Ana içeriğe geç
Sözlük

yaltak ile cümle

yaltak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tom bir yaltakçı.Tom is a creep.
Tom biraz yaltaklandı.Tom cringed a little.
Benim bir yaltakçı olduğumu düşünmelisin.You must think I'm a creep.
Muhtemelen bir yaltakçı olduğumu düşünüyorsun.You probably think I'm a creep.
Tom yaltaklık etti.Tom cringed.
Tom'a yaltaklanılacak.Tom is going to be flattered.
Yaltakçı insanlar beni rahatsız hissettiriyor.Obsequious people make me feel uncomfortable.
Benden uzak dur, seni yaltakçı!Get away from me, you creep!
O üstlerine karşı yaltakçı ve astlarına karşı kibirlidir.He is obsequious to the higher-ups and arrogant towards his underlings.
O, üstlerine karşı yaltaklık ederek davranır.She behaves obsequiously toward superiors.
O bir yaltakçıdır.He is a creep.
Sen bir yaltakçısın.You are a creep.
Tom bir yaltakçıya benziyor.Tom sounds like a creep.
Tom bir yaltakçı, değil mi?Tom is a creep, isn't he?
Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, Kimseye yaltaklanmayacağım.Please don't let me respect any man's person, neither will I give flattering titles to any man.
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.For I don't know how to give flattering titles; or else my Maker would soon take me away.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.As soon as they hear of me they shall obey me. The foreigners shall submit themselves to me.
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.But they flattered him with their mouth, and lied to him with their tongue.
Seni kötü kadından, Başka birinin karısının yaltaklanan dilinden Koruyacak olan bunlardır.to keep you from the immoral woman, from the flattery of the wayward wife's tongue.
Zina eden kadından, Yaltaklanan ahlaksız kadından seni koruyacak olan bunlardır.that they may keep you from the strange woman, from the foreigner who flatters with her words.
Yalancı dil incittiği kişilerden nefret eder, Yaltaklanan ağızdan yıkım gelir.A lying tongue hates those it hurts; and a flattering mouth works ruin.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.(5:10) Ибо нет в устах их истины: сердце их – пагуба, гортань их – открытый гроб, языком своим льстят.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Herra, johdata minua vanhurskaudessasi minun vihamiesteni tähden, tasoita tiesi minun eteeni.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.HERRE, led mig genom din rättfärdighet, för mina förföljares skull; gör din väg jämn för mig.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Herre, led mig ved din rettferdighet for mine motstanderes skyld, gjør din vei jevn for mitt åsyn!
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Hospodine, proveď mne v spravedlnosti své, pro ty, jenž mne střehou; spravuj přede mnou cestu svou.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Hospodine, voď ma vo svojej spravedlivosti pre tých, ktorí ma strežú. Urovnaj predo mnou svoju cestu.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.저희 입에 신실함이 없고 저희 심중이 심히 악하며 저희 목구멍은 열린 무덤같고 저희 혀로는 아첨하나이다
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Signore, guidami con giustizia di fronte ai miei nemici; spianami davanti il tuo cammino
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Thi blottet for Sandhed er deres Mund, deres Hjerte en Afgrund, Struben en åben Grav, deres Tunge er glat.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Uram, vezess engem a te igazságodban az én ellenségeim miatt; egyengesd elõttem a te útadat!
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.כי אין בפיהו נכונה קרבם הוות קבר פתוח גרונם לשונם יחליקון׃
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.‎لانه ليس في افواههم صدق. جوفهم هوّة. حلقهم قبر مفتوح. ألسنتهم صقلوها‎.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.因 為 他 們 的 口 中 沒 有 誠 實 . 他 們 的 心 裡 滿 有 邪 惡 . 他 們 的 喉 嚨 、 是 敞 開 的 墳 墓 . 他 們 用 舌 頭 諂 媚 人
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.因為 他 們 的 口中 沒 有 誠實 . 他 們的 心裡滿 有 邪惡 . 他 們的 喉嚨 、 是 敞開 的 墳墓 . 他 們用 舌頭諂 媚人
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.Bo nie umiem tytułować, by mię w rychle nie porwał stworzyciel mój.
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.căci nu ştiu să linguşesc: altfel, într'o clipeală m'ar lua Ziditorul meu.
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.Car je ne sais pas flatter: Mon créateur m`enlèverait bien vite.
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.Denn ich weiß nicht zu schmeicheln; leicht würde mich sonst mein Schöpfer dahinraffen.
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.for jeg forstår ikke å smigre; ellers kunde min skaper lett rykke mig bort.
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.이는 아첨할 줄을 알지 못함이라 만일 그리하면 나를 지으신 자가 속히 나를 취하시리로다
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.Lebo neviem pochlebovať. Rýchle by ma vychvátil ten, ktorý ma učinil!
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.Mert én hizelkedni nem tudok; könnyen elszólíthatna engem a teremtõm!
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.Nebo neumím jmen proměňovati, nebo tudíž by mne zachvátil stvořitel můj.
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.Nej, jag förstår ej att tala inställsamma ord; huru lätt kunde ej eljest min skapare rycka mig bort!
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.perché io non so adulare: altrimenti il mio creatore in breve mi eliminerebbe
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.Porque não sei usar de lisonjas; do contrário, em breve me levaria o meu Criador.
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.Porque nunca he sabido adular; mi Hacedor me llevaría en breve
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.Saj tudi ne poznam prilizovanja: sicer bi me v kratkem vzel Stvarnik moj.
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.Sillä en osaa imarrella; silloin Luojani ottaisi minut kohta pois."
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.thi at smigre bruger jeg ikke, snart rev min Skaber mig ellers bort!
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.Vì tôi chẳng biết dua nịnh ; Nếu dua nịnh , Ðấng_Tạo hóa tôi hẳn trừ_diệt tôi tức_thì .
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.Vì tôi chẳng biết dua nịnh; Nếu dua nịnh, Ðấng Tạo hóa tôi hẳn trừ diệt tôi tức thì.
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.Διοτι δεν εξευρω να κολακευω ο Ποιητης μου ηθελε με αναρπασει ευθυς.
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.Защото не зная да лаская; Иначе Създателят ми би ме отмахнал веднага.
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.потому что я не умею льстить: сейчас убей меня, Творец мой.
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.כי לא ידעתי אכנה כמעט ישאני עשני׃
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.لاني لا اعرف الملث. لانه عن قليل يأخذني صانعي
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.我 不 曉 得 奉 承 、 若 奉 承 、 造 我 的 主 必 快 快 除 滅 我
Çünkü yaltaklanmayı bilsem, Yaratıcım beni hemen yok ederdi.我 不 曉得 奉承 、 若 奉承 、 造 我 的 主必 快快 除 滅我
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod