yan yana ile cümle

yan yana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Büyük Orion radar anteni geniş bir ön kesit gerektirdiğinden pilot koltukları yan yana yerleştirildi.Pilota sta sedela eden pleg drugega, ker je velik Orion radar potreboval velik frontalni presek.
İran ve Türk kelimeleri yan yana geldiğinde sıkça İran ~ Turan ikilemesi kullanılır.Grška in iranska božanstva so se pogosto zlila v eno.
İki kilise birbirlerine rekabet oluşturmadan yan yana bir arada var oldular.Obe cerkvi sta potem skoraj dvesto let stali ena poleg druge.
Bunlar birlikte yapılan ve yan yana yapılan dönüşlerdir.V kategoriji prinešenih in tam narejenih del.
Yan yana oturduk.Atsisėdo jie šalia.
Bu onların yan yana atlayışlarında daha zorlu elemanlar yapabilmelerine olanak sağlıyordu.Tai verčia jį tolimesnėse partijose būti atsargesniu.
Helsinki Olimpiyat Stadyumu ile yan yana konumlanırlar.Väljak paikneb Helsingi Olümpiastaadioni kõrval.
Aynı otobüsle yan yana yolculuk etmek, aynı odada yatmak zorundadırlar.Ainus koht sõidus magamiseks oli põrandal käigukangi kõrval.
Doğusunda olan ve yan yana bulunduğu St. Paul kenti ile birlikte, Twin Cities olarak bilinir.Linn on kokku kasvanud kagu pool asuva Saint Pauliga, moodustades linnastu, mida hüütakse Twin Cities.
Çünkü haritada iki isim de yan yana bulunmaktadır.Kaartidel võib kohata mõlemat nime.
Geçmişte Ortodoks kiliseleri birbirlerinin üzerinde değil, yan yana ve ayrı ayrı örgütlenmişlerdi.Sestpeale ei arenenud maailma maad enam üksteisest lahus, vaid koos ja üksteist mõjutades.
Açık arka ve yan yana uzun flakon x ekseni paralel kullanmaya devamContinue usando o frasco mais paralela ao eixo x
Açık arka ve yan yana uzun flakon x ekseni paralel kullanmaya devam다시 전면 및 측면 x 축에 평행한 긴 유리병을 사용 하 여 계속
Açık arka ve yan yana uzun flakon x ekseni paralel kullanmaya devamמלפנים לאחור, לצד להמשיך להשתמש vial יותר במקביל ציר ה-X
Açık arka ve yan yana uzun flakon x ekseni paralel kullanmaya devamالجبهة إلى الخلف، وجنبا إلى جنب الاستمرار في استخدام القنينة أطول موازية للمحور السيني
Açık arka ve yan yana uzun flakon x ekseni paralel kullanmaya devam長い瓶が x 軸に平行を使用し続ける 私たちがベースの鋳造のねじれをチェックする準備が整いました
Açık ve koyu pigmentli insanların yan yana yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz.Kita tinggal di dunia di mana orang-orang dengan warna kulit terang dan gelap hidup saling berdekatan.
Açık ve koyu pigmentli insanların yan yana yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz.지금은 피부색이 옅은 사람과 짙은 사람이 서로 이웃에 사는 세상입니다. 그러나 종종 처음에 아주 부당한
Açık ve koyu pigmentli insanların yan yana yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz.Noi trăim într-o lume în care oameni cu o piele mai mult sau mai puțin pigmentată trăiesc unii lângă ceilalți.
Açık ve koyu pigmentli insanların yan yana yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz.Olyan világban élünk, ahol a világosan és sötéten pigmentált emberek egymás mellett élnek.
Açık ve koyu pigmentli insanların yan yana yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz.Viviamo in un mondo dove si trovano persone di pelle chiara e pelle scura che vivono a stretto contatto.
Açık ve koyu pigmentli insanların yan yana yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz.Vivimos en un mundo donde tenemos gente de pigmentación clara y oscura viviendo al unos cerca de otros.
Açık ve koyu pigmentli insanların yan yana yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz.We leven in een wereld waar licht- en donkergekleurde mensen naast elkaar leven.
Açık ve koyu pigmentli insanların yan yana yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz.Wir leben in einer Welt, in der leicht und stark pigmentierte Menschen nebeneinander wohnen.
