yalancı ile cümle

yalancı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kuşkusuz ALLAH sınırı aşan yalancıları sevmez."Surely God does not show the way to the shameful liar.
O, yalancı küstahın biridir."He is surely an impudent liar."
Yalancı küstahın kim olduğunu yarın öğreneceklerdir."Tomorrow they will know who is the impudent liar!
Doğrusu, onlar yalancılardır.Is it not they who are liars?
ALLAH onların yalancı olduğuna tanıklık eder.But God is witness they are liars.
O yalancı ve günahkar perçeminden.By the lying, the sinful forelock.
Allah doğurdu. Onlar elbette yalancıdırlar.That “Allah has offspring”; and indeed, surely, they are liars.
Fir'avn'e, Haman'a ve Karun'a. "(Bu,) Yalancı bir büyücüdür." dediler.Towards Firaun and Haman and Qaroon – in response they said, “(He is) a magician, a big liar!”
Beni yalancı saymalarına karşılık bana yardım et" dedi.Help me as they deny me.”
Bunun üzerine Biz de onlardan öç aldık. Yalancıların sonunun nasıl olduğuna bir bak!So We took revenge from them – therefore see what sort of fate befell those who denied!
Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir" dediler.In fact, he is a mischievous, great liar.”
Ondan sonra da dua edelim ve Allah'ın lanetini yalancılara havale edelim.(The Christians did not accept this challenge.)
"Allah doğurdu!" Vallahi onlar yalancıdırlar.That “Allah has offspring”; and indeed, surely, they are liars.
"Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.That “Allah has offspring”; and indeed, surely, they are liars.
Âd kavmi de Peygamberlerini yalancı saydı. Nasılmış Benim cezalandırmam ve tehdidim!The tribe of A’ad denied – so how did My punishment turn out, and My warnings?
"ALLAH doğurdu." Onlar yalancıdırlar.That “Allah has offspring”; and indeed, surely, they are liars.
Firavun'a, Haman'a ve Karun'a... "Bu sihirbazın ve yalancının biridir," dediler.Towards Firaun and Haman and Qaroon – in response they said, “(He is) a magician, a big liar!”
Sizin bize karşı bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz; tersine sizi yalancı sanıyoruz!"We do not see you have over us any superiority; no, rather we think you are liars.'
(Onlar da bunlara): "Siz tamamen yalancılarsınız!" diye söz atarlar.They will fling back at them the saying, 'Surely, you are truly liars.'
Böylelikle Musa'nın ilahına çıkabilirim. Çünkü ben, onun yalancı olduğunu sanıyorum."the cords of the heavens, and look upon Moses' God; for I think that he is a liar.'
Koştukları ortaklar: "Doğrusu siz yalancısınız" diye söz atarlar.They will fling back at them the saying, 'Surely, you are truly liars.'
Sözleri reddedilir de şüphe yok ki denir, yalancılarsınız siz.They will fling back at them the saying, 'Surely, you are truly liars.'
Bunun üzerine ortakları onlara şöyle söz dokundururlar: "Siz, yalancılarsınız, yalancılar!"They will fling back at them the saying, 'Surely, you are truly liars.'
Allah tanıktır ki onlar kesinlikle yalancıdırlar.And God bears witness that they are truly liars.
Onlar da bunlara: "Siz mutlaka yalancılarsınız" diye söz atarlar.They will fling back at them the saying, 'Surely, you are truly liars.'
Koştukları ortaklar da onlara; "Siz mutlaka yalancılarsınız" diye söz atarlar.They will fling back at them the saying, 'Surely, you are truly liars.'
Biz bir daha diriltilecek de değiliz!” Onlar, hiç şüphesiz yalancıdırlar.And they say, 'There is only our present life; we shall not be raised.'
Böylece Musa'nın tanrısına bir bakayım. Onun bir yalancı olduğuna inanıyorum."the cords of the heavens, and look upon Moses' God; for I think that he is a liar.'
