Başkanlık Seçimleri yaklaşmaktadır.Zur Präsidentenwahl!
Hiçbir kız ona yaklaşmaya cesaret etmez.Aucune fille n'ose l'approcher.
"Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı.Et qui te dira ce qu’est la nuit d’Al-Qadr ?
Johnson'a Eylül 2005'te bir yıl hapis cezası verildi ve 2008'e kadar Dr. Dre'ye yaklaşması yasaklandı.En septembre 2005, Johnson est chargé d'un an de prison et interdit d'approcher Dr. Dre jusqu'en 2008.
Vostok 1, Habarovsk yer istasyonunun VHF radyo ufkuna yaklaşmaktadır ve şu cevabı alır: "Tekrar edin.Vostok 1 est près de l'horizon radio VHF de Khabarovsk et ils répondent : « Répétez.
7. kat gökte, Allah'a yaklaşmada varlıkların ulaşabileceği son sınır olarak kabul edilir.Composée de sept versets, elle met l'accent sur la souveraineté et la miséricorde d'Allah.
Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın.N'approchez pas des turpitudes ouvertement, ou en cachette.
BIS’in aksine yaklaşma/yönelme türü davranışları ortaya çıkarır.Il veille à la conformité du culte rendu aux bakisi basi (divinités) dans des bibila (sanctuaires).
Bazı uzmanlar Vermeer'in katolikliğine şüpheyle yaklaşmaktadır.Quelques spécialistes ont mis en doute la sincérité de conversion de Vermeer.
Polisler yaklaşmaktadır.Des uhlans approchent.
Özellikle dini ve millî günlerde halkı birbirlerine daha da yaklaşmaktadır.Il les trouvera parmi d’autres Égarés et, surtout, parmi les Cours.
Bir şey ona doğru yaklaşmaktadır.Il essaie de se rapprocher d'elle.
Babil tableti YBC 7289, beş adet ondalık yerlere bir doğru √2 yaklaşma değeri vermektedir.La tablette YBC 7289 fournit une approximation de √2 précise à six décimales près.
İki araç birbirine yaklaşmayı başardı, ancak kenetlenme gerçekleşemedi.Nous voulions amener les deux voitures à l'arrivée mais ça n'a pas été possible.
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.De plus, elle passe près du Cap Enragé.
İlk aşama esas olarak Kızıl Ordu kuvvetlerinin Berlin yönünde yaklaşmasıydı.La hâte était nécessaire car les forces militaires américaines approchaient rapidement Berlin.
Bu yüzden Aristoteles bu konuya olumsuz yaklaşmaktadır.Aristote, pour sa part, adopte une approche plus empirique de la question.
Bireysel olarak varılan mesafe yargısı ile gruptaki bireylerin yargıları birbirine yaklaşmaya başlamıştır.La séparation entre les gens des comptes et ceux du parlement commence à apparaître.
Sky ve Sophie'nin düğünleri yaklaşmaktadır.Christian et Sophie se rapprochent.
Inertial Navigation) ile yaklaşmaktadır.Article détaillé : Navigation inertielle.
Ona o ne olursa olsun bir baba gibi yaklaşmayı dener.Celui-ci décide de l'adopter en tant que père.
Bu arada Noel'de yaklaşmaktadır.Je viendrai à Noël.
Havanın iyi olması, bir hurricane'nin yaklaşmakta olduğu şüphesine izin veriyor.C’est l’annonce de la mauvaise température et on apprend qu’un ouragan est en route.
Bu da Shannon'ın Sayid yaklaşması için bir sebep olacaktır.Pour la quantifier on utilise l’indice de Shannon.
Ancak, çoğu durumlarda bzip2, 7z ve RAR formatlarının şıkıştırma verimliliğine yaklaşmaz bile.Ainsi, PPMd est notamment utilisé dans les formats 7z, ZIP et RAR qui sont incompatibles entre eux.
Kuşlara yaklaşmanın en yaygın yoludur.Le chemin aux oiseaux.
Yine 60. turda Massa Heidfeld'i geçerek 9. sıraya yükseldi ve Webber'e yaklaşmaya başladı.Hamilton parvient à se hisser jusqu'à la 7e place mais butte alors sur Webber.
Ancak, çoğu tarihsel dil bilimci böyle teorilere çekince ile yaklaşmaktadır.La plupart les livres d'enseignement des langages formels exposent ce théorème.
Izgaraya çok yaklaşma, yanabilirsin.No te acerques mucho a la parrilla, te podés quemar.
