yaklaşmak ile cümle
yaklaşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
UNMIK Başkanı, Kosovalı Sırpları Yaklaşmakta Olan Seçimlere Katılmaya ÇağırdıUNMIK Chief Calls on Kosovo Serbs to Vote in Upcoming Election
Belgrad ve Priştine yaklaşmakta olan müzakerelerin platformları üzerinde çalışıyorBelgrade, Pristina work on platforms for upcoming talks
Şimdi gözler seçim reformu ve yaklaşmakta olan yerel seçimlere döndü.Now the focus turns to electoral reform and the upcoming local elections.
Atina, yaklaşmakta olan Olimpiyatlarla ilgili iddialı bir kültürel etkinlik programını açıkladı.The city of Athens unveiled an ambitious cultural events programme for the upcoming Olympics.
Romanya, yaklaşmakta olan AB raporunda bu kriteri karşıladığının yer almasını umuyor.Romania hopes an upcoming EU report will conclude it has fulfilled that criterion.
BH'deki siyasi ortam şimdi yaklaşmakta olan Ekim seçimlerinin etkisi altında.The political climate in BiH is now dominated by the upcoming [October] election.
Bu aksilik Madrid darbesinin yaklaşmakta olan başarısızlığını işaretiydi. [1]This setback hinted the impending failure of the Madrid coup.[3]
Spooky Jack yaklaşmakta olan bir film olarak açıklandı.[1][2]Spooky Jack was announced as an upcoming film.[30][31]
Coşkulu taraftarlar, takımlarının yaklaşmakta olan macerasını yüceltmek için bu cümleyi kurdular.Exultant fans coined the phrase to glorify their team's upcoming adventure.
Çıkarma kuvveti, Kılburun'a yaklaşmak için toplam 15 siper kazmaya başladı.The landing force begun to dig a total of 15 trenches, in the attempt to move closer to Kinburn.
Aleksei, idealist öğretmen Natasha'ya aşık olur ama ona yaklaşmakta güçlük çeker.Aleksei falls in love with the idealist teacher Natasha but has difficulties approaching her.
Haller bu oyunu bir dahakinde daha iyi oynayacağına dair iyimser yaklaşmaktadır.Haller ist optimistisch, dieses Spiel beim nächsten Mal besser spielen zu können.
Hükümetin sonu yaklaşmaktaydı.Damit war das Ende der Regierung besiegelt.
Bir şey ona doğru yaklaşmaktadır.Sie kommt ihm näher.
Inertial Navigation) ile yaklaşmaktadır.Die Navigation erfolgte auf inertialer Basis.
IŞİD ise yavaş yavaş köye yaklaşmaktadır.Allmählich nähern sie sich dem Dorf.
Sky ve Sophie'nin düğünleri yaklaşmaktadır.Die Hochzeit von Sophie und ihrem Freund Sky steht kurz bevor.
Polisler yaklaşmaktadır.Die Verfolger kommen näher.
Mezuniyet balosu yaklaşmaktadır.Der langersehnte Abschlussball ist nah.
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.Außerdem verfällt Peter immer mehr und mehr dem Wahnsinn.
Dzielska bu bilginin doğruluğuna şüpheyle yaklaşmaktadır.Ernst Deegen bestreitet den Wahrheitsgehalt dieses Berichts.
Başkanlık Seçimleri yaklaşmaktadır.Zur Präsidentenwahl!
"Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı.Et qui te dira ce qu’est la nuit d’Al-Qadr ?
Vostok 1, Habarovsk yer istasyonunun VHF radyo ufkuna yaklaşmaktadır ve şu cevabı alır: "Tekrar edin.Vostok 1 est près de l'horizon radio VHF de Khabarovsk et ils répondent : « Répétez.
Bazı uzmanlar Vermeer'in katolikliğine şüpheyle yaklaşmaktadır.Quelques spécialistes ont mis en doute la sincérité de conversion de Vermeer.
Polisler yaklaşmaktadır.Des uhlans approchent.
Özellikle dini ve millî günlerde halkı birbirlerine daha da yaklaşmaktadır.Il les trouvera parmi d’autres Égarés et, surtout, parmi les Cours.
Bir şey ona doğru yaklaşmaktadır.Il essaie de se rapprocher d'elle.
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.De plus, elle passe près du Cap Enragé.
