yalın ile cümle

yalın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Latif Yalınlı (1906, İstanbul - 6 Şubat 1965, İstanbul), Türk futbolcudur.Latif Yalınlı (* 1906 in Istanbul; † 6. Februar 1965 ebenda) war ein türkischer Fußballspieler.
Bu kitapta mutsuz bir evlilik yapan Bedia'nın hikâyesini dönemine göre çok yalın bir dille anlatmıştır.Sie erzählt in deutlichen Worten die Geschichte von Bedia und deren unglücklicher Ehe.
İnançlarını ve sevgisini basite düşmeden yalın bir dille söylemiştir.Den Beteuerungen ihrer Treue und Liebe schenkt er keinen Glauben.
Nesne - (dil bilgisi) Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.Gefragt wird nach dem, was in den Redeweisen nicht gesagt wird oder sagbar ist.
Öykülerinde yalın bir dili tercih eder.Er sagt dann immer, es höre sich in seiner Sprache besser an.
Yalın, ayrıca Vestel'in ankastre serisi için çekilen reklamında da rol almıştır.Er ist auch in einem Werbespot für BRAVIA zu hören.
Bu dönemde yalınlaştırmacı görüşe bazı yeni düşünceler katılmaya başladı.Um diesen Neubeginn kreisen Arendts Gedanken.
Yabancı dillerin etkisinden uzak ve yalın bir dil tercih edilmiştir.Bei den Fremdsprachen werden weit verbreitete und allgemein bekannte Sprachen bevorzugt.
Yazarken içten ve yalındır.Leicht gesagt und geschrieben.
Ayrıca Yalınyazı yakınlarında MÖ 3000 yıllarından kalma bir de höyük bulunmaktadır.Das Denkmal befindet sich auch nach 3500 Jahren noch in einem erstaunlich guten Zustand.
Biri Yalıncak Sultan Dergahı, diğeri de Ağuiçen Dergahı.Die eine verarbeitete Hart-, die andere Weichholz.
Yalın) "Dım Dım (feat.Das bin ich“ („Drąsos!
Sebebini soranlara, "Allahü teâlâya tövbe ettiğim, günâh işlememeye söz verdiğim zaman yalın ayaktım."Wenn sie mit dir streiten, sprich: "Ich habe mich Gott ganz ergeben, ich und wer mir folgt" (Sure 3:20).
Dili yalın ve anlaşılırdır.Seine Sprache ist rein und klar.
Stacey Nelkin bir röportajda şöyle konuşmuştur: "Çekim tümüyle eğlenceli ve yalındı.Stacey Nelkin déclare : « le tournage était amusant.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.Dans le contexte du De Ceremoniis, cependant, le terme peut aussi signifier « unité » ou « navire »,.
Bununla birlikte, babasının Rus İmparatorluğu'na yönelik yalın politikasını tersine çevirmekte başarılı oldu.Il réussit toutefois à renverser la politique obséquieuse de son père envers la Russie.
Yalınayak Köprüsü, Büyük Kanal üzerindeki dördüncü köprü olan Anayasa Köprüsü'ne yakındır.C'est l'avant-dernier des quatre ponts construits sur le Grand Canal.
14 yalına gelince evlendi ve çocuk sahibi oldu.Quand elle a 14 ans, elle s'est mariée et a un enfant.
İsmin yalın hali için bir ek yoktur.Il n'y a pas de nom de fondeur.
Öykülerinde yalın bir dili tercih eder.Dans le langage courant on lui préfère gyere.
Bunu yaparken de çok yalın bir anlatıma başvurur.Je pense que c'est plutôt idiot d'écrire un article entier à ce propos.
Bir önceki döneme göre bu alanda da bir yalınlaşma gözlenmektedir.Dans ce dernier cas, on également observé des mouvements de terrain.
Mesela: Jesús (yalın) elskar þig.Mère Marie de Jésus: Parce que j'aime.
Bu yapının iç süslemeleri de oldukça yalın biçimde ele alınmıştır.Le rôle de ces chevaux reste relativement effacé.
Ancak bunu yalın bir toplama işlemi biçiminde değil.Cependant, ce n'est pas par un effort conscient.
İlk albumü " I Alt Slags Lys" 15 yalında çıkmıştır.Su primer álbum "I Alt Slags Lys" se lanzó cuando tenía quince años.
Yalınyazı'da ilkokul ve ortaokul bulunmaktadır.Lleva anteojos y uniforme de escuela secundaria.
