Ana içeriğe geç
Sözlük

yanında ile cümle

yanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yanında kalabilir miyim? Gidecek hiçbir yerim yok.Can I stay at your place? I have nowhere to go.
Erkek kardeşini yanında getir.Bring your brother with you.
Senin yanında, Ben bu oyunda sadece bir acemiyim.Beside you, I'm only a beginner at this game.
Havaalanının yanında bir oteli tercih ederim.I prefer a hotel by the airport.
Bankanın yanında eski bir arkadaşa rastladım.I ran across an old friend near the bank.
Kilisenin yanından geçelim.Let's pass by the church.
Yurtdışına çıkınca kızını yanında götürdü.He took his daughter with him whenever he went abroad.
Ne olursa olsun yanında olacağım.I will stand by you whatever happens.
Kraliçe kralın yanında durdu.The queen stood beside the king.
Yağmurun yanında şiddetli rüzgarları yaşadık.Besides the rain, we experienced heavy winds.
Parkın yanında bir kahve dükkânı vardı.There used to be a coffee shop near the park.
Evimin yanında bir kilise var.There is a church near my house.
Eğer yanında bir harita taşısaydı kaybolmazdı.If he had carried the map with him, he wouldn't have got lost.
Mary yanında uyuyan bir kediyle okuyordu.Mary was reading, with a cat sleeping beside her.
İhtiyacın olduğunda yanında olan dost gerçek dosttur.A friend in need is a friend indeed.
İhtiyacın olduğunda yanında olacağım.I'll stand by you in time of need.
Neredeyse her turist yanında bir kamera taşır.Almost every tourist carries a camera with him.
Bay Brown her zaman yanında bir kitap taşır.Mr Brown always carries a book with him.
Bill denizin yanında yaşıyor.Bill lives near the sea.
Otobüs durağı bizim okulun yanındadır.The bus stop is near our school.
Pasaportun yanında mı?Do you have your passport?
Masanın yanındaki ne?What's beside the desk?
Ne olursa olsun senin yanında olacağım.No matter what happens, I'll stand by you.
Kapının yanında bir köpek var.There's a dog by the door.
Kapının yanında bir erkek çocuk var.There is a boy near the door.
Kapının yanında duran genç benim erkek kardeşimdir.The boy standing by the door is my brother.
Ceketini kapının yanındaki askıya as.Hang your jacket on the hook by the door.
Kapının yanındaki bisiklet benimdir.The bicycle by the door is mine.
Masanın yanında dört sandalye vardı.There were four chairs by the table.
Yanında iki kutu bedava ayakkabı cilası ile birlikte onlar sadece 50 dolar.They're only $50 with two cans of shoe polish free of charge.
O, eğitimin yanında temel sorundur.That is the principle problem next to education.
Kanepe masanın yanında ön tarafta.The couch is in the foreground next to the table.
Tartışmada onun yanında yer aldık.We sided with him in the controversy.
Sözlüğü yanında bulundur.Keep the dictionary by you.
Kaza onun evinin yanında gerçekleşti.The accident took place near his home.
Tartışmada ben onun yanında yer aldım.I took his side in the argument.
Evin yanında bir nehir var.There is a river beside the house.
Sandalye pencerenin yanında değildir.The chair is not near the window.
Pastane kasabın yanındadır.The baker's is next door to the butcher's.
Bir adam içeri geldi ve onun yanındaki tabureye oturdu.A man came in and sat on the stool next to her.
Yanında sos istiyorum.I'd like the sauce on the side.
Bay Johnson'ın evi evimin yanındadır.Mr Johnson's house is next to my house.
Jack'in yanında oturan güzel kız kim?Who is the pretty girl sitting beside Jack?
Partide Jack ve Mary'nin yanındaki kimdi?Who was at the party beside Jack and Mary?
Eğer kolesterolü önlemek istiyorsanız yanında yağ olmadan yağsız et yiyin.If you want to avoid cholesterol, eat lean meat with no fat.
Bunun yanında, onun sağlık durumu iyiydi.Aside from this, he was in good health.
Kouji şanslıydı; onun trafik kazası yalnızca arabasının yanında küçük bir çizik bıraktı.Kouji was lucky; his traffic accident left only a minor scratch on the side of his car.
Temizlik, dindarlığın yanındadır.Cleanliness is next to godliness.
Git ve babanın yanında otur.Go and sit by your father.
Senin çocukları yanında getir.Bring your children with you.
Yanında ne kadar paran var?How much money do you have with you?
Yanında çok paran var mı?Do you have much money with you?
Yanında para varsa, lütfen bana biraz ödünç ver.If you have any money with you, please lend me some.
Yanında hiç paran var mı?Do you have any money with you?
Büyükbaba ateşin yanındaki her zamanki yerine oturdu.Grandfather sat in his habitual place near the fire.
Ann'in yanında biraz parası var.Ann has a little money with her.
Amerikalı bir öğrenci benim evin yanında yaşıyor.A student from America lives near my house.
O pencerenin yanındaki masayı kullanmayın.Don't use the desk by that window.
Evinin yanında göl vardı.The lake was adjacent to his house.
Gölün yanındaki eski kilise çok güzel.The old church by the lake is very beautiful.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod