Ana içeriğe geç
Sözlük

yaltak ile cümle

yaltak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.(17:45) по одному слуху о мне повинуются мне; иноплеменники ласкательствуют предо мною;
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.(18:45) Ils m`obéissent au premier ordre, Les fils de l`étranger me flattent;
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Ao ouvirem de mim, logo me obedecem; com lisonja os estrangeiros se me submetem.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Apenas oían de mí, me rendían obediencia. Los hijos de los extranjeros me adulaban
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.El ascultă de mine la cea dintîi poruncă, fiii străinului mă linguşesc.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.es gehorcht mir mit gehorsamen Ohren. Ja, den Kindern der Fremde hat's wider mich gefehlt;
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.hører de om mig, lyder de mig, Udlandets Sønner kryber for mig;
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.저희가 내 풍성을 들은 즉시로 내게 순복함이여 이방인들이 내게 복종하리로다
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Le slišali so o meni, in so se mi pokorili, tujci so se mi vdajali z laskanjem.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Orang-orang asing tunduk kepadaku dan taat bila mendengar perintahku
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Ty jsi mne vyprostil z různic lidu, a postavils mne v hlavu národům; lid, kteréhož jsem neznal, sloužil mi.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Vừa khi nghe nói về tôi; chúng nó sẽ phục tôi; Các người ngoại bang sẽ giả bộ vâng theo tôi.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Vừa khi nghe_nói về tôi ; chúng_nó sẽ phục tôi ; Các người ngoại_bang sẽ giả_bộ vâng theo tôi .
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Vyslobodil si ma zo svárov ľudu; učinil si ma hlavou národom; ľud, ktorého som neznal, mi slúži.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Wyrwałeś mię od zwad ludzkich, a postawiłeś mię głową narodom; lud, któregom nie znał, służył mi.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Μολις ηκουσαν, και υπηκουσαν εις εμε ξενοι υπεταχθησαν εις εμε.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Щом чуха за мене, те ме и послушаха; Даже чужденците се преструваха, че ми се покоряват.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.לשמע אזן ישמעו לי בני נכר יכחשו לי׃
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.‎من سماع الاذن يسمعون لي. بنو الغرباء يتذللون لي‎.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.他 們 一 聽 見 我 的 名 聲 、 就 必 順 從 我 . 外 邦 人 要 投 降 我
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.他 們一聽見 我 的 名聲 、 就 必順從 我 . 外邦人 要 投降 我
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.En pidä kenenkään puolta enkä ketään ihmistä imartele.
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.Forskel gør jeg ikke og smigrer ikke for nogen;
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.Ich will niemands Person ansehen und will keinem Menschen schmeicheln.
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.Jag får ej hava anseende till personen, och jag skall ej till någon tala inställsamma ord.
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.Jeg vil ikke ta parti for nogen, og jeg vil ikke smigre for noget menneske;
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.Je n`aurai point égard à l`apparence, Et je ne flatterai personne;
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.나는 결코 사람의 낯을 보지 아니하며 사람에게 아첨하지 아니하나니
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.Nebudem hľadieť na ničiu osobu ani nebudem pochlebovať človekovi.
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.Nebuduť pak šetřiti osoby žádného, a k člověku bez proměňování jména mluviti budu.
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.Nem leszek személyválogató senki iránt; nem hizelkedem egy embernek sem;
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.Nie będę teraz miał względu na żadną osobę, a z człowiekiem bez tytułów mówić będę.
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.Non guarderò in faccia ad alcuno, non adulerò nessuno
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.Nu voi căuta la înfăţişare, nu voi linguşi pe nimeni;
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.Que não faça eu acepção de pessoas, nem use de lisonjas para com o homem.
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.Tak akan kubela siapa pun dalam sengketa ini dan tak seorang pun akan kupuji-puji
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.Tôi sẽ chẳng tư vị ai, Không dua nịnh bất kỳ người nào.
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.Tôi sẽ chẳng tư_vị ai , Không dua nịnh bất_kỳ người nào .
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.Yo no haré distinción de personas, a ningún hombre adularé
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.Μη γενοιτο να γεινω προσωποληπτης, μηδε να κολακευσω ανθρωπον.
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.Далеч от мене да гледам на лице, Или да полаская човека.
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.На лице человека смотреть не буду и никакому человеку льстить не стану,
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.אל נא אשא פני איש ואל אדם לא אכנה׃
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.لا احابينّ وجه رجل ولا أملث انسانا.
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.我 必 不 看 人 的 情 面 、 也 不 奉 承 人
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.我 必 不 看人 的 情面 、 也 不 奉承人
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Boli servilní a servilní a ani predpokladať, aby so svojimi pánmi, ako by boli ich sa rovná.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Byli servilní a servilní a ani předpokládat, aby se svými pány, jako by byli jejich se rovná.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Byli służalczy i służalcze i nie ośmielają się mówić do swoich mistrzów, jak gdyby byli im równi.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.De var inställsam och servila och inte förutsätta att tala med sina herrar som om de vore deras jämlikar.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.De var servil og servil og ikke formoder at tale med deres herrer, som om de var deres ligemænd.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Eles foram obsequioso e servil e não a presunção de falar com seus mestres, como se eles eram seus iguais.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Ellos fueron obsecuentes y serviles y no presumir de hablar con sus maestros, como si fueran sus iguales.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Erano ossequioso e servile, e non la presunzione di parlare con i loro padroni come se erano loro eguali.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.He olivat mateleva ja nöyristelevä eikä olettaa puhua isännilleen ikäänkuin he olivat heidän tasavertaisina.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Họ khúm núm và hèn hạ và không dám nói chuyện với chủ của mình như họ bằng của họ.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.그들은 아첨과 노예되었으며 것처럼 자신의 주인에게 이야기하는 건가 않았어 그들은 동일했다.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Sie waren devot und unterwürfig und nicht anmaßen, ihren Herren zu sprechen, als ob waren sie ihresgleichen.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Voltak alázatos és szolgalelkű, és nem feltételezik, hogy beszéljen gazdáik, mintha voltak azok egyenlő.
Onlar dalkavuk ve yaltakçı ve onların usta gibi konuşmak haddime değil onların eşittir.Ήταν δουλοπρεπείς και δουλοπρεπείς και δεν τολμούσα να μιλήσω για τους κυρίους τους, σαν να είχαν τους ίσους.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod