Ana içeriğe geç
Sözlük

yalvarma ile cümle

yalvarma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Artık yalvarmanın çözüm olmadığını anlamaya başladım.J'ai commencé à me rendre compte que mendier n'était pas la solution.
Artık yalvarmanın çözüm olmadığını anlamaya başladım.구걸 또한 해결책이 될 수 없다는 사실을 깨달으면서,
Artık yalvarmanın çözüm olmadığını anlamaya başladım.Pochopil som, že žobranie riešením nebude.
Artık yalvarmanın çözüm olmadığını anlamaya başladım.Rájöttem, hogy a koldulás nem megoldás.
Artık yalvarmanın çözüm olmadığını anlamaya başladım.Saya mulai menyadari, mengemis tidak akan menyelesaikan masalah.
Artık yalvarmanın çözüm olmadığını anlamaya başladım.Tôi bắt đầu nhận ra, ăn xin không phải là giải pháp.
Artık yalvarmanın çözüm olmadığını anlamaya başladım.Uvědomil jsem si, že žebrání není řešení.
Artık yalvarmanın çözüm olmadığını anlamaya başladım.Zdałem sobie sprawę, że żebranie to nie rozwiązanie.
Artık yalvarmanın çözüm olmadığını anlamaya başladım.Άρχισα να συνειδητοποιώ ότι το ν' αρχίσω να ζητιανεύω δε θα ήταν λύση.
Artık yalvarmanın çözüm olmadığını anlamaya başladım.Започнах да си давам сметка, че просията не е решение.
Artık yalvarmanın çözüm olmadığını anlamaya başladım.Я начал осознавать, что попрошайничество не было бы решением.
Artık yalvarmanın çözüm olmadığını anlamaya başladım.Я почав усвідомлювати, що жебрання - це не вихід.
Artık yalvarmanın çözüm olmadığını anlamaya başladım.התחלתי להבין, שתחנונים לא יהיו הפתרון.
Artık yalvarmanın çözüm olmadığını anlamaya başladım.بدأت أدرك أن التسول لن يكون الحل
Artık yalvarmanın çözüm olmadığını anlamaya başladım.我開始意識到,乞討解決唔到問題
Artık yalvarmanın çözüm olmadığını anlamaya başladım.闇市の売り場から 食べ物を盗み始めました
Belki de sadece "lütfen" dememiz gerekiyordur. bu şeye hiç bir şey için yalvarmayacağımLehet, csak mondanod kellene, hogy "kérem". Nem könyörgök semmiért.
Belki de sadece "lütfen" dememiz gerekiyordur. bu şeye hiç bir şey için yalvarmayacağımMoże powinieneś dodać "proszę" Nie będę o nic błagał
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Alors ils se mirent à supplier Jésus de quitter leur territoire.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Atunci au început să roage pe Isus să plece din ţinutul lor.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.A začali ho prosiť, žeby odišiel z ich kraja.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Chúng bèn xin Ngài ra khỏi địa phận mình.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Chúng bèn xin Ngài ra khỏi địa_phận mình .
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Då begynte folket bedja honom att han skulle gå bort ifrån deras område.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Ed essi si misero a pregarlo di andarsene dal loro territorio
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Então começaram a rogar-lhe que se retirasse dos seus termos.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.És kezdék kérni õt, hogy távozzék el az õ határukból.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.In začno ga prositi, naj odide iz njih krajev.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Ja he alkoivat pyytää häntä poistumaan heidän alueeltaan.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.저희가 예수께 그 지경에서 떠나시기를 간구하더라
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Lalu penduduk daerah itu minta supaya Yesus meninggalkan daerah itu
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Nu ze allemaal wisten wat Jezus had gedaan, vroegen zij Hem dringend weg te gaan.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Og de begyndte at bede ham om, at han vilde gå bort fra deres Egn.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Og de begynte å be ham at han vilde dra bort fra deres landemerker.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Tedy go poczęli prosić, aby odszedł z granic ich.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Tedy počali ho prositi, aby odšel z krajin jejich.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Und sie fingen an und baten ihn, daß er aus ihrer Gegend zöge.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.y ellos comenzaron a implorar a Jesús que saliera de sus territorios
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Και ηρχισαν να παρακαλωσιν αυτον να αναχωρηση απο των οριων αυτων.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.И начали просить Его, чтобы отошел от пределов их.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.И те почнаха да Му се молят да си отиде от техните предели.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.І почали вони просити Його вийти з їх гряниць.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.ויחלו להתחנן לו לסור מגבוליהם׃
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.فابتدأوا يطلبون اليه ان يمضي من تخومهم.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.眾 人 就 央 求 耶 穌 離 開 他 們 的 境 界
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.眾人 就 央求 耶穌離開 他 們的 境界
Çünkü hal böyle olmasaydı... ...Başkan'ın ona böyle yalvarması için hiçbir neden olamaz.Car si ce n'était pas le cas, le Président n'aurait eu aucune raison de l'implorer ainsi.
Çünkü hal böyle olmasaydı... ...Başkan'ın ona böyle yalvarması için hiçbir neden olamaz.Mert ha nem így történt volna, akkor az Elnök úrnak nem lett volna oka könyörögni a hercegnőnek.
Çünkü hal böyle olmasaydı... ...Başkan'ın ona böyle yalvarması için hiçbir neden olamaz.Αν δεν ήταν έτσι, τότε δεν θα υπήρχε λόγος για τον πρόεδρο να ζητάει συγχώρεση.
Çünkü hal böyle olmasaydı... ...Başkan'ın ona böyle yalvarması için hiçbir neden olamaz....وإلا لما طلب الرئيس الصفح بهذه الطريقة
Fakat sağdaki ülkeler her ne yapıyorlarsa yalvarmaktan daha iyi bir iş çıkardıkları kesin.Aber was auch immer die Länder auf der rechten Seite tun sie machen einen sehr viel besseren Job als Betteln.
Fakat sağdaki ülkeler her ne yapıyorlarsa yalvarmaktan daha iyi bir iş çıkardıkları kesin.Akármit is csinálnak a jobb oldali országok, az sokkal hatásosabb, mint a könyörgés.
Fakat sağdaki ülkeler her ne yapıyorlarsa yalvarmaktan daha iyi bir iş çıkardıkları kesin.Ale cokoliv dělají země napravo, dělají to mnohem lépe než přemlouváním.
Fakat sağdaki ülkeler her ne yapıyorlarsa yalvarmaktan daha iyi bir iş çıkardıkları kesin.Ale nech robia krajiny vpravo čokoľvek, dosiahnu tým oveľa viac ako prosením.
Fakat sağdaki ülkeler her ne yapıyorlarsa yalvarmaktan daha iyi bir iş çıkardıkları kesin.Dar orice ar face ţările din dreapta ele fac ceva mult mai bine decât să doar ceară.
Fakat sağdaki ülkeler her ne yapıyorlarsa yalvarmaktan daha iyi bir iş çıkardıkları kesin.오른쪽에 있는 나라들이 무슨 일을 하고 있건 간에 비는 것보다는 훨씬 결과가 좋네요.
Fakat sağdaki ülkeler her ne yapıyorlarsa yalvarmaktan daha iyi bir iş çıkardıkları kesin.Lecz cokolwiek robią państwa po prawej, przynosi to o wiele lepszy skutek niż błaganie.
Fakat sağdaki ülkeler her ne yapıyorlarsa yalvarmaktan daha iyi bir iş çıkardıkları kesin.Maar wat de landen aan de rechterkant ook doen, ze doen iets beters dan alleen smeken.
Fakat sağdaki ülkeler her ne yapıyorlarsa yalvarmaktan daha iyi bir iş çıkardıkları kesin.Mais quoi que fassent les pays sur la droite, c'est beaucoup plus efficace que supplier.
Fakat sağdaki ülkeler her ne yapıyorlarsa yalvarmaktan daha iyi bir iş çıkardıkları kesin.Mas seja o que for que os países à direita fazem, estão a faze-lo muito melhor do que implorar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yalvarma ile cümle - Sayfa 3 - yalvarma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App