Inertial Navigation) ile yaklaşmaktadır.Na cíl je naváděna pomocí inerciálního navigačního systému.
I. Dünya Savaşı bittikten sonra da Finlandiya, Almanya'ya yaklaşmaya devam etti.Když začala 1. světová válka, spojilo se Turecko s Německem.
Ama Şah’ın tarzı işe şakaymış gibi yaklaşmak.’”Dar metoda lui Shah era de a trata lucrarea ca pe o glumă.»”
Babil tableti YBC 7289, beş adet ondalık yerlere bir doğru √2 yaklaşma değeri vermektedir.Tăblița babiloniană YBC 7289 dă o aproximare a lui √2 cu 5 cifre zecimale.
Polisler yaklaşmaktadır.Frații noștri se apropie!
Uçuş, son yaklaşmaya kadar normaldi.Tancul s-a apropiat pentru a vedea dacă este totul OK.
Bir şey ona doğru yaklaşmaktadır.El se află situat la ca.
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.Însăși frumusețea lor poate duce la nebunie.
Bazı kaynaklara göre bu sayı bir milyona yaklaşmaktadır.În funcție de sursă, se menționează între o jumătate de milion și câteva milioane.
Soruna başka bir açıdan yaklaşmaya karar verdim.M-am decis să abordez problema dintr-un alt unghi.
Aralık 1989'da Stone, filmini geri çevirmek için stüdyolara yaklaşmaya başladı.1989 decembere körül Stone elkezdett stúdiót keresni a filmhez.
Plakalar yaklaşma sınırlarında çarpışırlar.Határesetben az érintőhöz közelítünk.
Babil tableti YBC 7289, beş adet ondalık yerlere bir doğru √2 yaklaşma değeri vermektedir.Az YBC 7289 babiloni tábla a √2 értékét öt tizedes pontossággal közelíti meg.
Başkanlık Seçimleri yaklaşmaktadır.Hamarosan kezdődik az elnökválasztás.
Ravenna Valentinianus'un olağan ikâmetgahıydı ancak Attila'nın yaklaşması üzerine Roma'ya kaçmıştı.Valentinianus székhelye Ravenna volt, de Attila közeledtének hírére Rómába menekült.
13 Mart 1986'da Halley'in merkezine 596 kilometre yaklaşma misyonunu başarıyla tamamlanmıştır.Március 6-án 8889 kilométer közelségből vizsgálta a Halley-üstököst.
Ona o ne olursa olsun bir baba gibi yaklaşmayı dener.Végeredményben kezd hasonlóvá válni az apjához.
Kuşlara yaklaşmanın en yaygın yoludur.Ez a madarak körében a leggyakoribb.
Bu sırada, Atlantik Okyanusu’nda seyreden Sovyet gemileri Küba’ya yaklaşmaktaydı.Ugyanekkor szovjet teherhajók közeledtek a karantén határához.
Bazı kaynaklara göre bu sayı bir milyona yaklaşmaktadır.Az egyedszám becslések szerint - megközelíti az 1 milliót.
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.Az utolsó szakasz az, amikor elérkezik az őrjöngéshez.
Müttefik kuvvetlerin yaklaşması sonucu SS askerleri esirleri geride bırakarak kaçtılar.Mivel ők túlerőben voltak, az SS őrség előreindult a foglyokat hátrahagyva.
Sky ve Sophie'nin düğünleri yaklaşmaktadır.Jin és Sun esküvőjét láthatjuk.
Dolayısıyla iki yıldız, günde 60 cm kadar birbirine yaklaşmaktadır.A két madár naponta mintegy 8 centiméterrel jut mélyebbre.
Bu arada Noel'de yaklaşmaktadır.Ez Karácsony táján volt.
Ama Şah’ın tarzı işe şakaymış gibi yaklaşmak.’”Olyannak tűnt, mint az értelmiségiekre jellemző egyetemi vicc.”
Bir şey ona doğru yaklaşmaktadır.A férfi az ő közeledését is elhárítja.
13 Mart 1986'da Halley'in merkezine 596 kilometre yaklaşma misyonunu başarıyla tamamlanmıştır.Se ohitti 13. maaliskuuta 1986 Halleyn komeetan 596 kilometrin etäisyydeltä.
Hükümetin sonu yaklaşmaktaydı.Kirkkovaltion loppu lähestyi.
Polisler yaklaşmaktadır.Kosiomies saapuu.
Ona o ne olursa olsun bir baba gibi yaklaşmayı dener.Asemu puolestaan toteaa taistelevansa eri tavalla kuin isänsä.
Bir şey ona doğru yaklaşmaktadır.Tämä lähentää heidän suhdettaan.
Ancak teknelere yaklaşmazlar.Ne lähestyvät laivoja vain harvoin.
