Ana içeriğe geç
Sözlük

yanında ile cümle

yanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O, erkek kardeşinin yanında genç görünüyordu.He looked young beside his brother.
Ateşin yanında ıslak elbiselerini kuruttu.He dried his wet clothes by the fire.
O, kız kardeşini yanında götürdü.He took his sister along.
O her gün şemsiyesini yanında taşır.He carries his umbrella about with him every day.
Gözleri kapalı onun yanında oturdu.He sat beside her with his eyes closed.
O yanında bir çalar saati almadan asla yolculuk yapmaz.He never travels without taking an alarm clock with him.
Yanında duran kadına bazı sorular sordu.He asked some questions of the lady standing next to him.
Onların Kalküta'dan New York City'ye kadar dünyanın dört bir yanında şubeleri var.They have branches all over the world, from Calcutta to New York City.
Onlar ateşin yanında oturdular.They sat down by the fire.
Onlar okulun yanında yaşıyorlar.They live near the school.
Onlar dün onun evinin yanından geçtiler.They passed by her house yesterday.
Onun yanında getirdiği çocuk çok yakışıklıydı.The boy who she brought with her was very handsome.
O, güzel olmanın yanında kibar ve zekidir.Besides being beautiful, she is kind and intellectual.
O, Kamakura'daki denizin yanında kocası ile mutlu bir hayat sürüyor.She's leading a happy life with her husband near the sea in Kamakura.
O, gölün yanında yaşıyor gibi görünüyor.She seems to be living by the lake.
Kız kardeşinin yanında kısa görünüyor.She seems short beside her sister.
Yanında çok valiz aldı.She took a lot of baggage with her.
Oyuncu olmasının yanında o ünlü bir ressamdı.Besides being an actress, she was a famous painter.
Kalenin yanındaki küçük bir otelde kalıyor.She is staying at a little hotel by the castle.
Ne zaman başı belada olsa onun yanında oldu.She stood by him whenever he was in trouble.
Her zor durumda olduğunda o yanında oldu.She stood by him whenever he was in trouble.
O onun yanında durdu.She stood by him.
O yanındaki koltuğa kaydı.She slid into the seat next to him.
O, kapının yanında çömeldi.She crouched down by the gate.
Ne yazık ki yanında sadece beş dolar vardı.Unfortunately she only had five dollars with her.
Anne bebeğinin yanında yatakta yatıyordu.The mother lay beside her baby on the bed.
Anne yatakta bebeğinin yanında uzanıyordur.The mother lay beside her baby on the bed.
Ben onun yanında yürüyorum.I'm walking beside her.
İyi ve kötü günde yanında olacağım.I'll stand by you through thick and thin.
Ehliyetin yanında mı?Do you have your driver's license?
Kapının yanında duran bayan ünlü bir şarkıcıdır.The lady standing by the gate is a famous singer.
Arkadaşını yanında getir.Bring along your friend.
Dün gece saat onda evinizin yanından geçtim.I passed by your house about 10 last night.
Senin yanında oturabilir miyim?May I sit next to you?
Tenis kortu yanında bir çeşme var.There's a drinking fountain by the tennis court.
Banka postanenin yanındadır.The bank is next to the post office.
Jessie arabanın yanında yavaş yavaş gezindi.Jessie strolled along beside the cart.
Hırdavatçı dükkanı parkın yanındadır.The hardware store is near the park.
Market eczanenin yanındadır.The market is next to the pharmacy.
Çin'in yanında, İsviçre terk edilmiş bir köydür.Next to China, Switzerland is an abandoned village.
Yanında sadece 100 yeni vardı.He had only one hundred yen with him.
Uçakta sürekli horlayan bir adamın yanında oturdum.I sat next to a man on the airplane who snored the whole time.
İyi bir arkadaş iyi ve kötü günde yanında olacaktır.A good friend will stand by you through thick and thin.
Onun evinin yanında oturuyorum fakat onu nadir görüyorum.I live near her house, but I seldom see her.
Akşam yemeğinden sonra, gitarını yanında getir ve biz şarkı söyleyeceğiz.After dinner, bring your guitar along and we'll sing.
Köpek kasenin yanında oturuyor.The dog is sitting by the bowl.
Mary dizüstü bilgisayarını her zaman yanında bulundurur.Mary keeps her laptop with her at all times.
Gölün yanında bir kabin kiraladık.We rented a cabin by a lake.
Evim okyanusun yanında.My house is by the ocean.
Bir volkanın yanında yaşamak tehlikeli.It's dangerous to live near a volcano.
O, evin yanında oldu.It happened near the house.
O bir hastanın yanında bazı fıkralar anlattı ve bazı komik şarkılar söyledi.She told some jokes and sang some funny songs at a patient's beside.
Kediyi neden yanında götürmüyorsun?Why don't you take the cat out with you?
O, onu girişin yanında dururken buldu.She found him standing near the entrance.
O, onun yanında diz çöktü.She knelt beside him.
Onu fark etmeden onun yanından geçti.She walked past him without even noticing him.
Onun evi parkın yanında.Her house is near the park.
Okulumuz parkın hemen yanındadır.Our school is right near the park.
Onların, yataklarının yanında bir telefonları vardır.They've got a telephone next to their bed.
Lütfen telefonumu yanında getir.Please bring my phone with you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod