yamaç ile cümle

yamaç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kıta yamacında ise eğim ortalama 4 derecedir.Угол наклона материкового склона в среднем равен 4°.
Yüksek bir tepenin yamacında kurulmuştur.В верховьях запружен.
Arazi dik yamaçlı derin vadilerle ayrılmıştır.Расчленён глубокими долинами.
Dağ yamacına kurulmuş kale kalıntıları ve kaya mezarları vardır.В скалах водятся горные бараны и горные суслики.
Kalkerli yamaçların ağacıdır.Он будет корнем дерева.
Yerleşim Kuzey yamacı kaplamaktadır.Именно они обеспечивают северный завоз.
Kuzey yamaçtaki kazılarda, arazinin dik olması ve tahribat nedeniyle yeterli bilgi elde edilememiştir.Столкнулся с землёй по неизвестной причине севернее Винь; возможно, сбит.
Bu bölgedeki dağlar çok yüksek ve dik yamaçlara sahiptir.Долина в этой части глубокая и широкая, с высокими и крутыми берегами.
Tepe yamacındaki tarlalar çok taşlıdır.Это картины на холсте слишком большого размера.
Güçlü yamaç yağışları oluşur.Оживляются дождевые черви.
Yuvalar kaya yarıklarında, mağaralarda, kaya yamaçlarında ya da binalarda yer alabilir.Может гнездиться в домах, расселинах скал и даже пещерах.
Kışları yakacak olarak kullanılan guni, köy dağlarının yamaçlarında yetişen dikenli bir çalıdır.Зимой склоны вокруг Петровых камней используются для катания на горных лыжах.
Bu dağın yamaçları dik değildir.إن الطرق الجبلية اليها غير معبَّدَة.
Yamaçlarda karaçam ormanları görülür.إلى الجنوب يمكن رؤية غابات الأكاسيا.
Adanın kuzeybatı kesimleri dik yamaçlardan oluşmaktadır.كلا الشطرين من الجزيرة يتميزان بالتضاريس الوعرة.
Ormanlar başlıca dağların kuzey yamaçlarında görülür, ayrıca bozkır ortasında korular da mevcuttur.تعتبر الغابات موجودة بشكل رئيسي في المنحدرات الشمالية للجبال، كما أن هناك أيضا بساتين في وسط السهوب.
Derecikler her yüzeyde şekillenmesi ve onların oluşumu özü dik yamaç eğimine bağlıdır.ويختص كل نجم باهتزازات خاصة به فهي تعتمد على تكوينه الداخلي .
Yüksek ve yamaçlı dağlar bulunur.جبال شاهقة الارتفاع والجمال..
Bu dağ yamacında ıraktan yürek gibi bir kaya gözükmektedir.ويمر هذا النفق هبوطًا بما يشبه "الكهف " في الصخر.
Şemiranat, Farsça 'soğuk yamaç' anlamına gelir.و"قونور" معناه "اللون الكستنائي" الفاتح.
Kaysersberg, Colmar'ın kuzeybatısında, Vosges dağlarının doğu yamacında uzanmaktadır.Kaysersberg está localizada a noroeste de Colmar, nas encostas orientais dos Vosges.
Şimdi bu yamaçlar ardıç ağaçlarıyla kaplıdır.No momento, esta vista é bloqueada por árvores.
Bizim Evde Grev Var, Ayşe Yamaç'ın kitabı.O Andaraí é citado no livro Helena, de Machado de Assis.
Yamaç paraşütü turizmi ile ünlüdür.É um parque muito conhecido pelo ecoturismo.
Yuvalar kaya yarıklarında, mağaralarda, kaya yamaçlarında ya da binalarda yer alabilir.Acasala aos pares, em buracos nas rochas, cavernas ou edifícios.
Aslında bunlar yamaç buzullarının aşınma bölgesi sayılabilir.Poderia, na verdade, ser a própria estrada de Araçariguama.
Akyaka’nın kuzeyindeki Sakartepe'de ise yamaç paraşütçülüğü yapılabilir.Na cidade de Arica inclusive, pode-se encontrar um casino.
Köy, yamaç bir arazi şekline sahiptir.A aldeia tem a forma de uma faixa.
Havzanın 1700–1800 m rakımına kadar olan vadi yamaçları geniş ve iğne yapraklı ormanlarla kaplıdır.As encostas da montanha, até uma altura de 1700-1800 metros, estão cobertas por abetos e florestas de faias.
Yamaçtaki surların içinde apsisli bir kilise kalıntısı bulunur.Binnen de muren staat een ingestorte kerk.
Daha ziyade kayalık kalkerli yamaçlarda yetişirler.Overdag wordt op de rotsen gezond.
Ormanlı yamaçların düzlüklerine kurulmuş beş tümülüs (Yığma Tepe) bulunmaktadır.Van de Bergetiger(P) zijn er dus vijf gebouwd.
Yamaca yerleşen evler birbirlerini kapamazlar.Woonplaatsen mogen elkaar niet overlappen.
Nevers, Loire Nehri'nin sağ kıyısındaki bir tepenin yamacında yer almaktadır.Nevers ligt in een heuvelachtige omgeving op de rechteroever van de Loire aan de samenvloeiing met de Nièvre.
Kadri Yamaç, Hamdi Akan.Wanneer dat verdwijnt, ontstaat de Dhamma.
Dağ yamaçlarındaki buzulların bulundukları bölgeyi aşındırması sonucunda oluşan çukurluklardır.De paarden zijn zeer vast ter been in het bergachtige gebied waar zij vandaan komen.
Dik yamaçlarda dikilen sayısız tarihi çok katlı otel binası bulunmaktadır.De stad is het meest bekend om de warmwaterbronnen die in een hoop hotels aanwezig zijn.
Genelde bir dağın yamacında bulunan küçük buzullardır.Ze worden meestal in de buurt van kleine bergstroompjes aangetroffen.
Çeviri: Kadri Yamaç.Tłumaczenie: Marek Marszał.
Öyle ki, yamaçların eğimi 1 ile 3 derece arasında değişmektedir.Nowy kolor forsuje na wysokości jednego i trzech.
Karadağ'ın yamacında bulunmaktadır.Wnętrze trybuny jest zagospodarowane.
Son yıllarda Yamaçlı Köyü' nden yazları yaylaya hayvancılık yapmak için göçenler olmaktadır.Z ciekawostek można dodać iż niegdyś latem na obszar wyspy przewożono bydło celem wypasu.
Dik yamaçlarda kaya düşmeleri olabilmektedir.Na skałach tych można uprawiać wspinaczkę.
Batı yamaçlarında ise karışık ağaçlardan oluşan bir koru vardır.Spośród drzew powszechnym gatunkiem jest palma daktylowa.
Arazi dik yamaçlı derin vadilerle ayrılmıştır.Zbocza porozcinane głębokimi dolinami.
Adını bir tepenin yamacında olmasından almıştır.Ten chciał, żeby ona zechciała się z nim spotkać na pobliskim wzgórzu.
Yamaç paraşütü, yelken kanata göre daha ucuz temin edilebilir ve eğitimi daha kolaydır.Szacowano, że latarnia morska byłaby tańsza niż statek i pomysł szybko zaakceptowano.
Yer Yer kayalık ve eğimli bir vadinin yamaçları boyunca yayılmış olan köy yemyeşildir.Pole to jest wytwarzane przez prądy płynące we wnętrzu i atmosferze Ziemi oraz przez namagnesowane skały.
Köyümüzün yerleşim arazisi biraz yamaçtır.Havası ve suyu çok güzeldir.Okolica wsi jest prawie bezleśna - teren falisty, a gleby bardzo urodzajne.
Dağ yamaçlarında taygalar ve tundralar bitki örtüsü olarak görülür.Na zboczach wąwozu występuje roślinność górska i tundrowa.
Yosemite Vadisi, Sierra Nevada dağının batı yamacında , San Francisco'ya 240 km(150 mil) uzaklıkta yer alır.Yosemitedalen ligger vid västra sluttningen av bergskedjan Sierra Nevada, 240 km öster om San Francisco.
Düştüğü yerden tırmanarak çıktıktan sonra, yaklaşık 20 metrelik dik yamaçtan aşağı tek eliyle inmeyi başardı.När han kom ut ur kanjonen var han tvungen att klättra 20 meter ner till marken med bara en arm.
Yukarı şehir dağın üst yamacında yer alıyordu.Jag har varit uppe på bergets topp.
Tarım arazilerinin %70 i yamac ve engebeli arazilerden oluşmaktadır.Omkring 70% av landskapet är antingen odlad åker eller ängsmark.
Bu volkanlar dik yamaçlarıyla ve periyodik patlamalarıyla tanınırlar.Några av dessa vulkaner är kända för sina utbrott.
Kısa yamaçlarda ise teleskiler kullanılır.På de minsta klockorna används enbart vällbrädor.
Güney bölgelerde ve güneye bakan yamaçlarda ise kuraklığa dayanıklı ormanlar görülür.I söder och i götamålen är detta -t dock bevarat.
Köy aynı zamanda bu dağın yamacinda bulunuyor.Även denna lokal finns vid Petersburg på Ramunderberget.
Yamaçtaki Uluköy'den komşu ilçe Erbaa görülebilir.Det är sannolikt en avknoppning från grannbyn Oppåker.
Kule Tepeleri Eriador'un en batısında dik yamaçlı tepeler grubu.Sindarin lisanında Emyn Beraid olarak bilinir.Tornkullarna är en rad branta kullar i den västra delen av Eriador, som kallas Emyn Beraid på Sindarin.
İlgili Sayfalar