yan yana ile cümle
yan yana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Francine Faure'yle Albert Camus, Lourmarin'de yan yana gömülmüştür.Författaren och Nobelpristagaren Albert Camus ligger begravd i Lourmarin.
Sokaklar o kadar dardı ki yan yana 2 araba geçemiyordu.Dessa var små, så att två fordon knappt kunde passera varandra.
Doğusunda olan ve yan yana bulunduğu St. Paul kenti ile birlikte, Twin Cities olarak bilinir.På grund av att staden ligger precis bredvid Saint Paul kallas städerna Twin cities (Tvillingstäderna).
Taraftarlar maçları hep beraber aynı tribünde yan yana izlemektedirler.Publiken kunde därmed följa alla matcher samtidigt.
Yan yana dönüşler buz dansında yoktur.Varför är där ingen is till punschen?
Bu demektir ki, birincil yapıdaki iki yan yana kalıntı aynı hidrojen bağı örüntüsünü oluşturmalıdır.Це означає, що два сусідні залишки в первинній структурі повинні сформувати той же тип водневого зв'язку.
Cenazesinde Hitlerjugend'in binlerce üyesi yan yana dizildi.На похорони прийшли сотні друзів Джорджа.
Müze, Mercedes-Benz-Center ile yan yana bulunmaktadır.У комплекс також входить штаб-квартира Mercedes-Benz.
Yan yana durun, yan yana!Přešel pak ke straně Daš.
Yan yana tutarak: İki ip yan yana uzunca tutulur.Leží na ni dva rybníky (Přestavlcký a Krčmaňský).
Bunun yanı sıra öğrenci ve öğretmen pilotun yan yana oturduğu bir model de tasarlanmıştır.Instruktor a pilotní žák v něm sedí vedle sebe.
Tesadüfen yan yana yürüdüler.Au mers unul lângă altul din întâmplare.
Tesadüfen yan yana yürüdüler.Au mers una lângă alta din întâmplare.
Kızlar yan yana oturuyorlardı.Fetele stăteau una lângă alta.
İki ev yan yana duruyor.Cele două case sunt una lângă cealaltă.
Yan yana iki oda almanı istiyorum.Vreau să iei două camere una lângă alta.
Oturma odasıyla yemek odası yan yanadır.Sala de mese este lângă camera de zi.
Tom ve Mary yan yana holden aşağıya doğru yürüdü.Tom și Mary au mers de-a lungul holului unul lângă altul.
Ondan önceki Yunan evleri yan yana dizilmiş “megaron”lardan oluşuyordu.Korábban a házak egymás mellett álló megaronokból épültek fel.
Escaldes-Engordany yerleşim alanıyla yan yanadır.Székhelye Escaldes-Engordanyban található.
Birden fazla bomba yan yana yerleştirildiğinde ciddi miktarda hasar verir.Mivel a robbanófej becsapódáskor a talaj fölött helyezkedik el, sokkal nagyobb területen végez pusztítást.
Çünkü haritada iki isim de yan yana bulunmaktadır.Ettől fogva a vasútállomás névtábláján mindkettő név szerepelt.
Yan yana oturduk.Sinun tulee istua viereeni.
Avrupa konserleri sırasında, grup Korn ile yan yana Family Values Tour 2007'de sahne aldı.Yhtye konsertoi taas Family Values 2007 -kiertueella yhdessä Kornin ja Evanescencen kanssa.
Su-32 (Su-27IB): "platypus" burnunda yan yana biçimde iki koltuklu uzun menzilli vurucu versiyonu.Su-32 (Su-27IB): To-sædet version til anvendelse ved angreb med lang rækkevidde.
İki sevgiliyi yan yana gömerler.To stenstatuer af dem ligger side om side på gravene.
Bunlar birlikte yapılan ve yan yana yapılan dönüşlerdir.Det samme skjer med dem og gjenspeiles i deres respektive verden.
Rietveld evin inşasında Schröder-Schräder ile yan yana çalıştı.Rietveld bekerja bersamaan dengan Schröder-Schrader untuk membuat rumah tersebut.
Ancak kendi yaşıtı olan kimselerle yan yana yürüyebilirdi.Begitu pula rekan-rekannya yang lain, yang dalam setahun mencapai sebelas orang.
Yan yana durun, yan yana!Berderaplah satu, pertegap langkahmu!
Yan yana iki göz oluşmuştur.Ini setidaknya tampak dari dua sisi.
Fakat esen rüzgar, yan yana gelmelerini engeller.Namun Ani dapat meloloskan diri bersama Yanuar.
Şarkının sözleri, aşk ile silahlanmayı yan yana koyan bir tema üzerinedir.Lời ca của bài hát nói về một tình yêu ngang trái với vũ khí.