Erkekler, kadınlar ve çocukların hepsi tanrışara yaklaşmaktadırlar.Sekä miehet, naiset että lapset ehostivat itseään.
Yaklaşma aşaması rastlaşma (5 Mayıs 2005) öncesi 60 günden beş güne kadar uzatıldı.Aikaisemmin (ennen vuotta 2015) nimipäivä oli kuitenkin 5. toukokuuta.
Bu özellik geminin küçük limanlara yaklaşmasını kolaylaştırır.Bora vaikeuttaa pienten alusten merillä liikkumista.
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.Luovuus on myös kyetty yhdistämään hulluuteen.
Uçuş, son yaklaşmaya kadar normaldi.Lennon tapahtumat olivat normaaleja lähestymisen alkuun saakka.
Ama ilişkileri yaklaşmakta olan kıyametten dolayı kısa sürer.Etkö vapise kun hetki lähestyy?
Mezuniyet balosu yaklaşmaktadır.Siilin koulu loppu lähestyy.
Bin yılın yaklaşmasıyla birlikte, yeni Web tabanlı analitik uygulamalar başlatıldı.Καθώς η αλλαγή της χιλιετίας πλησίαζε, νέες διαδικτυακές αναλυτικές εφαρμογές παρουσιάστηκαν.
Ama Şah’ın tarzı işe şakaymış gibi yaklaşmak.’”Ο τρόπος του Σαχ είναι να αντιμετωπίζει το έργο ως αστείο.'"
Kanadalılar ise Vimy Ridge Muharebesi'ne benzer bir bakış açısıyla yaklaşmaktadırlar.Παρόμοια βλέπουν οι Καναδοί τη μάχη του Βιμύ.
Hükümetin sonu yaklaşmaktaydı.Πλησίαζε η λήξη του ημιχρόνου.
Seriye terimler eklendikçe toplam 1'e yaklaşmaktadır.Μετρώνταςένα πεπερασμένο σύνολο είναι ισοδύναμο με το να προσθέτεις 1 στο σύνολο.
Babil tableti YBC 7289, beş adet ondalık yerlere bir doğru √2 yaklaşma değeri vermektedir.Η Βαβυλωνιακή πλάκα YBC 7289 δίνει μία προσέγγιση της √2 με ακρίβεια πέντε δεκαδικών ψηφίων.
Bir şey ona doğru yaklaşmaktadır.Προβάλλει προς τα έσω και άνω.
Bu özellik geminin küçük limanlara yaklaşmasını kolaylaştırır.Το λιμανάκι του μπορεί να φιλοξενήσει μικρά κυρίως σκάφη.
Tahliyesi yaklaşmakta ve kızı Nurgül için endişelenmektedir.Η κοπέλα όμως αποβάλει και η πεθερά της σκληραίνει τη στάση απέναντί της.
Bu sırada Melancholia gezegeni yavaş yavaş Dünya'ya yaklaşmaktadır.Ikarus kommer med mellemrum tæt på Jorden.
Kışın yaklaşması dolayısıyla Ruslar kendilerine ait olan Besarabya'ya geri çekildiler.Da vinteren nærmede sig, trak de russiske styrker sig tilbage til Bessarabien.
Kuzey Kutbu’nda, bununla birlikte, kışın nadiren görülürler ve buz kütlesine yaklaşmazlar.I Arktis ses den dog sjældent om vinteren og kommer ikke tæt på isen.
Bir şey ona doğru yaklaşmaktadır.Det er noe som er nær meg.
Bu, köpeğe kendi istediği zaman size yaklaşması için bir alan verir.De som ønsker en slik hatt må nå selv gå til anskaffelse av den.
Polisler yaklaşmaktadır.Sjørøverne kommer!
Havanın iyi olması, bir hurricane'nin yaklaşmakta olduğu şüphesine izin veriyor.En av de mest populære stripene omhandler at Jorden kommer til å bli truffet av en svær meteor.
Sırplar açık yaklaşma ve net şekilde doğrudan cepheden saldırının kibri içindeydiler."Befolkningen er rammet og fatter nå først riktig alvoret.»
Böylekle olmakla birlikte, diğer partiler Barış Partisi'ne hala kuşkuyla yaklaşmaktaydı.Etter fredsavtalen oppstod det imidlertid flere voldelige konfrontasjoner mellom partene.
Erkekler, kadınlar ve çocukların hepsi tanrışara yaklaşmaktadırlar.Herren, fruen og barna hadde hver sine, til oppvartning og tjenester.
Sarhoş iken -ne söylediğinizi bilinceye kadar-namaza yaklaşmayın..."Men gjør ingen hemmelig avtale, med mindre dere fører redelig tale.»