mı?Do you have small change with you?
Itfaiye istasyonu karakolun yanındadır.The fire station is next to the police station.
İnsanlar sahilin yanında oynuyorlar.People are playing near the beach.
Birkaç kız kapının yanında duruyor.Several girls are standing beside the gate.
Tapınağın yanında uzun bir ağaç vardı.There used to be a tall tree near the temple.
Biz nehrin yanında çadır kurduk.We set up the tent next to the river.
Pencerenin yanında duran kızı tanıyor musun?Do you know the girl standing by the window?
Pencerenin yanında bir masa var mıdır?Is there a desk by the window?
Pencerenin yanında oturmayı tercih etmez misiniz?Wouldn't you rather sit by the window?
Pencerenin yanında bir masa alabilir miyiz?Could we have a table by the window?
Pencerenin yanında bir masa istiyorum.I'd like a table by the window.
Pencere yanında masanız var mı?Do you have a table near the window?
Pencerenin yanında masanız var mı?Do you have a table near the window?
Pencere yanında koltuk istiyorum.I'd like a window seat.
Pencerenin yanında bir koltuk istiyorum, lütfen.I'd like a window seat, please.
Çoğunluk onun yanındaydı.The majority was for him.
Elçilik, yargıtayın yanında yer almaktadır.The embassy is located next to the Supreme Court.
Adam Tom'un sandalyesinin yanında durdu.He stopped by Tom's chair.
Göletin yanında bir adam var.There is a man by the side of the pond.
Okumaktan, şöminenin yanında sarılmaktan ve yavaş dans etmekten zevk alırım.I enjoy reading, cuddling by the fireplace and slow dancing.
Mülteciler ülkenin dört bir yanından içeri girdiler.Refugees poured in from all over the country.
Hepimiz onun yanında gittik.All of us went besides him.
O, her zaman onun yanında yer alır.He always takes sides with her.
Onun o zaman yanında parası yoktu.He had no money with him then.
O yürüyerek evin yanından geçti.He walked past the house.
O, eli cebinde kapının yanında duruyorduHe was standing by the gate with his hand in his pocket.
Ailesinin yanında oturuyordu.He sat surrounded by his family.
O, erkek kardeşinin yanında duruyordu.He was standing by his brother.
O, kapının yanında bir köpek gördü.He saw a dog near the door.
Onun yanında az parası var.He has little money with him.
Bir işadamı olmasının yanında, o bir müzisyen de.Besides being a businessman, he is a musician.
Öğrencilerinin yanında kötü bir ünü var.He has a bad reputation with his students.