Açık ve koyu pigmentli insanların yan yana yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz.Żyjemy w świecie, gdzie mamy jasno- i ciemnoskórych ludzi żyjących obok siebie.
Açık ve koyu pigmentli insanların yan yana yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz.Живеем в свят, където има светло и тъмно пигментирани хора, живеещи един до друг.
Açık ve koyu pigmentli insanların yan yana yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz.Мы живем в мире, где светлокожие и темнокожие люди живут по соседству друг с другом.
Açık ve koyu pigmentli insanların yan yana yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz.אנחנו חיים בעולם שבו אנשים בעלי פיגמנטים בהירים וכהים החיים אחד ליד השני.
Açık ve koyu pigmentli insanların yan yana yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz.نعيش في عالم حيث يوجد أناس لديهم بشرة فاتحة وداكنة يعيشون بقرب بعضهم البعض
Açık ve koyu pigmentli insanların yan yana yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz.肌の色の薄い人と濃い人が 互いに隣り合う世界ですが しかし多くの場合 最初は
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Apapun yang para kandidat itu katakan harus disandingkan dengan apa yang masyarakat katakan.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Bármit is mondjanak a jelöltek, annak összhangban kell lennie azzal, amit az emberek mondanak.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Cokoliv řeknou kandidáti, musí být položeno vedle toho, co řeknou lidé.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Cokolwiek mówią kandydaci musi być w parze z tym, co mówią ludzie.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Das, was der Kandidat sagt, muss mit dem, was die Leute sagen, übereinstimmen.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Karkoli kandidati rečejo mora biti postavljeno poleg tega, kar ljudje rečejo.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.단 한 명 뿐이었습니다. 후보들이 무슨 말을 하든, 사람들이 말하는 것과 함께 실제로 이루어내야 합니다.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Lo que los candidatos dicen debe ir de la mano con lo que dice la gente.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Mitä tahansa ehdokkaat sanovat on asettava rinnakkain sen kanssa, mitä ihmiset sanovat.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Những gì các ứng cử viên nói phải được đặt cạnh những gì người dân nói.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Oavsett vad kandidaterna säger måste det gå i takt med folkets åsikter.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.O que os candidatos dizem tem que estar em conformidade com o que o povo diz.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Orice ar spune candidatii trebuie sa fie analizat in paralel cu ce spun oamenii.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Quoi que disent les candidats, doit correspondre à ce que les gens disent.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Tutto ciò che dicono i candidati deve andare di pari passo con quello che dice il popolo.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Všetko, čo kandidáti hovoria, sa musí uložiť vedľa toho, čo hovoria ľudia.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Wat de kandidaten ook zeggen moet geplaatst worden naast wat de mensen zeggen.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Ότι και να λένε οι υποψήφιοι πρέπει να θεσπιστεί, παράλληλα με ό, τι λένε οι άνθρωποι.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Каквото и да кажат кандидатите трябва да бъде в съзвучие с казваното от хората.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Что бы ни говорили кандидаты, это не должно противоречить тому, что говорит народ.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Що б не говорили кандидати, це не повинно суперечити тому, що говорить народ.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.כדי לאשר, לאשרר את האמנה. את כל דברי המועמדים צריך להציב במקביל למה שאומר העם.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.للتأكيد، للتصديق على الاتفاقية. مهما كان رأي المرشحين فلابد أن يراعى معه رأي الناس
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.人々の主張に沿ったものでなくてはいけません この難題は我々の文明全体の
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.A száj kombinálva a vízzel "ivást" jelent, és száj összekötve kenyérrel azt, hogy "enni".
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.Boca combinada com água significava "beber", e boca juntamente com pão significava "comer".
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.Boca combinado con agua significaba, "beber" y boca junto con pan significaba, "comer".
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.Gură în combinație cu apă însemna "băutură", iar gură și pâine însemna "mănâncă".
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.입과 물이 함께 그려져 있으면 "마신다"를 의미하지요. 또한 입과 빵이 같이 있으면 "먹는다"를 의미합니다.
Ağızla su bir araya gelince "içmek" ve ağız ekmekle yan yana gelince "yemek" anlamları çıkıyordu.La bocca assieme all' acqua significava "bere" e la bocca unita al pane significava "mangiare".

İlgili Sayfalar