Yalın) Aşkistan (feat.Moviendo Caderas (feat.
Eserlerini yalın bir Türkçe ile yazmış ve başarılı deyişleri eserlerinde kullanmıştır.Acabo de leer los encantadores versos que habéis compuesto de corrillo.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.Nel contesto del De Ceremoniis, tuttavia, può anche essere interpretato semplicemente come "unità" o "nave".
İlk albumü " I Alt Slags Lys" 15 yalında çıkmıştır.Il suo primo album "I Alt Slags Lys" fu pubblicato quando aveva quindici anni.
Yalın kat demire benzer.Etilfenidato: simile al metilfenidato.
En basit tekne/kayık tasarımıdır ve gövdesiz yalın olmasıyla karakterize edilir.È la tipologia più elementare di design delle barche, caratterizzata dall'assenza di uno scafo.
Yalıntaş, Bursa ilinin Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı bir beldedir.Incantesimo d'Inciampo: fa inciampare l'avversario su se stesso.
Yalın) "Dım Dım (feat.Stavo pensando a te (feat.
Stacey Nelkin bir röportajda şöyle konuşmuştur: "Çekim tümüyle eğlenceli ve yalındı.Stacey Nelkin disse ad un giornalista, «Le riprese si rivelarono un grande divertimento.
Dili yalın ve anlaşılırdır.Il linguaggio è chiaro e comprensibile.
Nodar Dumbadze'nin yapıtlarında yalınlık, akıcılık, mizah, hüzün dikkat çeker.La casa di Grifondoro (Gryffindor in inglese) richiede coraggio, audacia e nobiltà d'animo.
Bu zamandan sonra ayakkabı giymediği için kendisine yalın ayak mânâsında "Hâfî" lakabı verildi.Egli infatti lanciò, in aula, durante il processo, una scarpa contro D'Uva.
Yalının bahçesinden günümüze sadece mermer bir musluk ve havuz kalmıştır.Oggi del castello sopravvivono solo lacerti e una torre.
Yalın bir dildi.La lingua bugiarda.
Romalıların yalın yeme alışkanlıkları vardı.I romani ebbero ragione degli Ernici.
Antik kaynaklarda Livius Andronicus isminin yanı sıra yalın olarak Livius diye anıldığı da görülür.Tra gli altri membri merita una menzione speciale Livio Andronico.
O kadar ürkmüştü ki yalınayak dışarı koştu.Он был так напуган, что выбежал на улицу босиком.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.В контексте «О церемониях», однако, он также может быть прочитан просто как подразделение или корабль.
Kıbrıslı Yalısı'nın ardından en uzun rıhtıma sahip olan yalının fiyatı 100 milyon avrodur.Цена наиболее дорогих моделей серии Grand Seiko достигает миллионов иен.
Taşlar figür değil, yalın yuvarlak levhadır.Полоса не зубчатая, а полукруглая.
Yalın) "Dım Dım (feat.«You Got Me» (Feat.
Profesyonel sahne yaşamına ilk kez Dostlar Tiyatrosu'nun sergilediği "Yalınayak Sokrates" adlı oyunla başladı.Впервые приобрёл известность во время сотрудничества с театральной труппой Big Spirit.
Yalın Yayıncılık. s. 150.المصدر السابق، ص 150.
Evlenme ve boşanma işleri yalınlaştırıldı.كان الزواج والطلاق يسير عندهم.
Anlatım süssüz ve yalındır.وهذه الرواية أصح وأثبت.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.Contudo, no contexto de Sobre as Cerimônias, pode ser lido simplesmente como "unidade" ou "navio".
Yalın halde a ile e arasında bir ses vermektedir.Porém, ele resultou num ódio profundo entre ela e Ilo.
Yalın) "Dım Dım (feat.«Quando Eu Era Vivo (créditos)».
Sözgelimi bir hendek üstüne yerleştirilmiş bir tahta, yalın bir kiriş köprü oluşturur.O tapete sobre o qual deslizam as bolas, feito de pano (baeta), cobre uma lâmina de xisto.
Çünkü Hanzala hep yalın ayak dolaşır.Tu andas sempre descalço...
Yalın) Aşkistan (feat.Lágrimas (feat.
Halife bu grubu kınından çekilmiş yalın kılıcı elinde olarak karşıladı.Ele mata a bruxa com uma espada retirada desse tesouro.

İlgili Sayfalar