Evlerine giderlerken, arabada yan yana otururlar ve Summer Tom’u evinde yapacağı partiye çağırır.Họ ngồi cạnh nhau trong chuyến đi về nhà, và Summer mời Tom đến một bữa tiệc tại nhà cô.
Rietveld evin inşasında Schröder-Schräder ile yan yana çalıştı.Rietveld đã cùng làm việc với Schröder-Schräder để tạo nên ngôi nhà này.
Su-32 (Su-27IB): "platypus" burnunda yan yana biçimde iki koltuklu uzun menzilli vurucu versiyonu.Su-32 (Su-27IB): Phiên bản tấn công tầm xa 2 chỗ song song trong buồng lái mũi có hình dạng thú mỏ vịt.
Bu nedenle 140 dost ayıcık sembol olarak da yan yana "el ele" durmaktadırlar.Vì lý-do này, 140 chú gấu Buddy Bears cũng đứng cạnh nhau trong tư-thế đầy ý-nghĩa - "tay nắm tay".
İki sevgiliyi yan yana gömerler.Hiện còn phần mộ của hai ông ở bên cạnh đình.
Yan yana oturduk.Tôi muốn cô đến ngồi cạnh tôi.
GPR kesitleri, her bir izin yan yana çizilmesi ile elde edilir.Tất cả các tác phẩm phái sinh phải được cấp phép dưới cùng một giấy phép.
Yan yana oturduk.だから隣に立ったんだ。
Bu megalitik anıt, aslında yan yana inşa edilmiş ve bir duvarla ayrılmış iki tapınaktan oluşmaktadır.この巨石記念物は実際には2つの神殿で構成されており、境界をなしている壁の中に2つが隣接して建っている。
Önceki yıllarda olduğu gibi, alt logosu genel logosu ile yan yana sunulmuştur..これまでの大会と同様、副ロゴは通常のロゴとともに使用される。
Ören yeri merkezinde yan yana üç tapınak bulunmaktadır.同じ山号で由緒を同じくする寺院が三つある。
Evlerine giderlerken, arabada yan yana otururlar ve Summer Tom’u evinde yapacağı partiye çağırır.回家的路上,他們同乘一車,Summer邀請Tom參加在她家的一個派對。
Onlardan daha küçük olma, ipleri daha yan yana, ve ayırmadan tutma özelliği bakımından tercih edilir.如更動過的設計較少,一般不會入選;若更動過的設計較多,一般都會入選。
En sonunda, Romalılar lejyonlarla yan yana çarpışması için paralı askerler tutmaya başlamak zorunda kaldı.最后罗马只能开始去找雇佣兵来和军团一起战斗。
Yan yana oturduk.본편에도 등장하고 있다.
Bu nedenle 140 dost ayıcık sembol olarak da yan yana "el ele" durmaktadırlar.מסיבה זו ניצבים 140 הדובום המאוחדים, באופן המלא גם בסמליות, "יד ביד".
Makronlar, Makheloniler ile yan yana yaşamışlardır.שרידי קבוצה זו המשיכו להתקיים לצד ההלנים.
Çünkü futbolcular birkaç gün önce yan yana oynadıkları arkadaşlarını kaybetmişlerdi.השחקנים היו המומים שהפסידו משחק שהיה בידיהם מספר דקות קודם לכן.
Yan yana oturduk.אני רוצה שתשבי לידי.
Bugün iki tablo, Berlin'deki Alte Nationalgalerie'de yan yana asılıdır.Днес картините се намират една до друга в Старата национална галерия в Берлин.
Yan yana iki göz oluşmuştur.На горната част се намират и две очи.
Bu nedenle 140 dost ayıcık sembol olarak da yan yana "el ele" durmaktadırlar.По тази причина 140-те Buddy-мечки много символично са застанали ръка за ръка.
Eğer 16 karenin hepsi dolmuş ve yan yana aynı sayılar gelmiyorsa oyun kaybedilmektedir. ^След като всички 16 ръце са изиграни, резултатът и задълженията се сравняват.
Gözümüz yan yana duran noktacıkları birlikte algılar.Техните предни редове се смесиха с нашите.
Escaldes-Engordany yerleşim alanıyla yan yanadır.Smještena je u regiji Escaldes-Engordany.
Müze, Mercedes-Benz-Center ile yan yana bulunmaktadır.Novi muzej, glavni centar i tvornica Mercedes-Benza je blizu tih mjesta.
Sokaklar o kadar dardı ki yan yana 2 araba geçemiyordu.Cesty boli iba niekoľko metrov široké, v niektorých úsekoch nemohli popri sebe prechádzať dvaja ľudia.