Bu yüzden Aristoteles bu konuya olumsuz yaklaşmaktadır.Aristote, pour sa part, adopte une approche plus empirique de la question.
Sky ve Sophie'nin düğünleri yaklaşmaktadır.Christian et Sophie se rapprochent.
Inertial Navigation) ile yaklaşmaktadır.Article détaillé : Navigation inertielle.
Bu arada Noel'de yaklaşmaktadır.Je viendrai à Noël.
Havanın iyi olması, bir hurricane'nin yaklaşmakta olduğu şüphesine izin veriyor.C’est l’annonce de la mauvaise température et on apprend qu’un ouragan est en route.
Ancak, çoğu tarihsel dil bilimci böyle teorilere çekince ile yaklaşmaktadır.La plupart les livres d'enseignement des langages formels exposent ce théorème.
Özellikle dini ve millî günlerde halkı birbirlerine daha da yaklaşmaktadır.Huite y Tubildad se encuentran muy próximos entre sí.
Şu anki sınırlar astrofiziksel kaynakların beklentilerine yaklaşmaktadır.Los límites actuales se aproximan a los esperados para las fuentes astrofísicas.
Tahminlere göre benzer asteroitler her iki yılda bir bu kadar yaklaşmaktadır.Se estimó que asteroides de un tamaño similar pasan cerca de nosotros cada dos años.
Bir şey ona doğru yaklaşmaktadır.Algunos trataron de acercársele.
Bu arada bir fırtına ve hortum şehre yaklaşmaktadır.Además un huracán se acerca a la ciudad.
Polisler yaklaşmaktadır.Los asaltantes se acercan.
Arjuna'nın bu dönemdeki eğitimi yaklaşmakta olan savaş için çok büyük önem teşkil edecekti.El entrenamiento de Aryuna en este periodo será particularmente importante en la guerra que se avecina.
Buffy popüler bir lise öğrencisidir ve yaklaşmakta olan okul dansı için hazırlanmaktadır.Buffy es un estudiante popular de secundaria que está planeando su próximo baile de la escuela.
Böylekle olmakla birlikte, diğer partiler Barış Partisi'ne hala kuşkuyla yaklaşmaktaydı.También, con las Five Nations disputó el segundo partido de aquella celebración.
Inertial Navigation) ile yaklaşmaktadır.INS: Sistema Inercial de Navegación.
Bu sırada, Atlantik Okyanusu’nda seyreden Sovyet gemileri Küba’ya yaklaşmaktaydı.Ese mismo día, los navíos mercantes soviéticos habían llegado al Caribe y trataban de atravesar el bloqueo.
Başkanlık Seçimleri yaklaşmaktadır.La elección presidencial está abierta.
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.Por ello, Daniel se adentró más cerca de la locura.
IŞİD ise yavaş yavaş köye yaklaşmaktadır.El poeta buscaba precisamente acercarse más al pueblo.
Havanın iyi olması, bir hurricane'nin yaklaşmakta olduğu şüphesine izin veriyor.El Doctor se inquieta y murmura que se aproxima una tormenta...
Bu arada Noel'de yaklaşmaktadır.Por último llega la Navidad.
Tahminlere göre benzer asteroitler her iki yılda bir bu kadar yaklaşmaktadır.Si stima che asteroidi di dimensioni simili giungono così vicino circa ogni due anni.
Ama Şah’ın tarzı işe şakaymış gibi yaklaşmak.’”Ma la forma di Shah è quella di trattare il lavoro come se fosse uno scherzo'.”
Polisler yaklaşmaktadır.I Combine stanno arrivando.
IŞİD ise yavaş yavaş köye yaklaşmaktadır.Ma nessuno sa che essi si stanno lentamente avvicinando.
Hükümetin sonu yaklaşmaktaydı.Fu la fine del governo repubblicano.
Kanadalılar ise Vimy Ridge Muharebesi'ne benzer bir bakış açısıyla yaklaşmaktadırlar.I canadesi vinsero la battaglia del crinale di Vimy in una simile prospettiva.
Sky ve Sophie'nin düğünleri yaklaşmaktadır.Arriva il giorno delle nozze di Susan e Mike.
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.In alcuni casi inoltre la mente subisce un degrado, portando lo Skal sulla via dell'insania.
Bir şey ona doğru yaklaşmaktadır.Alcuni di questi si uniscono a lui.