Bana yaklaşma, soğuk almışım.No te me acerques, estoy resfriado.
Yaklaşma dedim!¡He dicho que no te acerques!
Sakın yaklaşma.Ni se te ocurra acercarte.
7. kat gökte, Allah'a yaklaşmada varlıkların ulaşabileceği son sınır olarak kabul edilir.Fue llevado al cielo, donde ascendió los siete niveles para alcanzar el trono de Alá.
Özellikle dini ve millî günlerde halkı birbirlerine daha da yaklaşmaktadır.Huite y Tubildad se encuentran muy próximos entre sí.
Şu anki sınırlar astrofiziksel kaynakların beklentilerine yaklaşmaktadır.Los límites actuales se aproximan a los esperados para las fuentes astrofísicas.
Tahminlere göre benzer asteroitler her iki yılda bir bu kadar yaklaşmaktadır.Se estimó que asteroides de un tamaño similar pasan cerca de nosotros cada dos años.
Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın.No os acerquéis al Rezo cuando estén impuros (Yunub) hasta que os hayáis lavado.
Bin yılın yaklaşmasıyla birlikte, yeni Web tabanlı analitik uygulamalar başlatıldı.Con el cambio de milenio, se introdujeron nuevas aplicaciones analíticas basadas en la web.
Bir şey ona doğru yaklaşmaktadır.Algunos trataron de acercársele.
Babil tableti YBC 7289, beş adet ondalık yerlere bir doğru √2 yaklaşma değeri vermektedir.La tablilla babilónica YBC 7289 da una aproximación de √2 con una exactitud de cinco posiciones decimales.
Bu arada bir fırtına ve hortum şehre yaklaşmaktadır.Además un huracán se acerca a la ciudad.
Polisler yaklaşmaktadır.Los asaltantes se acercan.
Arjuna'nın bu dönemdeki eğitimi yaklaşmakta olan savaş için çok büyük önem teşkil edecekti.El entrenamiento de Aryuna en este periodo será particularmente importante en la guerra que se avecina.
Buffy popüler bir lise öğrencisidir ve yaklaşmakta olan okul dansı için hazırlanmaktadır.Buffy es un estudiante popular de secundaria que está planeando su próximo baile de la escuela.
NASA hiçbir zaman anlaşmalara bu şekilde yaklaşmadı.Nunca Marcos la había tratado así.
Böylekle olmakla birlikte, diğer partiler Barış Partisi'ne hala kuşkuyla yaklaşmaktaydı.También, con las Five Nations disputó el segundo partido de aquella celebración.
Inertial Navigation) ile yaklaşmaktadır.INS: Sistema Inercial de Navegación.
Bu sırada, Atlantik Okyanusu’nda seyreden Sovyet gemileri Küba’ya yaklaşmaktaydı.Ese mismo día, los navíos mercantes soviéticos habían llegado al Caribe y trataban de atravesar el bloqueo.
Ancak teknelere yaklaşmazlar.No se puede ingresar con embarcaciones.
Başkanlık Seçimleri yaklaşmaktadır.La elección presidencial está abierta.
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.Por ello, Daniel se adentró más cerca de la locura.
Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın.¡Que no se acerquen, pues, a la Mezquita Sagrada después de este su año!
IŞİD ise yavaş yavaş köye yaklaşmaktadır.El poeta buscaba precisamente acercarse más al pueblo.
Ona o ne olursa olsun bir baba gibi yaklaşmayı dener.Lui decide llevársela de todos modos a su padre, como le pidió.
Havanın iyi olması, bir hurricane'nin yaklaşmakta olduğu şüphesine izin veriyor.El Doctor se inquieta y murmura que se aproxima una tormenta...
Bu arada Noel'de yaklaşmaktadır.Por último llega la Navidad.
Tahminlere göre benzer asteroitler her iki yılda bir bu kadar yaklaşmaktadır.Si stima che asteroidi di dimensioni simili giungono così vicino circa ogni due anni.
Ancak teknelere yaklaşmazlar.Non si avvicinano, comunque, alle imbarcazioni.
Ama Şah’ın tarzı işe şakaymış gibi yaklaşmak.’”Ma la forma di Shah è quella di trattare il lavoro come se fosse uno scherzo'.”
Babil tableti YBC 7289, beş adet ondalık yerlere bir doğru √2 yaklaşma değeri vermektedir.La tavoletta "YBC 7289" fornisce un'approssimazione di radice di 2 accurata alla quinta cifra decimale.