Boşuna kendilerini mahvediyorlar. Allah, onların yalancı olduklarını biliyor.They destroy their own souls: and Allah knoweth that verily they are liars.
Elbette Allah (sınayıp) doğruları bilecek, yalancıları bilecektir.So Allah will surely know those who are true and He will surely know the liars.
Allah elbette doğruları ortaya koyacak ve elbette yalancıları da ortaya çıkaracaktır.So Allah will surely know those who are true and He will surely know the liars.
Eğer seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı.And if they belie thee, then surely those before them have also belied.
Kendilerini mahvediyorlar. Allah biliyor ki onlar, kesinlikle yalancıdırlar.They destroy their own souls: and Allah knoweth that verily they are liars.
Biz onlara hakkı getirdik ama onlar tam anlamıyla yalancıdırlar.We have brought them the truth and verily they are the liars.
Allah, özüyle sözü bir olanları elbette bilecektir. Ve O, yalancıları da elbette bilecektir.So Allah will surely know those who are true and He will surely know the liars.
Velhasıl onu yalancı saydilar da, kendilerini o gölge gününün azabı yakalayıverdi.Thenn they belied him; wherefore there laid hold of -them the torment of day of shadow.
Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.So Allah will surely know those who are true and He will surely know the liars.
Hülasa, onu yalancı saydılar da kendilerini o gölge gününün azabı yakalayıverdi.Thenn they belied him; wherefore there laid hold of -them the torment of day of shadow.
Mûsâ da yalancı sayılmıştı. Ben de şöyle yaptım: Her seferinde inkârcılara mühlet verdim.And belied was Musa.
Hasılı onu yalancı saydılar. Bunun üzerine o gölge gününün azabı onları bastırıverdi.Thenn they belied him; wherefore there laid hold of -them the torment of day of shadow.
Eğer seni yalancı sayarlarsa, üzülme. Bu yeni bir şey değil.And if they belie thee, then surely those before them have also belied.
Böylece kendilerini mahfediyorlar. ALLAH onların yalancı olduklarını bilir.They destroy their own souls: and Allah knoweth that verily they are liars.
Elbette ALLAH doğrucuları ile yalancıları birbirinden ayıracaktır.So Allah will surely know those who are true and He will surely know the liars.
İnkarcılar, "Bu pek yalancı bir büyücüdür," dediler,And the infidels say: this is a magician and a liar!
Oysa kendileri, onların hatalarından hiçbir şey taşıyacak değillerdir. Onlar tamamen yalancıdırlar.Surely, they are liars.
Doğrusu, onlar, tam yalancıdırlar.And indeed they are liars.
Zira onlar gerçekten yalancıdırlar.And indeed they are liars.
Doğrusu, beni yalancılıkla suçlamalarından korkuyorum.Verily, I fear that they will belie me,
Zira bana yalancılık ithamında bulunmalarından endişe ediyorum.I fear that they will belie me."
Çünkü onlar yalancıdırlar.And indeed they are liars.
Doğrusu ben korkarım ki beni yalancı sayarlar."Verily, I fear that they will belie me,
Zira bana yalancılık ithamında bulunmalarından endişe ediyorum."I fear that they will belie me."
“Ya Rabbî” dedi, “Korkarım ki beni yalancı sayarlar, benim de göğsüm daralır, dilim tutulur.He said: "My Lord!
Geri gönderilselerdi yine men'olundukları şeyi yapmağa dönerlerdi, çünkü onlar yalancılardır.And even if they were sent back, they would revert to what they were forbidden. They are liars.
İşte yalancıların asıl kendileri onlardır.These are the liars.
Yeryüzünde gezin de, yalancıların sonunun ne olduğuna bir bakın.So travel the earth and note the fate of the deniers.
Yalancılar işte onlardır.These are the liars.
Aksine, sizi yalancılar sayıyoruz."In fact, we think you are liars.”
Yalancılık edenler onların ta kendileridir.These are the liars.
Bilakis sizin yalancılar olduğunuzu düşünüyoruz."In fact, we think you are liars.”

İlgili Sayfalar